logo

reklam

Artvin’de Hain Saldırı Kınandı

Ankara’da meydana gelen patlama nedeniyle hayatını kaybedenler için Artvin halkı sokağa döküldü.

10 Ekim Cumartesi gün öğlen saatlerinde yapılacak ‘Emek, barış, demokrasi’ mitinginin toplanma yeri olan Ankara Tren Garı önünde saat 10.00 sıralarında gerçekleşen patlamada 86 kişi hayatını kaybetti (Sayı Artabilir). “Emek, Barış, Demokrasi” mitingine katılmak üzere Artvin’den  9 Ekim Cuma günü 149 hemşerimiz yola çıkmışlardı. Sabah saatlerinde Ankara’ya varan hemşerilerimiz miting saatini bekledikleri sırada gerçekleşen patlamanın ardından yüzerce yaralı olurken 86 yurttaşımızda hayatını kaybetti. Bunun ardından Artvin Demokrasi Güçleri Platformu adı altında Artvin’de basın açıklaması gerçekleşti. Basın açıklamasında Ankara’da bulunan yurttaşlarımızın sağlık durumları hakkında bilgi verilirken saldırı kınanandı, hükümet ise istifaya davet edildi.

Artvin CHP Milletvekili Uğur Bayraktutan’ın da katıldığı basın açıklaması basın sözcüsü Eğitim Sen üyesi Bilgehan Erdem gerçekleştirdi. Erdem konuşmasında şu ifadelere yer verdi, “Türkiye’yi  bir iç savaşa sürüklemek isteyen  politika ve uygulamalara karşı dün buradan ve Türkiye’nin her yanından binlerce arkadaşımızı  Ankara’ya  uğurladık. Barışı inşa etmek, kanı değil sevgiyi  ;ayrılığı değil, birlikte yaşayabilmeyi  ; kini değil sevgiyi  yeşertmek  istedik. Tüm masumluklarıyla meydanları dolduran kardeşlerimiz bugün saat 10 sularında vahşice bir saldırıyla karşı karşıya kaldılar. Maalesef yüzlerce arkadaşımız yaralandı , Resmi rakamlara göre 30 gayrı resmi rakamlara göreyse 50’nin üzerinde canımızı kaybettik.

Sevgili  dostlar barış  demokrasi  ve kardeşlik isteyen arkadaşlarımıza karşı uygulanan bu katliam bir ilk  değil. Yetmişli yıllarda İstanbul Taksim’de ,daha sonraları Maraş’ta ,Sivas’ta ,Gezi direnişinde Türkiye’nin her yerinde , bu yılın temmuz ayında Suruç’ta ve bugün Ankara’da yapılan bu hain saldırının asla bir tesadüf olmadığını biliyoruz. Ankara’daki patlama ya istihbarat zafiyetidir, ya da istihbaratın eylemidir. Üçüncü yol yoktur. Bu katliamın Sadece ülkemizde   değil ;komşu topraklarda  dahi savaşlardan  ve  kandan beslenen ,savaşı ve kanı ayakta ,kalma güçlü olabilme şartı  sayan, ölümlerden oy tahvil etmeye çalışan hain bir siyasetin bilinçli bir planı olduğunu adımız gibi biliyoruz.

Güvenlik siyasetiyle silahlanmaya milyarlarca dolar para akıtan ,tankla, tomayla, tüfekle, gaz bombalarıyla barışı ve güvenliği sağlayacağını hayal eden vicdan  yoksunu bu zihniyet  daha bugün Ankara’nın  göbeğinde sadece barış demek için meydanları dolduran  arkadaşlarımızın katledilmesine engel olamamış, hiçbir güvenlik tedbiri almamıştır.

Öyle ki; patlamanın olduğu yerdeki arkadaşlarımızdan aldığımız bilgilere göre, patlamadan sonra olay yerinden güvenli yerlere gitmek için alandan uzaklaşmaya çalışan arkadaşlarımıza gaz bombası atarak oradan uzaklaşmalarını daha da zorlaştırmıştır.

Bu elim katliamdan sonra güvenlik toplantısı yapmayı akıl edenlere asla ve asla inanmıyor ve bu kirli ve kan kokan oyunlarının er-geç bozulacağına olan inancımızla sorumluluk sahibi olanları şiddetle kınıyoruz.

Ve diyoruz ki bu bombalar bizlerin kardeşliğine, çağdaş cumhuriyete, birlikte yaşamaya, ülkemizin aydınlık geleceğine, daha mutlu daha müreffeh bir ülkede yaşamaya olan inancımıza, atılmıştır. Bu bombalar iç savaş çıkarıp kardeşi kardeşe kırdırmak isteyenlerin, bundan oy alabilmek ve  muhalif olan herkesi sindirmek isteyenlerin, ve daha fazla kan daha fazla oy, daha fazla kan daha fazla oy , daha fazla kan daha fazla oy diyenlerin bombasıdır…

“Unutulmamalıdır Ki Bu Katliam Barıştan

Korkanların,ortadoğuyu ve ülkemizi kan gölüne çevirmeye çalışanların ,barışın değil savaşın yanında saf tutanların kanlı meyvesidir.  Acımız büyük, öfkemiz çok, kırgınız, yaralıyız, acılıyız. Ey sarayları mesken tutanlar, zırhlı saraylardan, zırhlı evlerden ,zırhlı arabalardan, yüzlerce korumdan medet umanlar.

“Farkıda mısınız halkınız ölüyor”

Halkınızı koruyamıyorsunuz, halkınız paramparça ediliyor, Ankara’nın ortasında baş kentte bedenler bombalarla paramparça ediliyor. Ülke kan gölü içinde. Ve siz hala orada bekliyor ve ölümleri seyrediyorsunuz.  Şimdi biriniz çıkıp istifa edecek misiniz, özür dileyecek misiniz, sizleri koruyamadık sorumlu biziz diyebilecek misiniz?  İnandığınız ve inandığımız tüm değerler adına vicdanınızla hareket edebilecek misiniz? Yoksa bu da kader deyip daha fazla kan, daha faza oy,

daha fazla kan daha fazla oy diyerek ellerinizi ovuşturacak bu katliamları da faili meçhul künyesine işleyip, yine saltanatınıza devam edecek misiniz?. Bilmelisiniz ki her ne yaparsanız yapın, nereye kaçarsanız kaçın bu acıların hesabını er ya da geç verecek ve yarattığınız bu kaosun bu acının, bu ölümlerin hesabını adalet önünde ve zindanlarda vereceksiniz. Yaşananları unutmadık, unutmayacağız, unutturmayacağız.

Bu duygularla, bu alçak saldırıda yaralan kardeşlerimize acil şifalar, hayatlarını kaybedenlerin yakınlarına ve tüm  ulusumuza baş sağlığı diliyor, ve hatıraları önünde saygıyla eğiliyoruz” dedi.

Mitinge Katılan Artvinlilerin Sağlık Durumları İyi

Daha sonra Artvin’den ‘Emek, barış, demokrasi’ adlı mitinge katılan Artvinli yurttaşlar hakkında bilgi veren Eğitim Sen Şube Sekreteri Metehan Avcı şunları dile getirdi; Artvin’den 149 arkadaşımız Ankara’ya göndermiştik. Patlama onların köprü altından geçerken köprünün üzerinde gerçekleşmiş. Bunu söylemek çok zor patlama esnasında yürüyen insanların üzerlerine et parçaları sıçramış. Buradan gidenlerin durumları gayet iyi sadece bir arkadaşımız yaralı durumda onunda sağlık durumu iyi dedi.

Avcı daha sonra Ankara valisi, Ankara emniyet müdürü, iç işleri bakanlığı, ya bu olayların üzerine gidecek yada kirli eylemle ilişkisiz olduklarını  kanıtlayacaklar yada kendilerini aklamak için en kısa zamanda istifa edecekler dedi.

CHP Artvin Milletvekili Uğur Bayraktutan Saldırıyı Kınadı

CHP Artvin Milletvekili Uğur Bayraktutan basın açıklamasının ardından basın mensuplarının soruların yanıtladı. Bayraktutan açıklamasında şu ifadelere yer verdi, “ Tabi şimdi aldığımız en son rakam, biraz önce sayın bakanların yaptığı açıklama da aldığımız rakam, gerçekten dehşet verici bir rakam. Normal bir batı ülkesinde bir başkentte bu tür saldırı sonucunda 86 yurttaşı kaybettik diye de hükümetin kendisini sorgulaması gerekir diye düşünüyorum. Yani ne yaptık, nerede hata yaptık, güvenlik zafiyeti var. Cumhuriyetin başkentinde yani en güvenilir olması gereken yerde, bakanlıkların olduğu bir yerde böyle hain bir saldırı yapılıyor. Bu Türkiye’nin bütünlüğüne yönelik bir saldırı bu saldırı sonucunda hükümetin kendini iyi bir şekilde tartması gerekiyor acaba nerede hata yaptık diye. Aşağıdan yukarıya doğru iyi bir değerlendirmesi gerekiyor. Işid terörüyle alakalı olarak Adana’da yakalanan tırlarla ülke dışına terör ihraç eden bir ülkenin kendisine bulaşan bu terör karşısında ne yapması gerektiğini iyi düşünmesi gerekiyor. Biraz önce 3 tane bakanı dinledim. Bir acziyetin ne olduğunu gördüm, içişleri bakanına yazıklar olsun bakın bir milletvekili olarak söylüyorum. Böyle bir tabloda içişleri Bakanı çıkmış ne yaptığını bilmiyor. Biraz sonra Başbakan’da açıklama yapacak. Batıda böyle bir saldırı karşısında onurlu olan bir insanlar, onurlu hükümet bir dakika bile durmaz istifa eder. İçişleri bakanı koltuğunu bir dakika bile işgal etmemesi gerekiyor o zatın. Yanında olan Adalet Bakanı’nın, Sağlık Bakanı’nı biraz önce açıklama da tam bir acziyet içinde. Yani böyle bir güvenlik zaafiyetinde hiçbir şey olmamış gibi davranıp, pişkinlik içerisinde 3 günlük siyasi seçim faaliyetlerini iptal ettim demek ancak bir insanın acziyetini gösterir, siyasi irade biraz önce de ifade ettiğim gibi Suriye’ye terör ihraç ediyordu. Bugün Adana’da başsavcıyı içeri atanlar, polisleri içeri atanlar, jandarma görevlilerini  içeri atanlar terörün kendi başkentlerinde nasıl işlediğini gördüler. Bu çok basit bir olay değil, devlet içerisinde bir yapılanmadır. Devletle bağı olmayan, istihbaratla bağı olmadan, yapılanmanın böyle bir saldırıyı yapmak olağanüstü birşey.  Türkiye Cumhuriyeti’nin başkentinde  geliyorsun bir bomba patlatıyorsun, 100 kişiye yakın canımızı kaybediyoruz. Hükümetin bunu sorgulaması gerekiyor, Bakanların bir dakika bile o koltukta oturmaması gerekiyor. Onurlu insanlar, haysiyetli insanlar o koltukta oturmazlar. Pişkin pişkin çıkıpta televizyon kanallarına canlı yayında ifade vermezler diye düşünüyorum. Sanıyorum bunların hesabı sorulacaktır, eğer bu ülke de yargı varsa, eğer bu ülkede vatana ihanet diye bir suç varsa, en tepedekine kadar dayanabilecek olan, bir siyasal iklimi 1 Kasımda yaşayacağız.

Birileri diyodi ya ki bu ülke de seçim olmaz, görüyoruz bir senaryo yayınlanmaya çalışılıyor. Bu senaryoda gerçekten inanılmaz bir tablo. Yani bugün sabahtan beri canımız yanıyor. Türkiye’nin birliğine kardeşliğine, yönelik bir saldırı bu. Eğer bu ülkede Pkk ne yaptıysa, yani geriye doğru baktığımız zaman, demek ki başka yapılar da ülkeyi bölmeye çalışıyor. Ama şunu herkes bilsin, Türkiye’yi bölemeyecekler, Türkiye ile alakalı bu oyunlar sonunda istedikleri amaca muvaffak olamayacaklar. Hükümet kendini sorgulamalıdır diye düşünüyorum” dedi. Basın açıklamasını sona ermesinin ardından grup slogan atarak dağıldı.

 

Etiketler: » » » » » » » » »
Share
860 Kez Görüntülendi.
#

SENDE YORUM YAZ

3+8 = ?