logo

Artvin’de Emek ve Dayanışma Günü Coşkuyla Kutlandı

Artvin’de 1 Mayıs Tertip Komitesi öncülüğünde yapılan kutlamalar CHP, KESK, DİSK, Eğitim-Sen, Halkevleri, 78’liler Derneği, Birleşik Haziran Hareketi üyelerinin ve vatandaşların Atapark mevkiinde toplanarak pankart ve sloganlarla Artvin Çok Katlı Otopark önüne kadar yaptıkları yürüyüşle başladı.

Çok Katlı Otopark kavşağında devam eden kutlamalara CHP Artvin Milletvekili Uğur Bayraktutan, Ardanuç Belediye Başkanı Yıldırım Demir, sendikalar, bazı siyasi parti temsilcileri, sivil toplum örgütleri ve yaklaşık 2 bin civarında vatandaş katıldı.

Tulum ve davulların da çalındığı kutlamalar renkli görüntülere sahne oldu.

Burada ki kutlamalarda üzerinde Adalet ve Hukuk yazılı tabut sahneye çıkartılarak temsili cenaze namazı kılındı. Adaletin ve Hukukun olmadığı, memlekette yok edildiğini göstermek için gerçekleştirilen cenaze namazında imam helallik isteyince alanda bulunanlar hep bir ağızdan helal etmiyoruz diye haykırdılar. Ardından katılımcılar tek tek kürsüye çıkarak konuşmalarını gerçekleştirdi.

Taşeronlaşmaya karşı hak, özgürlük, insan onuruna yaraşır bir yaşam ve demokratik bağımsız ülke söylemlerinin ön plana çıktığı kutlamaların açılış konuşmasını yapan DİSK Artvin Şube Başkanı Selim Bilgin 10 yıl içerisinde Türkiye’de 15 Bin emekçinin iş kazalarında hayatını kaybettiğini ifade etti.

Bilgin ” Bu ülkeyi emekçiden daha çok seven kimse sevemez. Çünkü bu ülkenin fabrikalarında, yollarında, barajlarında emekçilerin alın teri vardır”

Maden ocaklarında, tersanelerde, inşaatlarda ve iş yaşamında insanların köle gibi alınıp satıldığını iddia eden Bilgin “Bu yüzden diyoruz ki iş güvencesi olmadan çalıştırılmaya karşıyız. Diyorlar ki olmaz. Maliyeti yüksek. İnsan hayatı, patronun kar etmesinden daha mı önemli? Soma’da yaşanan facia sonrası diyorlar ki bunlar bunun fıtratında var. Biz diyoruz ki bu insanlar kazaya değil cinayete kurban gittiler. Biz hukuksuzluğa hayır demek için buradayız. Atanamayan öğretmenler için, insanlı onuruna yakışmayan asgari ücreti protesto etmek için alanlardayız. Bu ülkede asgari ücretin milleti yok. Bizim birleştiren güç emeğin gücüdür. O yüzden Taksim’i bize kapatıyorlar. Taksim topçusuna, popçusuna herkese açıkken neden emekçiye kapalı? Bizden korkmasınlar. Bu ülkeyi emekçiden daha çok seven kimse sevemez. Çünkü bu ülkenin fabrikalarında, yollarında, barajlarında emekçilerin alın teri vardır” diye konuştu.

Selim Bilgin Bu ülkeden insanların iş hayatında alını satıldığını iddia ederek taşeron çalışma sistemine karşı olduklarını söyledi.

Selim Bilgin; “1 Mayıs’ta taşerona karşı olmak için, insanca yaşamak için, alanlardayız. Ülkemizin değerleri, yeraltı ve yer üstü zenginlikleri üç beş kişiye peşkeş çekilmesin diye alanlardayız. Kafkasör’de, Genya’da, Cerattepe’de kuşlar ötsün, çiçekler açsın diye buradayız. Cerattepe’de Artvin’in yeşilini solduracak madenin çıkmaması için alanlardayız. Bu duygularla tüm emekçilerimizin “1 Mayıs Emek ve Dayanışma Gününü” kutluyorum diye konuşmasını sonlandırdı.

KESK adına konuşan Eğitim Sen Artvin Şube Başkanı Köksal Gümüş; “AKP kendi parti devletini yaratmaktadır. Tüm kamu kurumlarında olduğu gibi eğitim iş kolunda yaptıkları yönetici atamaları kendi yandaş kadrolarını pervasızca oluşturarak devletin tüm kurumlarını partizanlaştırmaktır. Yaratılmak istenen bu düzen ülkemizi faşizme sürüklemektedir. Onuruyla, emeğiyle yaşamını sürdüren emekçiler; sınıfta öğretmen, tarlada çiftçi, bozkırda çoban, sokakta işportacı, Soma da madenci, inşaatta işçi, Yırca da zeytin ağacı, Cerattepe’de şahin olmuştur. Bu halk hırsızlara, rantçılara ve haramilere de geçit vermeyecektir” diye konuştu.

Gümüş “Sömürüsüz Bir Dünya Kurmak Bizim Ellerimizdedir”

Gümüş konuşmasında; “1 Mayıs coşkusu bütün dünyada olduğu gibi ülkemizde ve ilimizde de acılarımızı, yoksulluklarımızı içimize gömerek coşkuyla kutluyoruz ve kutlamaya da devam edeceğiz.

Çalışma ve yaşam şartlarımız giderek ağırlaşıyor. Onlar kazandıkça biz kaybediyoruz. Kayıt dişiliğin kuralsız, güvencesiz çalışmanın, taşeron ve iş cinayetlerinin merkez üssü haline getirilen ülkemizin ezici çoğunluğunu oluşturan tüm ezilenler olarak bu sömürü düzenini her gün iliklerimize kadar yaşıyoruz.

AKP yan yana gelmemizden birlik olmamızdan korkuyor. Bunun için emekçileri sermayeye köle, halkı diktasına biat eden kul haline getirme hedefinde tüm ustalığını göstermeye devam ediyor.

AKP kendi emek düşmanlığını gizlemenin yolunu; kamu emekçisiyle işçiyi, işçisiyle işsizi, esnafıyla çiftçiyi, kadınları, gençleri karşı karşıya getiren politikalarını geliştirmede oldukça hünerli ama bizler bu tuzağa düşmeyeceğiz.

Antidemokratik baskıcı rejimini sürdürebilmenin yolunu ise aramızdaki dil, din, etnik kimlik, kültür, mezhep farklılıklarını kutuplaştırıcı ve ayrıştırıcı siyasetini beslemek için yeni komplolarda arıyor. Kendi kaçak sarayında ülkeyi bir anonim şirket gibi yönetmek baskı ve zordan beslenen yoksulluk ve rüşvet düzenini Türkiye’ye özgü başkanlık sistemi ile taçlandırmak istiyor. Cumhuriyet tarihi boyunca bedeller ödemiş bu halk senin saltanatına izin vermeyecektir.

Bu coğrafya da iç içe geçmiş kardeşçe yaşamış ezilen, yok sayılan, ötekileştirilen yoksullaştırılan halklar olarak sorunlarımız ortaktır. Demokrasinin, adaletin, barışın, kardeşliğin, cinsiyet eşitliğinin olmadığı bir ülkede emeğin haklarından söz etmenin mümkün olmadığını her gün yaşayarak öğreniyoruz. Baskı ve sömürüye dayalı iktidarına biat edeni “‘makbul vatandaş” karşı çıkanı “makul şüpheli” sayarak hukuki ve adaleti rafa kaldıranlara, tahammülümüz kalmadı. Biz insanca, özgürce, kardeşçe, bir yaşam istiyoruz. Bunu mümkün kılana kadar da mücadeleye etmeye devam edeceğiz. Sömürüsüz bir dünya kurmak bizim ellerimizdedir” ifadelerine yer verdi.

Koyuncu; “IMF’YE Borç Bitti Masalına Kanmayız, Çünkü Büyüyen, AKP’nin İleri Gelenlerinin Cepleridir”

Artvin Halkevleri adına konuşan Dursun Ali Koyuncu’da konuşmasına “Emeğine, ülkesine, onuruna sahip çıkan; emekten, adaletten ve barıştan yana olan, ülkemin güzel insanları, merhaba.Barışın, kardeşliğin, emeğin meydanı, 1 Mayıs meydanına, hepiniz hoş geldiniz” ifadeleriyle katılımcıları selamlayarak başladı.

Ülkenin zor günlerden geçirdiğini ifade eden Koyuncu konuşmasında şunları söyledi.

” Tayip Erdoğan önderliğinde karanlık günlere doğru yol alıyoruz.

Dini, bayrağı ve ırkı siyasal malzeme yapmaktan geri durmayan bir iktidarla, karşı karşıyayız.

Ödediğimiz elektrik parasının çoğu vergi iken, yediğimiz her şeyi vergilendirirken, diyorlar ki ülke büyüdü. IMF ye borç bitti diyerek davul zurna çalanlar, ülke şirketlerinin dünyaya olan borçlarından bahsetmiyorlar. Bizler, ekonomi büyüdü, IMF’ye borç bitti masalına kanmayız. Çünkü büyüyen, AKP’nin ileri gelenlerinin cepleridir.

Pervasızlar. Halkın alın terini, halka nispet yaparcasına harcıyorlar. Saray yapıyorlar, sonra bu saray sizin diyerek, bizle dalga geçiyorlar. Kömür ocaklarında ölüme terk ettikleri insanların alın teri ile, siyaset yapacak kadar pervasızlar.

Taşeron sistemiyle, işçileri saatlerce üç kuruşa, güvencesiz çalıştırılmaları yetmiyormuş gibi, daha fazla para kazanmak için işçileri ölüme sürüklüyorlar. Düşünün, bu ülkede en çok vergiyi asgari ücretliler öderken, “asgari ücretin 1000 TL olması patronları batırır” diyen bakanımız oldu.

Düşünün, etek boylarına karışan okul müdürleriyle, sapık düşüncelerinden doğan açıklamalarla her gün gündemi meşgul eden milletvekilleri, bürokrat ve siyasetçilerle aynı ülkede yaşıyoruz. Acılı anaları miting meydanlarında yuhalatan, ölülere ve acılara saygı duymayan insanlarla, aynı havayı soluyoruz.

Flastane yaptık diyorlar, devlet hastanelerinde doktor bulmakta zorlanıyoruz. Her geçen gün artan katkı payları ile sağlık paralı hale getiriliyor. Eğitimse, iyice gerici ve niteliksiz hale geldi.

Yeşil yol projeleri adı altında, yaylalara yol yapıyoruz yalanıyla, daha fazla para kazanmak için yaylalarımızı talan edecekler. Çok değil, seçim sonrası tekrar

Cerattepe’de maden çalışmalarına başlamayı düşünüyorlar. Onlar Artvin’den servet kazanacaklarken, binlerce Artvinli, Artvin’den göç etmek zorunda kalacak. Dolgun maaş karşılığında insan satın almaya çalışıyor maden şirketi. Biz biliyoruz, Mehmet Cengiz’in şirketini bu kentten kovmadan, Artvin rahat nefes alamayacak. Biz biliyoruz, bu kentin yurtseverleri oldukça, bu maden çıkmayacak

Bu yalancı, menfaatçi düzenin sonu geldi. Bu yüzden korkuyorlar. Ne diyor nazım usta ‘Hiçbir korkuya benzemez, halkını satanın korkusu’. Bu korku nedeniyle, iç güvenlik yasalarını çıkarıyorlar. Aynı korkudur ki, binlerce polis ve koruma ordusu yaratıyor. Yine aynı korkudan, sokağa her çıkana müdahale ediyorlar. Binlerce Suriyeliye oy kullandırma adına kimlik verilmesi, cihatçı çeteleri beslemesi aynı korkunun sonucudur. O kadar korkuyorlar ki taksim meydanını milyonlara kapatıyorlar

Yok… Yolu yok direneceğiz. Direnmeliyiz. Geleceğimize sahip çıkmalıyız. Bu ülkeyi Mehmet Cengizlere, Bilallere teslim etmemeliyiz. Hırsızlara, katillere ve diktatöre meydan okumalıyız. Çocuklarımızı bunların kanlı, kirli ellerine bırakmamalıyız. Ülke kaynaklarının, adil bir şekilde bölüşüldüğü, bir avuç zenginin, ülke kaynaklarını sömürmediği, milyonlarca insanın zenginler namına çalışmadığı bir dünya istiyoruz. Borçluyuz tarihimize, Mahirlerimize, Gezi direnişinde yitirdiklerimize.

Bu ülkenin yurtseverleri, devrimcileri olarak; başı dik, alnı ak, özgür insanların yaşadığı bir dünya kurana dek mücadele etmeye, AKP’nin üstüne üstüne yürümeye devam edeceğiz.”

“Onların Sopası, Tornası, Polisi, Yasaları Varsa Halkın da Birleşik Gücü Var”

Haziran Hareketi Artvin Temsilciliği Adına Konuşan Kamile Kaya’da “Onların sopası, tornası, polisi, yasaları varsa halkın da birleşik gücü var” dedi.

Kaya konuşmasında şunları söyledi: “Cerattepe’de, Murgul’da siyanürlü altına dur diyenler hoş geldiniz. Şavşat’ta, Ardanuç’ta, Yusufeli’nde, Arhavi’de, Borçka’da HES’lere hayır diyenler hoş geldiniz.

Toprağına suyuna sahip çıkan Metin Lokumcu’nun yoldaşları Hopalı eşkıyalar hoş geldiniz.

1 Mayıs’ta Artvin’e akan sahilin hırçın devrimcileri hoş geldiniz. Genç devrimciler, kadınlar, çocuklar ve sevgili Artvinliler hepinizi Birleşik Haziran Hareketi adına Haziran güneşinin sıcaklığıyla selamlıyorum.

Sevgili dostlar, bugün 1 Mayıs. Bugün sömürü düzenine karşı işçi sınıfının, emeğin, ve dayanışmanın günü. Bugün yaşadığımız karanlık çağda daha güzel bir dünya adına mücadele edenlerin günü. 1 Mayıs 1977’de Taksim’de katledilen emekçileri unutmayan, 1 Mayıs’ta Taksim’deyiz diyen ve ülkenin her yerinde gün gelir zorbalar kalmaz gider diyen dostlarımızı Artvin den haziran güneşi sıcaklığıyla selamlıyoruz ye alkışlıyoruz.

Denizleri, Mahirleri, Behice Boranları, Nazımları, Uğur Mumcuları, Hırant Dink’leri ve yıldızlara uğurladığımız nice yol arkadaşlarımızı ve direnişin ışığını yeniden ateşleyen; Haziran direnişinde gencecik yaşlarında kara toprağa düşenleri unutmayacağız

Katillerin peşindeyiz. Faşizme karşı mücadelede yitirdiğimiz Artvin’in en güzel çocuklarını, Enver Karagöz’ü, Ensar’ı, Erkan’ı, Özgüç’ü, Fahri’yi ve isimlerini saymaktan onur duyduğumuz daha nicelerini saygıyla anıyoruz ve anılarını devrimci yolumuzda yaşatacağımızı buradan haykırıyoruz.

Gökyüzü kapkaranlık. Zorbalık her yerde kol geziyor. Sopayla, Tornayla, tehdit ve şantajla Saray’ın saltanatı baki kılınmaya çalışılıyor. Ancak bu böyle gitmez! Haziran Türkiye’si büyük direnişiyle bunu gösterdi. Şimdi bu büyük direnişin izinde bir ülke kurma sorumluluğumuz var. Biliyoruz ki biz birlikte yürüyünce. Zorbalar kalmaz gider!

Onların Türkiye’sinde işçiler gün ışığı görmeden ölümle yaşam arasında kölece çalıştırılıyor. Soma’da… Ermenek’te… Zenginlerin Rezidans inşaatlarında öldürülüyor… Haziran Türkiye’sinde emekçiler yaşamak güzel şey be kardeşim diyecek. Emekçiler 8 saat çalışacak. 8 saat dinlenecek, 8 saat canı ne isterse onu yapacak.

Onların Türkiye’sinde emekçiler güvencesizliğe mahküm ediliyor. Yoksul halkın eğitimden sağlığa insanca yaşayabilme imkânları elinden alınıyor. Haziran Türkiye’sinde herkes insanca yaşayacak, emekçiler hakkını alacak, eğitim ve sağlık parasız olacak, hiçbir çocuk aç uyumayacak.Onların Türkiye’sinde kadınların, gençlerin hiçbir söz hakkı yok. Dayanışmacı, paylaşımcı yeni bir hayatı bugünden başlayarak ilmek ilmek öreceğiz. AKP’yi halkın örgütlü gücüyle yenmek için bir araya geldik, birleştik, birleşik bir hareket oluşturduk; siyasal eylemliliğimizle halka umut verdik; şimdi bu umut yürüyüşümüzü büyütüyoruz. Gelin, Adaletin Türkiye’sini… Eşitliğin Türkiye’sini Özgürlüğün Türkiye’sini,  Kardeşliğin Türkiye’sini Laik Türkiye’yi…Emekçilerin Türkiye’sini, Kimsesizlerin Türkiye’sini,  Haziran Türkiye’sini kurmak için umut yürüyüşümüzü büyütelim. Haziran Meclislerinde buluşalım ve birlikte yürüyelim! Bu güzelim ülkeyi işbirlikçilerin sömürgenlerin, zorbaların millet iradesi kisvesi altında halkı hiçe sayanların, hırsızların, katillerin elinden çekip alalım. Onların korktuğu şeyi yapalım. Ayaklar baş olsun! Öyle ki, sömürücü, rantçı, hırsız, katil bir daha ebediyen bu güzel ülkeye baş olmayı hayal bile edemesin.

Bunun için Haziran’da birlikte yürüyoruz! Onların sopası, tornası, polisi, yasaları varsa halkın da

birleşik gücü var. Şimdi teslim olmayan, boyun eğmeyen, diz çökmeyen halkın iradesiyle Haziran’ın ülkesini kurmak için yürüyüşümüzü güçlendirme zamanıdır.”

Altıkulaç “İçinde Bulunduğumuz Durum Tuzun Koktuğu Yerdir”

78’liler Derneği adına bir konuşma yapan Seyfettin Altıkulaç ise Türkiye’de hukukun bittiğini, demokrasinin rafa kaldırıldığını, kamusal alanın talan edildiğini, taşeronlaşmanın zirve yaptığını, hırsızlığın, yolsuzluğun, açlığın ve yargısız infazların da tavan yaptığı söyledi. Ülkenin içinde bulunduğu durumu tuzun koktuğu nokta olarak nitelendiren Altıkulaç Sosyal Güvenlik yasa tasarısıyla güvenli çalışma ortamının yok edildiğini ifade etti.

Şahin “Yaşasın Sendikal Yaşam, Yaşasın Örgütlü Mücadelemiz”

CHP Merkez İlçe Başkanı İlyas Şahin’de yaptığı konuşmada tüm emekçilerin 1 Mayıs İşçi Bayramını kutlayarak; “CHP iktidarında Açlık sınırı altında ücretin olmadığı taşeron sisteminin olmadığı bütün taşeron çalışanların kadrolu ve sendikalı bir iş hayatına geçeceği Laik ve bilimsel eğitime kavuşacağımız asgari ücretin en az net 1.500 TL olacağı tüm emeklilerimizin 2 maaş ikramiye alacakları iç güvenlik yasasının iptal edileceği sokakların özgür olacağı yaşanacak bir Türkiye veda ediyoruz. Bu onurlu mücadelenizde her zaman sizlerleyim davanız benim davam, mücadeleniz onurumdur. Yaşasın 1 Mayıs, yaşasın işçinin, emekçinin bayramı, yaşasın laik ve bilimsel eğitim, Yaşasın sendikal yaşam, yaşasın örgütlü mücadelemiz. Emek en yüce değerdir diyenlere selam olsun” dedi.

Konuşmacıların ardından kutlamalar Grup Abdal konseriyle devam etti. Kutlamalara katılan vatandaşlarda söylenen şarkı ve türküler eşliğinde horon oynayarak 1 Mayıs’ı coşku içinde kutladılar.

Kutlamalar kapsamında Artvin’de herhangi bir taşkınlık olay olmazken vatandaşlar programın sona ermesiyle dağıldı.

Etiketler: » » » » »
Share
1054 Kez Görüntülendi.
#

SENDE YORUM YAZ

10+3 = ?
#

Artvin’de Emek ve Dayanışma Günü Coşkuyla Kutlandı” için 1 yorum

  1. Osman : diyor ki:

    Artvin’in bütün İslam düşmanları toplanmış sözde işçi bayramı kutluyor yersen!