logo

Artvin’de Ekonomik Sıkışıklık Nasıl Aşılır?


Tolga Gül
tolgagul@08olay.com

Son günlerde kime gitsem, kiminle konuşsam, hangi esnafla sohbet etsem herkesin dediği bir tek şey var. Artvin’de ekonomi darlandı ve sıcak para dönmüyor!

Evet, değerli dostlar Perşembenin gelişi Çarşambadan belli olur. Deriner Barajı Şantiyesi ilimizde faal iken yapılması gerekenler yapılmayınca bugün ki günleri yaşamaya başladık. Artvin’de paranın döndüğü o günlerin kıymeti bilinmeyince ve o günlerdeki hareketlilikte bu ile dışarıdan para getirecek yatırımlar yapılamayınca ve de ilimize dışarıdan yatırım yapacak insanlar bulunamayınca bugün yaşadığımız nakit sorununu yaşar hale geldik. Emin olun bu başımıza gelenler tamamıyla bizim hatamızın bir sonucudur. Kendimiz ettik kendimiz bulduk. Başka bir şey beklemiyordum. Yine dua edelim, Allah’tan üniversite varda yine bir ekonomik canlılık yaşıyoruz. Üniversitede olmasa hepten maffolmuştuk. Bu arada barajlar nedeniyle yapılan yatırımlar, DSİ’nin, İl Özel İdare’nin ve Karayolları’nın yatırımları olmasa hepten bitmiştik.

Artvin’de 6-7 yıl önce kime sorsak bu şehrin geleceğinin kesinlikle turizmde olduğu ifade edilmişti. Gelin görün ki sadece söylemlerde kalan bu ifadeler eylemlere dökülemeyince bu şehre turizm alanında bir tek kuruş girmez noktaya geldi. Aslında baktığımız zaman turlar açısından değerlendirdiğimizde ciddi boyutta dışarıdan şehrimize insanlar geliyor ancak bu gelen insanlar şehrimize para bırakmıyor. Atatepe’miz var, yüzlerce insan günde ziyaret ediyor ancak bir kuruş para bırakmıyor. Kafkasör’ümüz var, yüzlerce insan Kafkasör’e çıkıyor ancak hatırı sayılır bir ekonomik girdi sağlanmıyor. Şehir merkezine giren insanlar ise bu şehirde Artvin’in marka olmuş bir ürününü alıp, para bırakıp gidemiyor. Böyle olunca da gelenin gidenin şehrimize bir katkısı olmuyor. Son bir iki yılda henüz cılız sayılabilecek düzeyde katkı sağlayan yatırımlar yapılmamış olsa inanın çok daha kötü günleri yaşardık. Bir Çoruh Park, bir AVM ve de bir de Çayağzı Mahallesi’ne yapılan yatırımların bile ilimize ne denli katkı sağladığını gördük ve yaşadık. Demek ki doğru yatırımlar yapılınca ekonomik canlılık yaşanabiliyor.

Daha önce bir çok kez yazdığım bir şeyi yeniden yazmakta fayda görüyorum. Artvin’de ekonomik canlılık yaşanmasını istiyor isek ve bu şehrin büyüyüp gelişmesini istiyor isek yapacağımız önemli şeyler var. Bunları yapmadıktan sonra gün geçtikçe eriyip gideceğiz. Daha çok para sorunu yaşayacağız ve daha da küçüleceğiz.

Bunlar neler mi?

Öncelikle bu şehrin geleceği eğitimdedir. Bu şehre eğitim yatırımları yapmamız lazım. Artvin Çoruh Üniversitesi’ni mutlaka geliştirip büyütmeliyiz. Daha çok öğrenciyi ilimize getirmenin dışında üniversitemizi Türkü Cumhuriyetleri ile kontak halinde bir üniversite haline getirmeliyiz. Bu şehrin üniversitesi birkaç alanda branşlaşmalı ve o alanda ülkenin en iyi haline gelmeli. Geminin yeni kaptanı konuyu vakıf bir insan olması en büyük avantaj. Bu avantajı değerlendirmeliyiz.

Artvin Çoruh Üniversitesi bünyesinde belki ilk aşamada tıp fakültesi olmasa da araştırma hastanesi şeklinde bir yatırımın bu ile kazandırılması gereklidir. Emin olun bir araştırma hastanesi şehrimizde göçün durmasına katkı sağlayacağı gibi dışarıdan bir çok insanın Artvin’e gelmesini sağlayacaktır.

Artvin’in bir türlü ana gündemi haline gelmeyen acemi birliği konusu en önemli gündem maddemiz haline gelmelidir. Ne yapıp yapıp bu ile acemi birliğini getirmeliyiz. Bu alanda uygun ve müsait yerler var. Ve bu yerlerden birine acemi birliğini kurmalıyız. Bu konunun neden bir türlü gündem olamamasını da anlamış değilim.

Turizm alanında son birkaç yıldır güzel yatırımlar yapılmaya başlandı ancak kesinlikle yeterli değil. Daha çok yatırım yapılmalı. Daha fazla şey yapmalıyız. Turizm değerlerimizin bulunduğu alanlarda doğru yatırımlarla dışarıdan gelen turistlerin bu ile para bırakmasını sağlamak gerek. Geçtiğimiz günlerde Artvin Belediye Başkanı Mehmet Kocatepe ile yaptığımız tv programında önemli bir müjdenin haberini almıştık. Atatepe’deki kafeyi belediye işletecekmiş. Bence son derece isabetli olur. Belediye orada hem Marina tarzı bir yer açabilir ve böylelikle istihdama katkı sağlayabilir hem de o bölgeye gelen insanların çay kahve içmelerine olanak tanıyabilir. Kış aylarında yaşanacak olan müşteri azlığı nedeniyle buradaki personel Marina’ya taşınır ve böylelikle istihdam kaybına da uğranmamış olur. Belediye bünyesinde açılan engelsiz yaşam merkezinde hazırlanan Artvin’e ait hediyelik eşyaların satışı da burada yapılır ve böylece Artvin’e ciddi bir ekonomik girdi sağlanmış olur.

Teleferik konusunda önemli gelişmeler yaşandığını biliyorum. Teleferiği sadece ulaşım amaçlı değil turizm amaçlı olarak planlamamız en elzem konularımızın başında geliyor. Artvin’e gelen insanların şehri teleferikle baştan başa gezmeleri, Çoruh Park’tan Artvin’e, Artvin’den Atatepe’ye oradan Kafkasör ve Mersivan’a teleferiğin ulaşması bu şehri turizmde adeta marka haline getirir. İşte o zaman turizmde çağ atlamış oluruz.

Kafkasör bölgesini turizm bölgesi haline getirmemiz lazım. Aynı zamanda spor kulüplerinin kamp yapabilecekleri, nefes antrenmanlarını yapabilecekleri bir yer haline getirmeliyiz. Atabarı Kayak Merkezi ile kontak halinde gerek kış aylarında gerekse yaz aylarında yoğun müşterisi olabilecek oteller ve konaklama mekanları ile bu bölgeyi turizm alanı yapmalıyız.  

Ve son olarak Artvin artık maden şehri olduğunu kabullenmeli. Bu ilin bir çok bölgesinde maden projeleri devreye girmek üzere. Akıntıya karşı kürek çekmenin bir anlamı yok. Bu bilinçle hareket etmeli ve bu projelerin ekonomiye dönük doğru bir yaklaşım ile şehrimizin ekonomik anlamda kazançlı çıkmasını sağlamalıyız. İyi bir koordine ile çevreye duyarlı bir madenciliğin şehrimize büyük katkılar sağlayacağını da yakın gelecekte göreceğiz. Önemli olan şahısların ön plana çıkmasındansa şehrimizin genel menfaatlerinin ön plana çıkmasını sağlatmaktır.

Ulaşım noktasında mutlaka bir ilerleme kat etmeliyiz. Cankurtaran Tüneli ile sahile yakınlaşacak olan ilimizin diğer yollarını da geliştirmesi gerek. Artvin’den kalkan bir aracın havalimanına en geç 45 dakikada ulaşmasını sağlayabilecek düzeyde yollarımızı geliştirir isek Artvin Şehir Merkezi’nde havalimanı olmasına gerek kalmayacaktır. Bu noktada Başbakan Binali Yıldırım’ın verdiği göllere uçak indirme projesinin de iyi bir şekilde takip edilmesi gerek. Bu noktada da ciddi adımlar atılır ise işte şehrin önü iyice açılmış olacaktır.

Evet, değerli dostlar ümitsiz olmaya gerek yok. İstenildiği zaman bir çok şeyi başarabilen bir il olarak bunları yapmamız çok da zor değil. Son yıllarda olumlu bir gidiş var ve bu gidişi daha planlı ve hızlı ilerleyen süreç haline getirmemiz şehrimizin geleceğini güven altına alacaktır.

Bayraktutan’a Baş Sağlığı Diliyorum

Değerli Milletvekilimiz Bayrakatutan’ın annesini kaybetmesinin haberini aldım. Anne acısını yaşamış bir insan olarak kendisini çok iyi anlıyorum. Teyzemiz Ayşe Bayraktutan’ın mekanı cennet olsun. Bayraktutan ailesine baş sağlığı diliyorum.

Etiketler:
Share
452 Kez Görüntülendi.
#

SENDE YORUM YAZ

6+1 = ?

İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER KÖŞE YAZILARI

  • Darbecilere Darbe Yapan Milletimizle Gurur Duyuyoruz

    19 Temmuz 2018 Köşe Yazıları, Yüksel Kantar

    15 Temmuz 2016 Tarihinde Türk Silahlı Kuvvetlerimize sızmış hain bir grup Marmaris’te tatil yapan Cumhurbaşkanımıza suikast düzenlemek istemiş, Fatih Sultan Mehmet Köprüsünü trafiğe kaparmış, seçilmiş hükümeti ortadan kaldırmaya teşebbüs etmiş, TBMM’ni bombalamış, Genelkurmay Başkanlığı’nı, Ankara’da bulunan Özel Harekat Polis Merkezi’ni bombalayarak yerle bir etmiş, kısacası Milletimize Darbe yaparak ülkemizi istikrarsızlaştırmaya ve kaosa yönelik işgal girişiminde bulunmuştur. Ancak Aziz ve Necip Milletimiziz, bu hain grubun teşebbüsünü, C...
  • Sosyal Medyada Duyduğumuz Her Bilgiyi Hemen Paylaşmamak Gerek

    17 Temmuz 2018 Köşe Yazıları, Tolga Gül

    Sosyal medya doğru kullanıldığı zaman çok yararlı bir iletişim aracıdır ancak yanlış kullanılır ise de inanılmaz büyük zararlar veren bir iletişim aracı haline döner. Zaman zaman sosyal medyanın zararlı etkilerine şahitlikte yapıyoruz. Bu yazıyı yazmaya sabah saatlerinde sosyal medyada dolanan bir haberin doğrulanamamasından sonra karar verdim. Öncelikle konuyu bir sizinle paylaşayım. AK Parti’den 24-25 ve 26. Dönem milletvekilliği görevinde bulunan Dr. İsrafil Kışla’nın Milli Eğitim Bakanlığı’nda Bakan Yardımcılığı görevine atandığına da...
  • Dört tarz-ı İslam

    10 Temmuz 2018 Erhan Kırmızı, Köşe Yazıları

      İslam elbette tek bir dindir. Fakat kabiliyetlerin farklı olmasından dolayı bu tek din farklı tarzlarda algılanmıştır. Devlet İslam’ı: Baskıcı özellikler taşır. Ebu Hanife ve Ahmet bin Hanbel Devlet İslam'ının baskıları sonucu şehit edilmişlerdir. Halk İslam’ı: Daha serbest, kolay ama hurafeler barındırabilen bir İslam tarzıdır. Tasavvuf İslam’ı: Daha dindar bireyler yetiştirir, ama taassuba düşülerek saplantılar içine girebilen bir İslam tarzıdır. Kitabi İslam: Kılı kırk yaran, düşünsel yönü ağır basan İslam’dır. Temsilci...
  • Şeriat nedir?

    08 Temmuz 2018 Erhan Kırmızı, Köşe Yazıları

      En çok tartışılan kavramlardan biri de “şeriat.” Bu konuda birçok kişinin kafası bir hayli karışık. Anlamını bilen de konuşuyor, bilmeyen de. Kaynak: https://twitter.com/hashtag/herkesi%CC%87cinadelet Birisiyle karşılaşıyorsunuz. Namaz kıldığından, oruç tuttuğundan söz ediyor. Sohbetiniz sürüyor ve sonunda, şeriatın en önemli iki emrini yerine getiren bu adamın, şeriata karşı olduğunu görüyor ve hayret ediyorsunuz. Bir başkasıyla görüşüyorsunuz. Şeriatı hararetle savunuyor. İç alemine, ibadet dünyasına iniyorsunuz, İslam’...