logo

Artvin Valiliği’nden Cerattepe İçin Denetleme Komisyonu


Tolga Gül
tolgagul@08olay.com

Türkiye’nin belirli yerlerinde basın açıklamaları yapılması ile yeniden gündeme gelen Cerattepe konusunda yeni gelişmeler yaşanıyor. Yeşil Artvin Derneği Başkanı Nur Neşe Karahan’ın bölgede yaptığı çekimlerle içme sularının kirlendiğine dayalı iddiaları ortaya koymasının ardından önce İl Sağlık Müdürlüğü şehrin belirli noktalarından topladığı numunelerle ölçüm yaparak kamuoyuna açıklamalarda bulunurken Artvin Valiliği’nden de Cerattepe Maden Projesi’ni denetleme komisyonu kurulduğu haberi geldi.

Konuları açacağım ancak öncelikle Cerattepe konusunun doğru bir mecraya gelmiş olmasından duyduğum memnuniyeti dile getirerek başlayayım. Yeşil Artvin Derneği’nin basın açıklamasında bulunarak muhalefet görevlerini yerine getirmelerini de, Artvin Valiliği’nin de OHAL olmasına karşın bu açıklamaya izin vermesini de olumlu karşıladığımı belirtmek isterim. Yeşil Artvin Derneği belirli bölgelerde çeşitli çevre kuruluşları ile Artvinli Dernekler aracılığıyla basın açıklamasında bulunmaları konuyu sıcak tutmak açısından yararlı bir harekettir. Açıklama metninde ifade edilen noktalara katılmasam da yine de konunun takip edilmesi süreç açısından olumludur. Nihayetinde madenciliğe taraftar olan bir kişi olarak sürecin STK’larca takip edilmesini doğru buluyorum ve sürecin takip edilmesinin süreçten Artvin’in en az zararla çıkmasına yardımcı olacağını düşünüyorum. Keşke Yeşil Artvin Derneği, bildik tavrını devam ettirmek yerine sürece dahil olmak isteklerini ifade etselerdi daha doğru bir tavır sergilemiş olurlardı ancak yine de hangi şirket olursa olsun daha düzenli bir madencilik yapılabilmesi için bu tür yaklaşımların desteği olur.

Artvin Valisi Ömer Doğanay’ın göreve gelmesinin ardından Artvin ciddi bir devlet duruşunun olduğunu görmekteyiz. Özellikle Cerattepe konusunda da Sayın Vali, bence tam bir devlet adamı duruşu sergilemektedir. Kanunların kendisine çizdiği yetki çizgisi dahilinde olaya yaklaşan Vali Doğanay, gerektiğinde basın açıklamalarına da müsaade ederek olaya tarafsız yaklaştığını da göstermektedir. Bir çalışma yapılacak ise ve kanunlar buna müsaade etmiş ise bu çalışmanın muhalifleri de var ise bu muhaliflerin görüşlerini beyan etmeleri o çalışmanın sağlıklı yürümesi adına devletin saygı duyması gereken bir konudur. Artvin Valisi de gerek Cerattepe’deki maden şirketine gerekse de bu projeye karşı çıkan STK’lara karşı ön yargısız ve tarafsız yaklaşım göstererek doğru bir hareket sergilediği için takdir edilmelidir. Bu bir devlet duruşudur. Bence bu projenin muhalifi olan kesimlerinde Artvin Valisi’nin duruşuna saygı göstermeleri ve devlet adamı duruşunu görmeleri süreç için en doğru tavır olacaktır.

Artvin Valisi’nden Takdir Edilecek Bir Hareket Daha

Artvin Valisi Ömer Doğanay, zaman zaman eleştirilse de Cerattepe konusunda bence tarafsız bir biçimde bakıldığında takdir edilecek tavırlar sergilemektedir. Yetkisi dahilinde hareket eden Vali Doğanay, sürecin daha sağlıklı ilerleyebilmesi ve Cerattepe bölgesinde yapılan çalışmaların denetim altında tutulması adına Artvin Valiliği’nin başkanlığında Cerattepe Maden Projesinin işleyişiyle ilişkin olan tüm kamu kurumlarının içerisinde bulunduğu bir denetleme komisyonu kuruldu. Haberi bizzat Vali Doğanay’ın ağzından duyarken konuya ilişkin resmi yazıları da gördüm. Öncelikle bu hareketinden dolayı Vali Doğanay’ı bir kez daha tebrik ediyorum. Bu komisyonun kurulması halkın rahatlaması adına çok doğru bir harekettir. Devlet hiçbir zaman vatandaşının zarar görmesini istemez. Cerattepe’de bir faaliyette bulunuluyor ise ve bu faaliyetler bizzat devlet kurumları tarafından da denetleniyor ise bu halkın rahatlamasını anlamına gelir. Cerattepe’de maden şirketinin ÇED’in dışına çıkıp çıkmadığı, öngörülen çevre zararlarının üzerinde bir çevre zararı oluşuyor ise, belirtilenden fazla ağaç kesiliyor ise ya da belirtilen iş programının dışına çıkılıyor ise bunun devletçe kontrol edilerek raporlanması, gerektiğinde şirkete uyarılarda bulunulması ve de bu tür davranışlardan vazgeçirilmesi halkın da rahat uyku uyumasını sağlar. Devlet duruşu da budur. Ben Cerattepe maden projesinin doğru bir proje olduğuna ve de Etibakır Maden Şirketi’nin de doğru bir madencilik yapacağına tam olarak inansam da devletin sürecin dışında kalmasını asla istemem. Her projenin denetim altında olması gereklidir.

Yeşil Artvin Derneği’de Diğer STK’larda Artık Sürece Dahil Olmak İstemelidirler

Yeşil Artvin Derneği ve bu derneğe destek olan kesimlerin yazdığım yazılara kızdıklarını bilsem de doğruları yazmaya devam edeceğimin bilinmesini istiyorum. Bu sürecin doğru ilerlemesi için bu yazıların önemi vardır. Emin olun ki değerli okurlarım, süreçte yanlış bir şeyler görür isem bende bu yanlışları dile getiririm. Geçtiğimiz günlerde bölgeye ziyarete gitmiştim ve bu ziyaretteki izlenimlerimi de sizlere bu merkezde anlatmıştım. Yanlış şeyler görseydim de kesinlikle ifade ederdim. Bu sebepten benim yazılarıma kızmak yerine yazdıklarıma kafa yormak daha doğru olacaktır. Ben, sürekli yazılarımda madene karşı olan kesimlerin süreci reddetmek yerine sürece dahil olmayı talep etmelerinin daha doğru olacağını belirtmemdeki yegane sebepte geçtiğimiz gün bizzat Yeşil Artvin Derneği başkanı tarafından yapılan basın açıklamasındaki eleştirilerden kaynaklıydı. Dernek başkanı veya derneğin diğer yöneticileri bölgeye gizli gizli ya da bölgenin karşısına açık açık giderek görüntüler alarak yayımlarda bulunmak yerine bölgeye belirli aralıklarda çıkarak incelemelerde bulunmalarının doğru olacağını düşündüğüm için sürece dahil olmalarının doğru olacağını belirtmiştim. Bugünden sonra maden projesinin iptal edilme şansı olmadığına göre artık projeyi reddetmenin hiçbir kimseye faydası olmaz. Vatandaşta artık projenin iptal edilmeyeceğine inanıyor ve sürece dahil olunması gerektiğini belirtiyor. Bence Yeşil Artvin Derneği’de bir iki yıla bu noktaya mecbur gelecek. Daha fazla zaman kaybetmeden hem sürecin daha doğru ilerlemesi hem de Artvin’in bu süreçten karla çıkması için sürece dahil edilme biran önce talep edilmelidir.

Artvin’in İçme Suları Cerattepe’den Gelmiyor

Yeşil Artvin Derneği tarafından ileri sürülen bölgedeki suların ve dolayısıyla da Artvin’in içme sularının kirlendiği, sulara çeşitli kimyasal maddelerin bulaştığı ve son günlerde artan ishal vakalarının sebebinin de maden çalışmaları olduğuna dayalı iddialara yine Artvin Valisi Ömer Doğanay, kayıtsız kalmayarak İl Sağlık Müdürlüğü’ne konuyu inceletti. Yazımın sonunda o rapor açıklamasına yer vereceğim ancak bir gerçeği belirtmekte fayda var. Bu iddialar hassasiyet gösterilmesi adına çok güzel ama biraz gerçekçi olmak durumundayız. Bölgede ya da bölgenin yakınlarında yaşanan herhangi bir sorunu tamamen Cerattepe Maden Projesi’ne bağlamak büyük bir hata olmaktadır. Bu başka sebeplerden dolayı oluşan sorunları görmezden gelmek anlamına gelir.

Artvin’in içme sularının Cerattepe bölgesinden gelmediğini herkes bilmektedir. Cerattepe bölgesinden gelmeyen içme sularının kirlendiğini ileri sürmek gülünç duruma düşmektir. Eğer içme sularından dolayı ishaller artıyor ise bunun sebebi maden çalışmaları olamaz içme sularına ya Naşop deresinde çamur karışıyordur ya da şehir dağıtım şebekesinde bir sorun vardır. Maden çalışmalarından dolayı içme sularında bir sorun yaşanamaz. Arada koskoca bir vadi varken bölgede oluşabilecek bir kirlilik o bölgeyi etkiler. Maden çalışmaları nedeniyle Kafkasör’deki içme sularında sorun var derseniz tutar bir dal bulunur da anlarım ama Artvin’deki içme sularında kirlenme var derseniz ona güleceğim gelir.

Sağlık Müdürlüğü Sulardaki Kirlilik İddialarına Kayıtsız Kalmadı

Gelelim son günlerde artan ishal vakaları konusuna. Bu konuya ben yanıt vermeyeyim, devletin resmi makamının yanıtını aktararak yazımı sonlandırayım. Konuya kayıtsız kalmayarak içme sularının ölçülmesi emrini veren Sayın Valimize ve de bu ölçümleri yapan İl Sağlık Müdürlüğü’ne teşekkür ederek açıklama ile sizleri baş başa bırakıyorum.

İshal Vakalarıyla İlgili Genel Açıklamalar

Dünya Sağlık Örgütü ve Türkiye Halk Sağlığı Kurumu Erken Uyarı Cevap ve Saha Epidemiyolojisi Başkanlığınca yapılan araştırmalarda havaların sıcak olduğu yaz aylarında diğer aylara göre vaka sayılarının fazla olduğu tespit edilmiştir. Buna neden olarak da aşırı sıvı kaybına bağlı barsak florasının bozulması, kontrolü olmayan suların tüketimi (köylerde veya yaylalarda çıkan temiz olduğu düşünülen sular, güneş altında soğuk zincir kuralları ihlal edilmiş ambalajlı sular), hijyen kurallarına uyulmadan fazla miktarda çiğ sebze-meyve tüketimi, seyahat fazlalığı, evlerde veya dışarda yenilen bozulmuş veya bozulmaya yakın yiyecekler, damak zevki olarak alışık olunmayan farklı yiyecekler vb. sayılabilir.

Enteritin nedenleri arasında çoğunlukla enfeksiyonviral ajanlar (enterovirüs, rotavirus) bulunmaktadır. Enteritten korunmak için; sanitasyon ve hijyen kurallarına dikkat edilmeli, el yıkama kurallarına uyulmalı, hastanın gıda ile uğraşması engellenmeli, yiyecek ve içecek tüketiminde dikkatli olunmalıdır.

Tedavisi sebebe yönelik olarak yapılır. Tedavide kaybedilen suyun ve tuzun yerine konması ilk adımdır. Şikâyetleri arttırabilecek gıdalardan (baharatlı, yağlı, kızartma, yüksek fiber içeren, çiğ, sütlü vb.) uzak durmak gerekir. Hastalık sırasında bol sulu, iyi pişmiş, karbonhidrat ağırlıklı, az yağlı gıdalar tercih edilmelidir ve bol sıvı tüketilmelidir.

15.07.2017 tarihi itibariyle Müdürlüğümüz Bulaşıcı Hastalıklar Şube Müdürlüğümüzce yapılan değerlendirmede;

Temmuz ayı içerisinde Merkezdeki sağlık birimlerimize 01-07-2017 ile 14-07-2017 tarihleri arasındaki Akut Gastroenterit (AGE) şikâyetiyle başvuranların sayı toplam 102’dir. Türkiye Halk Sağlığı Kurumu Erken Uyarı Cevap ve Saha Epidemiyolojisi Başkanlığı ile Entegre olan sistemimizde AGE vakaları anlık izlenerek elektronik ortamda takip edilmektedir. Hastaneye müracaatların Salgın olarak kabul edilebilmesi için bir önceki yıl aynı tarihler arasındaki vakaların belli bir oranda yüksek çıkması gerekmektedir. Geçen yılın aynı dönemine ait toplam vaka sayısı 124’tür. Yapılan araştırmalarda sağlık birimlerine müracaat vakaların genelde dışarıdan gelen (yaz tatili için il, ilçe köylerine dönenler, festivaller nedeniyle il dışından gelenler, tur şirketleriyle doğa turizmi için ilimizi ziyaret edenler vb.) kişilerde görüldüğü saptanmıştır.

Artvin il merkezinde 4 adet içme kullanma suyu şebeke hattı mevcut olup bunlar Kafkasör Mezra mevkiinden gelen Oluklu, Genya mevkiinden gelen Naşot, Yokuş dibi mevkiinden gelen Abazoğlu ile Çoruh Kuyu Suyu hatlarıdır. 2017 yılında bu şebeke güzergâhlarındaki noktalardan alınan su numunelerinde her hangi bir kirlilik saptanmamıştır. Ayrıca son döneme ait (16.06.2017-14.07.2017 tarihleri arasındaki) bakiye klor ölçümü 0,2-04 ppmmakül seviyededir.

Bununla beraber merkez şehir şebekelerinden alınan ve Erzurum Halk Sağlığı laboratuvarında yapılan denetim izlemesi tahlil sonucunda yapılan kimyasal analiz parametrelerinde de herhangi bir yükseklik söz konusu değildir.

Kamuoyuna saygıyla duyurulur.

Etiketler:
Share
431 Kez Görüntülendi.
#

SENDE YORUM YAZ

5+8 = ?

İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER KÖŞE YAZILARI

  • Sultan Vahdettin Kaçtı mı Kaçırıldı mı?

    21 Kasım 2017 Erhan Kırmızı, Köşe Yazıları

      İstanbul 13 Kasım 1918 de işgal edilmiş. 6 Ekim 1923’te ise işgal kuvvetleri İstanbul’u terk etmiş. Sultan Vahdettin ise 17 Kasım 1922 yılında İstanbul’dan kaçmış? Sultan Vahdettin’in kaçtığı tarihe bakıyoruz İstanbul’da işgalci İngiliz kuvvetlerinin hakimiyeti var. Sultan Vahdettin İngiliz gemisi ile kaçmış. İngilizler Sultan Vahdettin’e dost mu düşman mı? Eğer İngilizler Sultan Vahdettin’e dost ise Sultan Vahdettin niçin İngiltere’ye, Londra’ya gitmedi de Malta Adası’na ve en sonunda İtalya’ya gitti? Eğer İngilizler S...
  • Hiç Kimse Vazgeçilmez Değil, Peygamberler Hariç

    20 Kasım 2017 Erhan Kırmızı, Köşe Yazıları

      Hiç kimsenin vezgeçilmez olmadığını lise döneminde çok erken bir zamanda fark eden bir kişiyim. Teneffüste özellikle alt sınıflardaki öğrenci arkadaşlar ödevlerini yaptırmak ve soru sormak için etrafımı bir petek gibi sararlardı. Lise döneminde bizim okulda neredeyse ödevini yapmadığım bir öğrenci yoktur. Bu durumdan dolayı nefsime bir gurur gelmişti; “ben mezun olursam bu öğrenciler ödevlerini nasıl yapacaklar” diye merak ediyordum. Lise 1989 yılında bitti. Öğrencilerin benden sonra ödevlerini nasıl yapacaklarını takip etmeye b...
  • Münafık kafirden eşeddir (daha şiddetli, daha zararlı, daha beter)

    19 Kasım 2017 Erhan Kırmızı, Köşe Yazıları

      Münafık, kafirden eşeddir, daha zararlıdır. Münafıklar, dostlar dairesinde sokulup ifsat ederler. Bir kafir insanlığa zarar vermeden insanlar içinde geçinip gidebilir, ama kalbinde nifak olan bir münafık, akrebin, sokmadan ve zehirlemeden lezzet alması gibi insanlar arasında özellikle de Müslümanlar içinde fesat ve nifak çıkartmaktan zevk duyar bir haşeredir. Münafık: İçinden gerçek anlamda iman etmemiş olup, dışından Müslüman görünen kimse, asli manasını değiştirmeden dilimize geçmiş olan münafık kelimesi İslam toplumu içinde -çeş...
  • Artvinliler Olarak Kadir Topbaş ve Faruk Çelik’e Büyük Vefasızlık Yaptık

    16 Kasım 2017 Köşe Yazıları, Tolga Gül

    Bu yazıyı yazarken çok düşündüm. Yazıyı yazıp yazmama noktasında kararsız kaldım ancak kendimi vefasızlar arasında görmediğim için bu yazıyı kaleme almaya karar verdim. Ben vefasızlığı kabullenemiyorum. Bu sebeple belki bir hatırlatma olur, belki biraz bu iki değerimize ve yazımda yine adından bahsedeceğim Müsteşar Nusret Yazıcı’ya karşı hemşerilerimiz tarafından birazcık da olsa vefa gösterilmesine vesile olur diye bu yazıyı kaleme almaya karar verdim. Değerli okurlarım, benim 1996’lı yıllardan sonra gerek insani gerekse de siyasi olarak Ar...