logo

Artvin Valiliği Sessizlerin Sesi Oldu


Tolga Gül
tolgagul@08olay.com

Geçtiğimiz Pazartesi günü çok güzel bir etkinliği takip etme şansı buldum. Bir arkadaşımızın özel daveti ile katıldığım program tek kelime ile muhteşem idi. Programın muhteşemliğinden ziyade böylesi bir projenin hazırlanması ise ayrı bir mükemmellik idi. Projenin içerisinde neden yer almadığımdan hayıflanmadım değil. Böylesine bir projede yer almamak büyük bir eksiklik. Son derece başarılı olan bu projenin umarım ikinci ve üçüncü ayağı da düzenlenir. Büyük ihtiyaç. Hangi projeden mi bahsediyorum. Tabi ki Artvin Valiliğince kamu kurumlarında çalışan personele yönelik düzenlenen işaret dili kursu projesi. Ahmet Hamdi Tanpınar Kültür Merkezi’nde kursiyerlere belgelerinin verildiği, bize insan olmamızın yeniden hatırlatıldığı o proje ve programdan bahsediyorum.

Öncelikle kısaca programdan bilgiler sunayım ve yorumlarla yazımı kapatayım.

Artvin merkez Gazi Ortaokulu’nda 1-3 Ağustos ile 14-20 Ağustos’ta açılan ve Artvin Valiliği ve bütün ilçe kamu kurum ve kuruluşlarında görevli 80 kamu personelinin katıldığı işaret dili kursu tamamlanarak kursiyerler sertifikalarını törenle aldılar.

Ahmet Hamdi Tanpınar Kültür Merkezinde İşaret Dili Eğitmeni Serkan Ural tarafından verilen kursta başarılı olan 80 kamu personeli ‘Yaşamın Sesine Ellerimizle Dokunuyoruz” sloganı ile çeşitli gösteriler yapılarak sertifikalarını aldı.

Artvin Valisi Ömer Doğanay; “Sertifika töreninde yapmış olduğu konuşmada valilik olarak her zaman engelli vatandaşların yanlarında olduklarını belirterek, “İşaret dili eğitimiyle Artvin’de kamu kurumlarında işi olan işitme engelli vatandaşlara yardımcı olabilmeyi amaçladık. İşaret dili kursu ile kamu kurum ve kuruluşlarındaki hizmet kalitesinin artacağına inanıyoruz. Özellikle kamu kurumlarında başvuru, müracaat ve iş takibi noktasında zorlanan engelli vatandaşlarımızın bu eğitimle birlikte problemlerine çözüm bulacağız.” diye konuştu.

Vali Doğanay; “Böyle bir projeye insanlığın özüne dokunan demek lazım. Katılımlarınızla insanlığa vermiş olduğunuz değerden dolayı herkese çok teşekkür ediyorum. Bu konu ile ilgili ve Artvin’de vatandaşlarımıza toplumun her kesimine faydalı olabilmemiz için proje ofisi kurduk. Bu önemli kurs neticesinde bu ofisi kurmamızın ne kadar önemli ürünlerini aldığımızı görmek beni de mutlu ettiği gibi vatandaşlarımızın işlerinde kolaylaştırmış ve en üst düzeyde bir hizmet vermiş oluyoruz. Osmanlı zamanında 1500 lü yıllarda engelliler hayatın her alanında vardı. Batı bizden bu hassas konuya 200 yıl sonra başladı ama maalesef bizim önümüze geçmişler. İlk sağırlar okulu Osmanlı döneminde insana ve insanlığa uzanan tarihi bir değerimiz olan Abdülhamit zamanında kuruldu. Maalesef 50 yıl sonra 1960’lı yıllarda kuruldu. 2005 yılında engelliler kanunu çıktı ve o kanundan sonra 2012 yılında Milli Eğitim Bakanlığı İşaret Dili rehberi yayınladı ve birçok kamu kurum ve kuruluşları yanı sıra sivil toplum kuruluşları da bu konuda çalışmalar yapmaya başladılar”dedi.

Çocuk Ölmedi İnsanlık Öldü

İşitme Engelliler Kursunu başarı ile tamamlayan kursiyerlerin oynamış olduğu işitme engelli bir anne babanın hastalandığı çocuğunu hastaneye götürmesi ve hastanede işaret dili bilen olmadığı için çocuğun hayatını kaybetmesini konu alan tiyatrodan oldukça etkilenen Vali Ömer Doğanay; “Oynanan tek perdelik tiyatroda hastane çalışanları işaret dili bilseydiler o çocuk yani insanlık ölmeyecekti. Bilgisizlik ve ilgisizlikten dolayı bir insanın ölümü bin insanlığın ölümü demektir. Cenabı Allah insanı öğle yaratmış ki her türlü engelli aşabilecek düzeydedir. Yeter ki inanalım güvenelim, ümitsizliğe kapılmayalım” dedi.

Etkinlikte Anadolu Sağırlar Federasyonu Yönetim Kurulu Üyesi Serkan Ural da bir konuşma yaparak bu kursun önemi hakkında çeşitli bilgiler sundu.

Yapılan etkinlikte İstiklal Marşı ve Fatiha süresinin Türkçe meali ve bazı sanatçıların şarkı ve türküleri işaret dili ile okundu. Farkındalık filmi ve tiyatro gösterileri bütün katılımcıları hüzne boğulurken birçok katılımcı gözyaşları ile izledi.

Vali Ömer Doğanay kurs öğretmeni Anadolu Sağırlar Federasyonu Yönetim Kurulu Üyesi Serkan Ural’ plaket ve çiçek takdim ederken Serkan Ural’da Vali Ömer Doğanay’a plaket takdim etti.

Vali Ömer Doğanay ve diğer protokol üyeleri konuşmalar ve çeşitli etkinlikler sonrası kurs sonunda başarılı olan kursiyerlere sertifikalarını verildiler.

Etkinlik çekilen hatıra fotoğrafla sona erdi.

Tiyatro Ve Sinema Gösterileri Ağlattı

Salona gelerek programı takip edenlerin büyük bir bölümü ya bir yakınının yanında olmak ya da bir zorunluluk için gelmiş kanaati hakimdi. Program sonrasında ise herkeste iyi ki de bu programa gelerek programın bir parçası oldum görüntüsü hakim olmuştu. Engellilik her anlamda zor bir yaşam biçimidir. Kimsenin tercihi olmayan engellilik durumunu artıya çevirebilmek ise elimizde olan bir durumdur. İnsanlar engelli diye toplumdan soyutlanamaz. Sonuç itibariyle engelli insanlarda bir yaşam sürdürüyor. Normal bir insan nasıl yaşıyor ise engellilerin de o şekilde yaşamaya hakları vardır. Gelin görün ki bir engelliğinin özellikle de ülkemizde yaşam kaliteleri normal insan seviyesinde değil. Bu alanda bir çok iyileştirmeler yapıldı ancak halen yeteri seviyede değiliz. Vali Ömer Doğanay’ın da vurgu yaptığı gibi Osmanlı döneminde engellilere verilen önemin kopyasını çeken Avrupa bizden 300 yıl geride iken yaptığı hamleler ve başarılı uygulamalar ile bizim önümüze geçmiştir. Tarihimizde olan bir durumu bizler ancak yeni yeni uygulamaya koyuyoruz. Belki biraz geri kalmış olsak da bu alanda ümit verici gelişmeler var. İşte bu proje de ümit verici gelişmelerden biri.

Empati yaptığımız zaman engellilerin yaşam koşullarının ne derece zor olduğunu anlayabiliriz. Ben diğer engel gruplarını bir başka yazıya bırakarak bu projenin konusu olan işitme engelliler konusuna temas etmek istiyorum.

Biran için kendimizi işitme engelli olarak gördüğümüzde karşımızdaki insanla nasıl anlaşacağımızı inanın bilemeyiz. Hastaneye gittiğimizde, karakola işimiz düştüğünde ya da herhangi bir resmi kurumda ne denli zorlanacağımız aşikardır. Bırakın bir resmi kuruma gitmeyi bakkaldan alışveriş yapmak bile inanın bazen işkenceye dönebilir.

Programda hazırlanan video gösterileri her alanda işitme engellilere yönelik özel hizmetlerin sunulması gerekliliğini ortaya koymuştur. Hepimizi duygulandıran bu sahnelerin dışında bir tiyatro sunumu yapıldı ki inanın ağlamamak için kendimi zor tuttum. Hani tiyatro gösterisinde yer alan insanları tanımasam veya bilmesem derdim ki bu insanlar profesyonel bir tiyatro grubunun üyeleridir. Değme sanatçılara taş çıkaran bir performans ile gösterilerini sunan ekibi yürekten alkışlıyorum. Bir konu bu  kadar mı güzel anlatılabilir. İstiklal marşının işaret dili ile okunması, türkülerimizin ve şarkılarımızın işaret dili ile canlandırılması, dualarımızın işaret dili ile Türkçe’ye çevrilmesi ne denli anlamlı bir olaydı. Bu gösterileri hazırlayanda, sunanlarda mükemmeldiler. Her birini ayrı ayrı tebrik etmek istiyorum, o güzel yürekli insanların her birini. Bir işitme engelli ailenin çocuklarını acil olarak hastaneye getirdiklerinde yaşayabilecekleri o derece güzel anlatıldı ki biran olsun insanlığımdan utandım. Neden işitme engellileri anlayabilecek bir eğitim almadım diye üzüldüm. Bir sonraki proje olur ise mutlaka dahil olmak isterim. Muhteşem bir başarıya imza atıldı. Ben gerek tiyatro gösterisinde hünerlerini gösteren kamu görevlilerine gerekse de bu projede yer alarak işitme engellilere yönelik dili öğrenen tüm kamu görevlilerine teşekkür ediyorum. Tabi ki projeyi hazırlayan, bu dili öğreten ve de bu projeye destek olan herkese teşekkür ediyorum. Artvin Valisi Ömer Doğayan’a ise ayrı bir paragraf açmak istiyorum. Böylesine bir projeye ön ayak olduğu için Valimizi ne kadar tebrik etsek azdır. İyi ki Sayın Vali bizim Valimiz. Adam gibi adam olmasının dışında da halkın valisi olma özelliğini taşıyor. Her soruna el atıyor, herkesin derdine derman olmaya çalışıyor. Binlerce kez teşekkürler.

Bu arada işaret dilini öğrenerek engellilere hitap eden bürokratları da unutmamak gerek. Gerek Rektörümüz Fahrettin Tilki gerekse de Belediye Başkan Yardımcımız Erkan Yazan ve diğer bürokratlarımıza da teşekkür ediyorum. Hepsi takdire şayandı. Hepsinden öteye de işaret dilini öğrenmek için çaba gösteren o temiz yürekli kursiyerlere teşekkür ediyorum. Kısa sürede başarılı bir şekilde işaret dilini öğrenerek ilimizdeki kamu teşkilatının işitme engellilerine yönelik daha kaliteli hizmet üretebilmesi, hizmetin ötesinde de onların devlet ile iletişime geçebilmelerinin yolunu açtıkları için ben hepsine teşekkür ediyorum.

Bence işaret dilini herkes öğrenmeli. Ticaret erbabından kamu personeline, siyasetçisinden bürokratına, işçisinden memuruna, sporcusundan taksicisine kadar herkes öğrenmeli. Öğrenmeli ki işitme engellilerinin topluma adapte olmaları ve daha kaliteli yaşam sürmelerinin yolu açılmalıdır. Bu hepimizin sorumluluğudur.

Bize gerçekleştirdikleri gösteriler ile farkındalık oluşturdukları ve bu büyük eksikliğimizi bizlere bir kez daha gösterdikleri için emeği geçenlere teşekkür ediyorum. Harikasınız ve iyi ki varsınız koca yürekli güzel insanlar…

Share
#

SENDE YORUM YAZ

7+5 = ?

İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER KÖŞE YAZILARI

  • Ganimet Hırsı, Resulullah’ın Emrini Bile Unutturmuştu

    22 Ocak 2018 Erhan Kırmızı, Köşe Yazıları

      Savaşın bir neticesi ve sonucu olan ganimet bazen gaye olabiliyor, bu da olumsuz neticeler doğuruyordu. Ganimeti gaye yapan etkenlerden biriside insanlardaki mal kazanma hırsı idi. Bu hırsın menfi sonuçlarının örnekleri çoktur. Hz. Peygamberin gönderdiği bir askeri birlik, baskın yapacakları yere vardıklarında, içlerinden biri atını koşturarak, insanları uyarıyor ve “Şahadet kelimesini söyleyin canınızı koruyun” diyor. Bunun üzerine hepsi Müslüman oluyor. Diğer askerler “Ganimeti bize haram ettin" diyerek arkadaşlarına çıkışıyorlar. G...
  • İslam Hakimiyeti ve Müslüman Hakimiyeti arasındaki farklar

    21 Ocak 2018 Erhan Kırmızı, Köşe Yazıları

      Müslüman Hakimiyeti demek her zaman için İslam hakimiyeti demek değildir. İslam Hakimiyetini kurmak için bu Hakimiyetin tesisinde Müslümanların görev alması beklenir ama bu mecburi değildir. Allah dilerse kâfir, münafık ve fasık bir adamın eli ile de dinine hizmet ettirebilir. İslam Hakimiyeti İslam dininin hakim olması demektir. Müslüman Hakimiyeti ise Müslümanların Hakimiyeti demektir. İslam Hakimiyeti ilkesel bir Hakimiyettir. Müslüman Hakimiyeti ise bir yerde müslümanların sayısal çoğunluğu ele geçirmesi demektir. Müslüma...
  • Komünizmde Kadınların Ortaklaşalığı Var mı?

    19 Ocak 2018 Erhan Kırmızı, Köşe Yazıları

      “..Bir topluluğa olan kininiz, sizi adaletsizliğe götürmesin…” Maide suresi, 8 Giriş Komünizm Türkiyede çoğunluk itibari ile elbette benimsediğimiz biz ideoloji değil. Toplumumuzun ekseriyetinin görüşü Komünizm ile bir birine zıttır. Fakat bu zıtlık “Bir topluluğa olan kininiz, sizi adaletsizliğe götürmesin.” Maide suresi, 8’in bize verdiği ölçü gereği, Komünizm hakkındaki görüşlerimizin de adaletsizliğe varmaması lazım. Çocukluğumdan beri komünizmde kadınların ortak olduğu sözlerini duyardım. Bu konuyu internette biraz ar...
  • AK Parti Eti Bakırdaki işten çıkarmalara müdahale edecektir

    18 Ocak 2018 Erhan Kırmızı, Köşe Yazıları

      Çünkü işten çıkarılan işçiler bu işten çıkarmanın faturasını AK Parti’ye keseceklerdir. Bu fatura elbette olumsuz fatura olacak ve AK Parti oy kaybetme tehlikesi ile karşı karşıya gelecektir. AK Parti pragmatist yapıya sahip bir parti olarak bu duruma seyirci kalması mümkün değil. 1000 kişinin işten çıkarılması büyük bir olaydır. 3-5 kişinin işten çıkarılması gibi değildir. Toplumsal bir olaydır, sadece Artvin için değil Türkiye hatta dünya için ilgi çekici bir olaydır. Siyaseti etkilememesi mümkün değil. Bu nedenle pragmatist b...