logo

Artvin Ülkü Ocakları Şehitler İçin Yürüdü

Artvin Ülkü ocakları tarafından düzenlenen şehitlere saygı yürüyüşü basın açıklamasıyla sona erdi.

Artvin Ülkü Ocakları önderliğinde Atapark önünde toplanan grup,  Cumhuriyet Caddesi üzerinden Halitpaşa Kavşağı’na yürüdü.  Türk bayrakları ve şehit posterleri eşliğinde terör karşıtı slogan atan Cumhuriyet Caddesi’ni uzun bir süre trafiğe kapattı.  Şehite saygı yürüyüşüne Artvin Ülkü Ocakları Başkanı İrfan Kuzu, partililer ve sendika temsilciler katıldı. Yürüyüşe ayıca Şehit Polis Özel Harekat Komiseri Tamer Aktaş’ın kızı Büşra Betül Aktaş’ta katıldı.

Halitpaşa Kavşağı’nda yeniden toplan grup burada saygı duruşu ve istiklal marşını okudu. Daha sonra Artvin Ülkü Ocakları Başkanı İrfan Kuzu tarafından basın açıklaması gerçekleştirildi.

Kuzu burada yaptığı açıklamada şu ifadelere yer verdi: “Vatan sana canım feda diyen herkesi saygıyla selamlıyorum. (slogan) Ülkemizin bağımsızlığı bütünlüğü ve cumhuriyet  uğruna canlarını hiçe sayarak ölüme koşan yurdumuzun ve dünyanın dört bir köşesinde şehitliklerde elbiseleri dahi çıkarılmadan bilinmeyen yerlerde kefensiz bazıları da mezar taşı olmadan ama görevini yapmış olmanın huzuru içerisinde, yatan kahraman şehitlerimizi rahmetle anıyor, minnet ve şükran duygularımızı sunuyorum. Savaş meydanlarında, canını hiçe sayan şehitlerimizin kanlarıyla boyanan bayrağımızın altında hala toplanabilmenin gururunu yaşıyorum.   Televizyonlar ardı ardına şehit cenazelerini gösteriyorlar. Ne yazık ki son birkaç gündür aynı manzaraları görmekteyiz. Ateş düştüğü yeri yakar, doğru! Kim ne derse desin, Türk bayrağına sarılı tabuta gözyaşlarını akıtan nişanlı kadar içimiz burkulmuyor. Elleriyle büyüttüğü yavrusunu en delikanlı çağında şehit veren annenin hissettiklerini anlamak çok zor… Evladını elleriyle toprağın bağrına bırakan babanın, duygularına tercüman olmak bile mümkün değil. Abisinin tabutu önünde çığlıklara boğulan kız kardeşin acılarını en Yanık türküler bile anlatamaz. İnsanın, insan olduğunu iddia eden hiç kimsenin kayıtsız kalamayacağı yürek burkan tablolar bunlar?

Milli iradeyi sadece kendine oy verenlerden ibaret bilen, mukaddes değerlerimizi hiçe sayan, milletimizin dini duygularını sömüren iktidar ülkemizi bölünmenin eşiğine getirmiştir. Açılım adı verilen ihanet sürecine her geçen gün yeni bir halka eklenmekte, yaşanan gelişmeler karşısında sözde hükümet ne yaptığını bilmediği bir tavır takınmaktadır. Hatta bu insanlar ellerini şehit tabutlarına koyarak teselli etmeye çalışmak yerine, siyaset yapmaktadır, Radyo ve televizyonlarda şehit haberleri sıradanlaştırılıp, olması gereken bir şeymiş gibi gösterilmektedir. Askerler ölür bu doğal bir süreçtir diyecek kadar insanlıktan yoksun ve umursamaz tavırlar sergilemektedirler. Bir siyasi parti lideri çıkıp asker polis ne için varlar şehit olacaklar gibi bir açıklama yapacak kadar ihanet içindedir. Bu ihanet halkalarından birine Almanya da sözde Ermeni soykırımı olduğunu iddia eden Türk kökenli bir vekil de dahildir. Almanya kendi tarihindeki ayıbı örtmek için kendini parayla satan bir hain bulup maşa olarak kullanmaktadır. Tasarıyı meclise getiren hain, ülkemizdeki terörist partiyle muhabbetini koruyan bir vatan hainidir. Kimse bizim ülkemizi kötü gösteremez ve yapmadığı bir şey le suçlayamaz. Tarihi şanlı başarılarla dolu olan Türk milleti yaptığı hiçbir şeyi inkar etmediği gibi sözüne güvenilir bir millet olduğunu dünyaya kanıtlamıştır. Ermeni soykırımını kabul etmiyoruz. Bu muhabbeti açanları kınıyoruz-Bu tavırlar karşısında bölücüler cesaretlendirmekte, askerimizi ve polisimizi sokak ortasında şehit ederek ellerini kollarını sallayarak gezmektedirler.

Ülkü ocakları Türkiye ve Türk Milleti’nin dara düştüğü, çıkmaza itilmeye çalışıldığı her dönemde umut ışığı olmuş, karanlık tüneli aydınlatmıştır. Siyasi tabloya bakacak olursak bölücü ve ayrıştırıcı siyasete, bu ihanet sarmalına kayıtsız şartsız dik duruş gösteren yegane yapı da Ülkü ocaklarıdır. Yaşanan bu rezilliği hiçbir vatandaşımızın sindiremeyeceğine inanıyoruz.

Önümüzdeki süreçte tarihi sorumluluğumuzu yerine getirmek adına herkesi üzerine düşen görevi yapmaya ve ihanete dur demeye çağırıyoruz. Ülkemizin yarınları için bu gün kaybedecek bir saniyemizin dahi olmadığını düşünüyor; milli, müreffeh ve büyük Türkiye’yi yeniden inşa etmek adına herkesi kutlu sancağımız altında toplanmaya davet ediyoruz.

Ülkü ocakları, yaşanan tüm bu ihanet sarmalını elbet çözecek ve sorumlularını yüce Türk milletinin önünde muhakkak yargılayacaktır. Türk töresinde de var olduğu üzere milletimiz emin olmalıdır ki; Ülkü Ocakları yaşanan olaylara asla tepkisiz kalmayacak, her daim mazlumun yanında zalimin karşısında olan tutumunu sonuna kadar büyük bir kararlılıkla devam ettirecektir. Biz bugüne kadar söz konusu millet ve devletin bekası olduğunda hiçbir zaman susmadık ve bundan sonra da susmayacağız.

Mücadeleye; Konuyorsa dalına bölücü leş kargaları: Dal kesilsin. Bölücüler şehre kadar iniyorsa dağdan: Yol kesilsin. Eğer ki askerime kurşun sıkıyorsa: Kol kesilsin. Bu vatana ihanet eden baş ise: Baş kesilsin. Diyerek devam edilmelidir. Sonra, bunun gibi bir bağırış, bir haykırış ile irkiliyorum. Evet, şehit cenazelerinin hemen arkasından yükselen haykırışlar çınlıyor kulaklarımızda: Şehitler ölmez, vatan bölünmez! Sahi, ‘Onlara ölü demeyiniz.’ buyuruyor Kader Sahibi. Böyle ölümler ağlanacak değil, gururlanılacak ölümlerdir. Bir kere ölüm yok olmak demek değilse ve şehitlik mertebesi Allah katında yüce bir makam ise o halde ne diye üzüleceğiz? Şehit cenazelerinin gölgesinden yükselen ‘Şehitler ölmez, vatan bölünmez’ bu söz kim bilir kimlerin yüreğine korku salıyor! Bu iman, bu yürek, bu kararlılık ne büyük ve tükenmez hazine. O halde korkaklık, ümitsizlik ve tembellik bizim kitabımızda yok! ‘Kaderin üstünde bir kader vardır!’

Ey şehit olmadan bir gün önce babasını arayıp helallik isteyen, gözünü kırpmadan vatan hainlerinin karşısına dikilen yiğitler! Ey karlı dağları kanıyla yıkayan Mehmetçik! Ey evladını kaybeden, ama kendini kaybetmemek için başını dik tutan, içindeki derin acısıyla birlikte gurur dolu gözlerle komutanlara selam duran babalar! Ey kalbinin durma noktasına gelmesine rağmen ‘Bir oğlum daha olsa o da vatana feda olsun’ diyen analar! Ey iki ay sonra evleneceği nişanlısını toprağa gömerken ‘Düğünümüzü cennette yapalım’ diyen sevdalı yürekler! Ey abisinin tabutu başında asker elbisesiyle beni de askere götürün diyen Nene Hatun’un torunu kız kardeş! Ey kocasını, kardeşini, yakınını kaybetse de kalbi vatan için çarpan vatanseverler! Ey olan bitenden habersiz, baba diye tabuta bakan, yetimliğin acı tadını ağzındaki çikolatayla karıştıran minicik yavrular! Ey bu ülkeyi gerçekten seven dostlar!

Unutmayın, şehitler ölmez, vatan bölünmez! Ne mutlu Türküm diyene” diyerek sözlerini tamamladı.

Daha sonra gurup sessiz bir şekilde dağıldı.

Ç.P.

Etiketler: » » »
Share
1250 Kez Görüntülendi.
#

SENDE YORUM YAZ

4+7 = ?