logo

reklam

Artvin Çoruh Üniversitesi Rektörüne Duyrulur…


Melih Sıddık Dalkılıç
melih_dalkilic@08olay.com

Tüm Selamların Yegane Sahibinin Adıyla BİSMİLLAH

Varlığım kudreti elinde olan ALLAH’A hamd olsun, yeniden yazmak nasip oldu. Son zamanlarda yazar olmaktan iyice sıkıldığımı fark ettim. Neden diye sorarsanız; Artvin gibi illerde doğruları dile getirdiğin zaman “Hain” ilan ediliyorsun. Maden konusunda doğruları yazdığında “Madenci” diye yaftalamıyorsun ya da bürokrasi hakkında yazdığında “Hükümeti” eleştiriyorsun diye algılanıyor. Geçen haftalarda beni rahatsız eden konuları ele aldım. Nasıl Ak parti içinde “Metal yorgunluğu”  dile geliyorsa aynı şekilde Bürokraside de bu yorgunluk var. Hele, hele “Feto’nun” getirdiği adamların yerine getirilecek olanlara iyi bakılması gerekiyor. Bu boşluktan faydalanacak olanlar var. Biz gördüğümüz gerçeği ne olursa, olsun yazmaya mükellefiz ancak ola ki; bizi gördüğümüz yanlış olsun. O zaman özür dilemesini de biliriz. Ancak ihanet asla ve kata yoktur. Yüce “YARADAN’IN” emirlerine yakın kim olursa onun yanındayız. Erdoğan’a ayrı bir hayranlık duymam da bu yüzden. Adam Türkiye’yi nereden nereye getirdi. Bunu görmemek mümkün değil. Dünya bile Türkiye’nin önlenemeyen yükselişini hayranlıkla izlerken; biz nasıl olurda göremeyiz. Anlamış değilim.

Peki; ben ne demek istiyorum. Artvin’de yazar olmak zor. Günde “üç sefer” gördüğün adamları eleştirmek zor, neredeyse her hafta bir kere çay içebileceğin adamların yanlışlarını yazmak daha bir zor… İşte demem o ki; biz eleştirilmeyi de göze alıp bütün doğru bildiklerimizi kaleme alıyoruz. Bazıları gibi güya basın mensubu olup aynı fikirleri paylaşmadığımız adamlara adlarının önüne niteleme sıfatları koyup; dost sohbetlerinde hedef göstermedik. Kimsenin ne dediği hani pek umurumda değil de “Dostun gül atması üzdü beni” dostun suskun kalışı ve görmezlikleri yordu beni. Artvin’de bizim gibi adamlara ihtiyaç var. Duyurulur. Çünkü biz susarsak meydan kimlere kalacak farkında değiller. Birilerine kızıp da yazmıyorum bunları, biliriz ki; her mevki, makam gelip geçici… Bugün zorluğu veren yarın bolluğu verir. Bugün bolluğu veren yarın zorluğu verir. Velhasıl kimseden çekinmeden yola devam edeceğiz. Sonuna kadar “Reis’in” yanındayız. Kim bu davaya ihanet ederse, kim güzel günlere giden yollara diken dökerse, dilimizin yettiği kadar, yüreğimizin yettiği kadar, en önemlisi kalemimizin yettiği kadar karşısında olacağız. Ömrümüz vefa ettikçe buradayız.

Bir de yazım devam ederken; Artvin’de bürokrasi ve siyaseti eleştirirken Muhtarlara da dokunmadan edemeyeceğim. Erdoğan’ın kendilerine verdiği değeri farklı yerlere çekip kendilerini “Vali” sananlar var. Özellikle bazı köy muhtarları muhtarlığı farklı algılıyor. Şimdilik durumun düzeltilmesinden umudum var. Ola ki durum düzelmezse ve dahası “Reis’in” verdiği yetkiyi kendi lehlerine kullanmaya devam ederlerse; o zaman bizde farklı yazacağız. Lakin bunlara destek verenlere de bir çift lafımız olur elbette…

Hadi bir de Artvin Çoruh Üniversitesi hakkında yazalım. Son zamanlarda hiç gündemime almadım. Mehmet Duman’dan sonra gözle görülebilir değişikliler var. Özellikle yeni Rektör Fahrettin Tilki döneminde değişiklik olacağı ortadadır. Ancak bir konu var ki Üniversite’nin önceliği olması gerekir. Artvin Çoruh Üniversitesi Şehir Yerleşkesinin girişi anayola çıkması gerekir. Hiçbir üniversite yoktur ki kampüs girişi ve çıkışı talihi yoldan olsun. Hani Fahrettin Tilki’ye duyurulur; Hocam iyi işler yapacağınızdan şüphemiz yok ancak tez zamanda Şehir Yerleşkesinin Nizamiyesini Anayola bağlayın. İstimlak mi edersiniz. Satın mı alırsınız bilmem ama bu durum gayet zaruridir.

Yine geldik kendime verdiğim sayfa kotasına. Birazda olsun şiirden, Edebiyattan ve sanattan bahis etmem lazım gelir ancak ülkemizin geçtiği dönem ortadadır. Güzel günler yakında hele bir gelsin o zaman sanatında, şiirinde en güzelini yazarız. Başka bir yazımda görüşmek dileğiyle…

Share
519 Kez Görüntülendi.
#

SENDE YORUM YAZ

4+9 = ?

İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER KÖŞE YAZILARI

  • Taşeron

    14 Aralık 2017 Erhan Kırmızı, Köşe Yazıları

      Taşeron bir işverenden, işyerinde yürüttüğü mal veya hizmet üretimine ilişkin yardımcı işlerinde veya asıl işin bir bölümünde işletmenin ve işin gereği ile teknolojik nedenlerle uzmanlık gerektiren işlerde iş alan ve bu iş için görevlendirdiği işçilerini sadece bu işyerinde aldığı işte çalıştıran diğer işverendir. Fransızca’daki "tacheron" kelimesinden gelir. Fransızca tacheron "başkasına ait yükümlülüğü ücret karşılığında üstlenen kimse, iş yüklenen kimse" sözcüğünden alıntıdır. Büyük bir işin yalnız kendi uğraşı alanına gi...
  • Taşeron Meselesinde Yumuşak Geçiş Yapılmalı

    13 Aralık 2017 Köşe Yazıları, Tolga Gül

    Türkiye taşeron işçilerin kadroya geçirilmesini tartışıyor. Kafaların karışık olduğu günlerde ben olaya başka bir bakış getirmek istiyorum. Bugün taşeron olayına bir başka bakışla bakacağım ve ülkemizde taşeron işçi çalıştıran şirketler yönünden olaya bakmak istiyorum. Öncelikle şunu belirtmekte fayda var ki ülkemizde taşeron meselesi çözülmesi gereken bir konudur. Bu konuyu halledelim derken ülkemizin son elli yılda gerçekleştirdiği özelleştirme adımlarından geriye adım atma noktasında da dikkatli davranmakta fayda vardır. Bugün taşeronlara...
  • Artvin’de Kaldı Yüreğim

    12 Aralık 2017 Gamze Boynueğri, Köşe Yazıları

    Artvin'de kaldı yüreğim siz bilmezsiniz... Bir Nisan tomurcukları aşkın adıyla sene 2016...Takvim yaprakları 24'nü gösteriyordu ve yelkovan akreple buluştuğu vakitti... Güneş yeni yeni vuruyordu kirpiklerimize... Sevda'nın, aşkın böyle hasret olupta, vuslata ermenin en sıcak, içten, samimi halini böylesine görmemiştim, yaşamamıştım, tatmamıştım ömrüm boyu... Yürek yüreğe sığmaz, bazen de bakışlar bakışlara... Tebessüm gülümsemelere, avuç içi sıcaklıkları sığmaz avuç içimize... Parmaklarımız mahpus demirleri sıklığında birbirlerine kilitlenmiş.....
  • Berta (Ortaköy) için yapılması gereken birkaç şey

    12 Aralık 2017 Erhan Kırmızı, Köşe Yazıları

      Geçen hafta Cuma günü milletvekili aday adaylarımızdan Sayın Akay Tekin Bey ve Hilmi Yazıcı Bey ile birlikte önce Ardanuç Geçitli Köyü muhtarı Hakan Öztürk’ü, sonra da Berta’yı (Ortaköy) ziyaret ettik. Berta 750 haneli ve yaklaşık 3000 nüfusu olan bir yer. Berta Nerdeyse küçük bir ilçe. Berta’da bankamatik olup olmadığını sordum, yok dediler. Sadece bir posta telgraf acentesi olduğunu söylediler. Bence Berta’da bir banka şubesi ile birlikte bir bankamatik olmalı. Yakın zaman önce Artvin AK Parti merkez ilçe başkanı seçilen Be...