logo

Artvin Belediyesi’nden Türk-Gürcü Dostluk Gezisi

 

Artvin Belediyesi meclis kararı doğrultusunda Kentsel dokuyu ve kentsel rekreasyon alanları incelemek ilimizde uygulanabilirliği kapsamında teknik incelemelerde bulunmak üzere Belediye Başkanı Mehmet Kocatepe başkanlığında meclis üyeleri Ahıska, Tiflis ve Batum ziyaretlerini tamamlayarak Artvin’e döndü.

 

Artvin Belediye Başkanı Mehmet Kocatepe belediye hizmetlerinin yurt dışındaki uygulamalarını yerinde görmek için belediye meclis üyeleriyle 21-23 Temmuz tarihlerinde Gürcistan’da ki 3 ile gezi düzenlediklerini söyledi.

‘Ahıska’da Ecdadımızın İzi Duruyor’

Ahıska ziyaretinin derinden etkilediğini dile getiren Başkan Kocatepe,         “eskiden şaşalı dönemlerde dedelerimizin, ecdadımızın yaşadığı ve sonra terk etmek zorunda kaldığı topraklarda ki izlerimizi mazimizi gördük. Bu bizi derinden etkiledi” dedi.

Kocatepe, geziye 9 belediye meclis üyesinin katıldığını 5 arkadaşımız da değişik sebeplerden katılamadığını ifade ederek şunları söyledi: “Gelen arkadaşlarımızla birlikte inanılmaz 3 gün geçirdik. Artvin’den Cuma Sabah 8’de çıktık. Ardanuç üzerinden Ardahan yolu üzerinde ki Bilbilan yaylasına gittik. Orada müthiş bir doğa bizi karşıladı. İlçelerimizden yaylaya gelen hemşerilerimizle birlikte olduk. Oradan Ardahan’a geçtik. Ardahan Belediye Başkanı arkadaşımızı ziyaret ettik. Orada şehrin yazarlarının biblosu yapılmış, o bibloları parka koyacaklarmış. Bu bizi etkiledi. Belki Artvin’de de böyle bir çalışma yapabiliriz. Oradan Türkgözü Gümrük kapımıza gittik. Oradan Gürcistan’a geçtik. Artvin’de güreş Antrenörü yapan Zaza Vardidze arkadaşımız bizi karşıladı. Yarım saatlik bir yolculuk sonrası Ahıska’ya vardık. Yol üzerinde Türk köylerini gördük. Camisiyle, mimarisiyle Türk köyü olduğu belli. Bu köylerde artık çok Türk yaşamıyor. Ağırlıklı olarak Ermeniler yaşıyor. Bu köylerden bir tanesi olan Vale köyünü ziyaret ettik. Köy bildiğiniz yok olmaya terk edilmiş. Çok duygusal bir durumdu. Biz orda eskiden şaşalı dönemlerde dedelerimizin, ecdadımızın yaşadığı ve sonra terk etmek zorunda kaldığı topraklarda ki izlerimizi mazimizi gördük. Bu bizi derinden etkiledi. Gürcistan’la Türkiye arasında burada kaç tane kilise yapılırsa, orada da o kadar cami yapılır diye bir mutabakat var. İnşallah bu çerçevede oradaki bu camiler tadilat edilir. Ahıska’da Rabat Kalesi var. Bu kale Osmanlı’nın 400 yıl idare ettiği bir kale. Bu kale Artvin Kalesinden 100 kat daha büyük. Çok büyük bir arazi üzerine kurulmuş. Orada camisinden kilisesine eski eserleri canlandırmışlar. Kalenin içerisi çok güzel peyzajlanmış. Her şeyi ile tarihi havasını koruyor ve bu kalede en önemlisi sosyal yaşam alanları çok fazla. Bu kalede bir akşam yemeği yedik. Kalenin gezilecek çok yeri var.  Camimizi gezdik. Kalenin zirvesinde horon oynadık. Kale nice zamandır tulum sesi duymamıştır. Buda oraya bizden bir hatıra olsun dedik. Tulum bizim kültürümüz, orada Gürcüler tulum çalmıyor” dedi.

‘Türkiye’yi Garantör Ülke Olarak Görüyorlar’

Başkan Kocatepe, Tiflis Belediye Başkanı DavitNarmania’ya yaptığı ziyarette, Narmania, İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Kadir Topbaş’la               Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan’ın fotoğrafının önünde çektirdiği fotoğrafı göstererek; Türkiye gibi güçlü bir devletin yanlarında olmasının kendilerine güven verdiğini ve Türkiye’yi kendilerinin garantörü gibi gördüklerini söyledi.

Kocatepe, Ahıska’da ki bu gezimizin ardından Tiflis’e geçtik. Yol üzerinde Gori’de mola verdik. Burası Rusya tarafından 2008’da bombalanan bir yer. Orada insanlarla konuştuk. İnsanlar halen tedirgin. Buradaki moladan sonra Tiflis’e vardık. Burada sıcak bir karşılama ile karşılandık. Burada Üniversite Rektörüyle bir randevumuz vardı. Bizim ziyaret ettiğimiz üniversite kilisenin açtığı bir üniversite. Mütevelli heyet başkanı bir papaz. Üniversitede ilahiyatın dışında bütün bölümler bulunuyor.  Biz oradaki öğrenci gruplarını ve akademisyenleri davet ettik. Hemen arkasından Tiflis Belediye başkanını ziyaret ettik. Kendisiyle Avrupa Konseyi Yerel Meclisinden tanışıyorduk. Biraz Avrupa konseyi çalışmalarından bahsettik. Bize İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Kadir Topbaş’la               Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan’ın fotoğrafının önünde çektirdiği fotoğrafı gösterdi. Yanlarında Türkiye gibi güçlü bir devletin olmasının kendilerine güven verdiğini ve Türkiye’yi kendilerinin garantörü gibi gördüklerini söyledi.”

Başkan Kocatepe,Tiflis ve kutaisi ziyaretlerinde Artvin’e model olabilecek birçok proje gördüklerini belirterek şunları söyledi. “Öncelikle gördüklerimiz arasında teleferik bizim için önemliydi. Çünkü orada ki teleferik Artvin’de yapacağımızın neredeyse aynısı. Şehrin ortasından çıkması nedeniyle Artvin’dekine çok benzeyen bir görselliğe sahip. Teleferikle eski Tiflis adı verilen yere çıktık. Zirveden şehrin eşsiz bir güzelliği var. Şehirde çokça kilise var. Biraz işi abartmışlar dersem mübalağa etmiş olmam. Dini muhtevalı yapı çok sayıda. Hâkim tepeleri dini içerikli yapılar koymuşlar. Şehrin ortasından geçen bir nehir var. Bu nehir asla bizim Çoruh nehrine denk değil. Bir defa kirli bir nehir. İnsanlar bu nehirde kayıklarla tur atıyorlar. Üzerinde çok güzel bir cam köprü gördük. Gürcü Ana heykeli de şehrin simgelerinden bir tanesi. Şehirde Azerilerin yoğunlukla yaşadığı bir mahalle var. Oradaki bir cami var. Orada ki Müslüman kardeşlerimizle bir araya gelerek sohbet ettik. Akşam yemeğimizi tarihi bir handa yedik. Gürcü ve Türk yemeklerinin bir birinden farklı olduğunu gözlemledik. Yiyebileceğiz şey hinkal ve haçapuri. Bunları dışında da armut suyu, değişik bitki suları var. Birinci Dünya Savaşı yıllarından kalma tarihi biri otelde kaldık. Tiflis gezisi sonrası Kutaisi şehrine uğradık. Kutaisi dünyada en eski tarihe sahip 6 şehirden bir tanesi. Burada belediye başkanı bizi karşıladı. Oradaki Üniversite rektörü de Artvin’e sık gelip gidenlerden biri. Şehir kavşak düzenlemeleri, tarihi binaların dizaynı, tiyatrosu, çok geniş parkları ve caddeleri olan harika bir şehir. Artvin’de benzeri şeyleri yapma adına burada gördüklerimiz ufkumuzu açtı. Kutaisi’ de tarihi müzeyi gezildik. Milattan önce 4 bin yıllarından başlayan ve günümüze kadar gelen, içinde İslam kültüründen parçalarında bulunduğu bir medeniyet müzesi. Artvin için düşündüğümüz müzenin tamda bir örneği. Artvin’de yapacağımız müzeye örnek alabileceğimiz tarzda bir yapı. Her şeyi cam fanusların içine koymuşlar. Silahlarında hediyelik eşyalarına, kıyafetlerinden, yazmalarına, resimlerine, günlük yaşamda kullandıkları her şeyi orada gördük ve işte Artvin’de olması gereken müze bu. Bu açıdan Kutaisi bize müze noktasında ciddi bir ufuk açtı.

‘Batum’dan Artvin’e Turist Getirmek için görüşmeler yaptık’

Batum’da ilk olarak şehir merkezindeki cami ve etrafında ki mahallelerdi. Bu mahallerde Artvin’den giden esnafları görmek mümkün. Camide Osmanlının son döneminde yapılmış ahşap mimari ağırlıklı bir cami. Şehirde arkadaşlarımız hediyelik eşya alıp çay filan içmek için biraz dolaştı. Akabinde Batum Belediye başkanının misafiri olduk. Batum Artvin ilişkilerini konuştuk. Artvin’le ilgili duygularını bizimle paylaştılar. Sonra başkonsolosluğumuzun bizim için düzenlediği etkinliğe katıldık. Başkonsolumuzla ve çalışanlarımızla konuştuk. Batum’a son dönemlerde gelen Arap turistleri Artvin’e getirmenin yollarını görüştük.  Başkonsolosumuz orya turist getiren firma yetkilileri ile konuşacak. Uygun bir zamanda orya gidip ya da onları buraya getirip ilimizin turizmi değerlerini onları anlatacağız. Batum’a giden turların Artvin’e gelmesi içinde bir çalışmamız olacak. Batum Turistlere eğlence noktasında güzel şeyler sunuyor ama alternatif etkinlikler noktasında eksikler. Bizde o eksik noktaları Artvin olarak tamamlayacağız. Batum uluslararası havaalanına gelen turistleri, tur şirketleriyle konuşup ilimize getirmenin planlarını Batum başkonsolosumuzla beraber yapacağız. Bu gezilerde ki en önemli işlerlimizden biride bu oldu” diye konuştu.

‘Türkiye’nin gücünü kardeş, dost ülke olan Gürcistan’da görmek bizi de mutlu etti’

Ufuk açıcı bir gezi olduğunu yaptıklarını belirten Kocatepe “ Gürcistan- Türkiye ilişkilerinin geldiği noktaya baktığımızda onlar Ülkemize abi devlet modeli çizmişler. Özellikle Rusya ile olan sorunlarında Türkiye’nin dik duruşunu büyük sevinçle karşılıyorlar. Türk Gürcü dostluğunun tarihsel geçmişine baktıklarında bu dostluğunun günümüzde de olması gerektiğinin farkındalar. Türkiye’nin gücünü kardeş, dost ülke olan Gürcistan’da görmek bizi de mutlu etti. Türkiye artık Edirne’den Kars’a kadar bir yer olmadığını gördük. Türkiye çok büyük bir medeniyetin temsilcisi. Biz sahip çıkmadığımız noktada dedelerimizin mirası yavaş yavaş yok ediliyor. Bu coğrafyada bu yok edilişin sancısını çekiyor. Bu noktada Gürcistan bizim önümüzde net bir örnek. Gürcistan’da her gittiğimiz yerde Anadolu insanı refleksi gördük. Bu gezimiz iki ülke ilişkileri için bir tadımlıktı. Onları da etkinliklerimize davet ettik, gelecekler. Dedelerimizin barış ve huzur içinde yaşadığı bu topraklarda, torunları da aynı gaye ile duruşla yaşamaya devam edecek.

( Basın Yayın ve Halkla İlişkiler Müdürlüğü )

Share
323 Kez Görüntülendi.
#

SENDE YORUM YAZ

6+10 = ?