logo

Artvin, AK Partili Belediye Olduktan Sonra Kabuğunu Kırdı


Tolga Gül
tolgagul@08olay.com

Geçtiğimiz günlerde yaklaşık beş yıldır Artvin’e gelmeyen bir arkadaşım Artvin’e geldi. Bu arkadaşım ile Artvin’e gelmeden önce yaptığımız görüşmelerde sürekli olarak Artvin Merkez’in çok değiştiği üzerine sohbetler yapıyorduk. Bu değişim ile ilgili olarak büyük bir merak uyandıran benim söylemlerim karşısında arkadaşımda büyük bir merak uyanmıştı. Bu değişimi bizzat kendi gözleriyle görmek istediğini söyleyen arkadaşım ile yaptığımız Artvin gezisi sırasında arkadaşımın söylemi tam olarak “Artvin AK Partili Belediye olduktan sonra kabuğunu kırmış” oldu.

Şöyle bir baktığımda bende benzer şeyler düşünüyordum. 30 Mart 2014 öncesi ile bugünü kıyasladığımda neredeyse bir kasaba görünümündeki Artvin’in bir şehir havasına girdiğini görmemek mümkün değildi. Şehir merkezine giriştin, şehir merkezinin Kafkasör’e doğru çıkışına kadar bir çok noktada bu değişimi fark edebiliyorsunuz. 2014 öncesinde sorun olan bir çok konu çözüme kavuşmuş olmasının yanı sıra Artvin’de çok önemli yatırımlarda hizmete girmişti. Artvin Belediyesi’nin AK Parti’ye geçmesinin iktidarın nimetlerinden faydalanması anlamına geleceğini savunanların haklı çıktığını bugün görüyor olmak ve de dışarıdan gelen bir insanın da bu değişimi fark etmiş olması inanın çok mutlu edici bir durum.

Öncelikle size arkadaşımın ifadelerinden bahsetmek istiyorum. Bu arkadaşımın ifadeleridir: “ Tolga, Artvin’e daha önce geldiğimde kabuğunu kıramamış, kendi haliyle kavrulan, belediyecilik hizmetlerinden yeterince faydalanamamış, iyi niyetli bir biçimde hizmet verilmeye çalışılsa da çok başarılı olunamamış bir şehir havası gözlemliyordum. Hatta o tarihlerde geldiğim de Artvin bir türlü neden değişmiyor ve gelişmiyor diyordum. Bu durumun nasıl çözülebileceği konusunda kafa yorarken, bugün Artvin’e geldiğimde Artvin’deki değişime inanamadım. Kafa yapısı olarak iktidar partisine yakın olmamama karşın iktidar belediyelerinin İstanbul’da yaptığı hizmetleri görünce inanın Artvin’de de mutlaka bir değişim olması gerektiğini savunuyordum fakat yine de siyasi düşüncelerim gereğince de değişmesini istemiyordum. Hani, Artvin bir kaledir ve bu kalenin yıkılmamasını istiyordum. Bu düşüncede olmama rağmen Artvin’in hizmet alabilmesinin yolunun da iktidar partili bir belediyeye geçmesinde bulmuyor değildim. Belki 30 Mart 2014 Pazar akşamı Artvin Belediyesi’ni iktidar partisinin almasına üzülmüş olsam da bugün iyi ki bu değişim gerçekleşmiş diyebiliyorum. Siz Artvin’de yaşayanlar belki bu değişimin farkında olamayabilirsiniz. Nihayetinde her gün bu şehirde yaşadığınız için değişim ve gelişimin farkına varamayabiliyorsunuz. Ben tam 5 yıl sonra bu şehre yeniden geldim ve gördüm ki Artvin çok değişmiş ve gelişmiş. Adeta kabuğunu kırmış. Çoruh Park’tan, Çayağzı Mahallesi’ndeki değişime, üniversite bölgesinden şehrin yeni giriş yollarına kadar bir çok alanda değişimi görebiliyorum. Eskiden İskebe’ye gittiğimde yanan çöplükten etrafa saçılan pis duman kokusundan dolayı bu mahallede durmak bile istemiyordum. Hatta bu mahalledeki tanıdıklarımızın anlattıkları beni bir hayli üzüyordu. Bugün bu çöpün kaldırıldığını ve yerine çok daha güzel yatırımların yapılmış olması açıkçası beni heyecanlandırdı. Hele o yürüyen merdivenleri görmek, Kültür sokağında yürümek adeta büyükşehirde yaşıyor havası veriyor insana. Mükemmel bu hizmetler. İnanıyorum ki bu değişim daha da sürecektir. Bir mantalite değişimi bu derecede şehre yansır mıydı? Ben bu yansımayı gördüm. Vallahi tebrik ediyorum bu değişimin mimarlarını. Umarım artarak devam eder. Tabi ki bazı eksikler de yok değil ancak zamanla bunlarda değişecektir ve gelişecektir. İstanbul’dan Artvin’i takip ettiğimde de bu değişimin farkını görebiliyordum. Artvin’deki tanıdıklarıma, sana ve diğerlerine sorduğumda da aldığım yanıtlar sevindiriyordu. Ayrıca bir çok kültür ve sanat etkinliklerinin Artvin’de yapıldığı haberlerini ulusal medyadan görmekte mutlu ediyordu. Ne diyeyim, gayet güzel olmuş”

Evet, arkadaşımın sözleri bu şekilde. Kendisi belki de haklıdır. Bizler her gün aynı şeyleri gördükçe değişimin farkına varamıyoruz. Dışarıdan bir göz bu değişimi hemen fark edebiliyor.

Sizlerde Şöyle Bir Mukayese Yapın 2014 İle Bugünü

Şimdi ben sizleri 2014 öncesine götürmek istiyorum. Bunu yaparken de geçmiş yönetimleri eleştirmekte istemiyorum. Kaldı ki onlarında bu şehre kattıkları çok güzel ve büyük hizmetler var idi. Geçmişteki belediye başkanlarımızın bu şehre katkıları asla unutulamaz. Her birine ayrı ayrı minnettarlığımızı sunuyorum ancak iktidar partili bir belediyenin avantajlarını görmezden gelemeyiz. Artvin 2014 öncesinde kendi yağışla kavrulan, kendi ürettiği kaynaklarla hizmet yapmaya çalışan bir belediyecilik anlayışından iktidarın nimetlerinden de yararlanan bir belediyecilik anlayışına dönüldü. Haliyle de devletin kurumlarının büyük bir bölümünün de bu hizmetlere yardım ettiğini iktidar belediyesi ile birlikte yaşamaya başladık. Burada tabi ki AK Parti’nin başarılı bir milletvekilliği dönemi geçiren Dr. İsrafil Kışla’nın ve İl Başkanı Av. Erkan Balta’nın katkılarını görmezden gelemeyiz. Ayrıca İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Kadir Topbaş’ın da desteklerini unutamayız. Her birine teşekkürlerimizi sunuyoruz ancak bütün bu organizeyi yapan Mehmet Kocatepe’nin çalışkanlığını ve projeciliğini de unutmamak gerek diyorum. Kocatepe, farklı bir vizyon ile şehri yönetti. Bir çok projesine inanasımız gelmiyordu. Yürüyen merdivenlerden Kültür Sokağı’na, yeni şehir giriş yolundan hayvan rehabilitasyon merkezine kadar yüzlerce yatırımı bugün yaşıyor isek birazda Kocatepe’nin dışarıdan bir göz ile bu şehre hizmet vermeye başlamasına bağlamak gerek.

Bilmiyorum benim bu yazımdan sonra sizlerde bir değerlendirmede bulundunuz mu? Şöyle bir geçmişe döndüğümüzde eski Artvin ile yeni Artvin’i mukayese edebiliyor musunuz? O dönemlerdeki Artvin’de yaşamak ile bugün ki Artvin’de yaşamak arasında bence dağlar kadar fark var. O günlerde insanların gezebilecekleri, görebilecekleri ve zaman geçirebilecekleri çok imkan yok iken bugün onlarca alternatif bulabiliyoruz. Bu değişimin bir sonucudur. Değişim aynı zamanda müteşebbislere de yansıdı. Onlarda daha farklı yatırımlarla değişime destek verdiler. Değişim her zaman yarar verir diyorum ve değişimden dolayı mutlu olduğumuzu bir kez daha belirtmek istiyorum.

08.08.2018 Fuarında Bu Sefer Artvin’i Tanıttık

Yazımın son bölümünde özellikle geçtiğimiz Salı akşamı muhteşem bir konser ile son bulan Artvin Fuarı’ndan bahsetmek istiyorum. Belki eksikleri bulunabilir ancak her yönüyle bir önceki fuardan on kat daha iyi bir fuar ile veya tanıtım günleri ile karşı karşıya kaldık. Daha güzel etkinlikler, bir öncekine göre daha profesyonel bir yaklaşım, dolu dolu etkinlikler ve de en önemlisi Artvin’i tanıttığımız günleri geride bıraktık. Benim öteden beri savunduğum şeyde buydu. Fuar şirketlerine para kazandırmak için Artvin’i tanıtmamak değil aksine Artvin’i anlatmak ve tanıtmak hedef olmalıydı. Bu fuarda bence biz bunu yaşadık. Başarılı bir fuarı hep birlikte yaşadık. Fuarda stant açanların yüzlerinin daha çok güldüğü bir dönemi geçirdik. Artvin halkının adeta Çoruh Park’a akın ettiğine şahitlik yaptık. Belki birazcık zaman dilimi fazla idi ve bu ilgiyi azaltmış veya yorgunluğu arttırmış olabilir ancak yine de büyük bir başarıya imza atıldı. Daha da geliştirilip değiştirilebilir bence. Sonuçta bir mantalite değişimi oldu. Bu yıl ki eksikler gelecek yıl giderilir ve daha da başarılı bir tanıtım organizasyonuna imza atılabilir. Emek verenlere teşekkür etmek gerek. Yorucu bir organizasyonu başarıyla tamamladılar. Her şeyden önemlisi de amacına ulaştı. Bu konuda olumlu yönde eleştirilerim ve katkılarım olacaktır. Bunları da ilgililere yapacağım. Hatırlarsanız geçtiğimiz yıl Artvin dışından onlarca işletmeci Artvin’e gelmiş ve Artvin’de başka yörelerin ürünlerini tanıtmışlardı. Bugün görüyoruz ki Artvin’deki işletmeler ve kuruluşlar Artvin’in yöresel ürünlerini ve hizmetlerini tanıtıp anlattılar. Doğru olanda bence buydu.

Bazen bizler genelde şöyle bir hataya düşüyoruz. Profesyonel bir yapıyı kolay kolay kabul etmiyoruz. Daha amatörce etkinliklere ve organizasyonlara imza atılmasını daha doğru görüyoruz ancak artık dönem bu dönem değildir. Bu tür organizasyonların daha profesyonel yapılara dönüşmesi gerekiyor. Amatör ruh artık yeterli olmadığı gibi bir çok noktada eksikleri görmemizi de engelliyor. Nihayetinde bu ilin tanıtımı gerekli ise bu tanıtımında doğru yapılmasında fayda var. Fuarda gördüğüm en büyük eksiklikte tamda bu noktada. Basını daha fazla işin içerisine çekmekte fayda var. Gelecek yıllarda bununda yapılacağını düşünüyorum. Belki bu yıl ki etkinlik ülkemizin içerisinden geçtiği ağır ekonomik sıkıntıların gölgesinde kalmış olsa da bence başarılı bir 7 gün yaşanmıştır. Çoruh Park’a gelen vatandaşların yüzlerine baktığımızda bu organizasyonun bir öncekine oranla daha başarılı olduğu izlenimini alabiliyorsunuz. İşte buradan bir adım ileriye gitmek gerekiyor. Gelecek yıl daha organize ve gelişmiş ve de çeşitliliği arttırılmış bir tanıtım günleri düşüncesine girer isek sanıyorum amacımıza yönelik hareket etmiş oluruz. Amaç bu ilin tanıtımı ise bu tanıtımın profesyonellikten uzak olması beklenemez.

Tanıtım günlerine emek veren herkese bir kez daha teşekkür ederek tadı damağımızda kalan bir 7 gün olduğunu son kez vurgulayalım.

Share
436 Kez Görüntülendi.
#

SENDE YORUM YAZ

8+1 = ?

İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER KÖŞE YAZILARI

  • Yürüyen Merdivenleri Kazandırdığı İçin Kocatepe ve Ekibine Teşekkür Ediyorum

    13 Aralık 2018 Köşe Yazıları, Tolga Gül

    Bazen bir takım duyumlara ve söylemlere şahit oluyorum ve de bunlara çok üzülüyorum. Kocatepe döneminde bir şey yapılmadığını söyleyenlerin olması gerçekten de çok üzücü. Hani burada yapılanları yazmaya kalksam 30-40 sayfa yazacağım yatırım ve hizmet çıkarda şimdilik kalsın diyerek kendimi engelliyorum. İnsafsız olmamak gerek. Sadece bir yürüyen merdivenin yapılması bile geçmişte bir seçim kazanma sebebi olabilirdi. Bugün Kocatepe döneminde yüzlerce hatta binlerce yatırım ve hizmet yapılmışken hiçbir şey yapılmamış demek birazcık insafsızlık ol...
  • TOPLUM HAYATINI DÜZENLEYEN KURALLAR

    11 Aralık 2018 Erhan Kırmızı, Köşe Yazıları

    1.DİN KURALLARI 1.1.Tanım Allah tarafından konulmuş olan, peygamberler ve kutsal kitaplar aracılığı ile insanlara iletilmiş olan kurallardır. 1.2.Din Kurallarının Uygulanma Alanı Din, evreni yaratan ve yöneten insanüstü ilahi bir varlığa inanmayı ve ona ibadet etmeyi emreder. İnsanların Tanrı ile olan ilişkilerini düzenler. Bununla beraber, bütün dinler insanların sadece Tanrı ile olan ilişkilerini değil, insanlar arasındaki ilişkileri de düzenleyen hükümleri (emir ve yasaklar) içerir. Bir diğer deyişle, dinler hem uhrevi (öteki al...
  • İRTİFAK HAKLARI

    10 Aralık 2018 Erhan Kırmızı, Köşe Yazıları

    1.KAVRAM VE TANIM İrtifak sözlükte “bir şeye dayanmak, ondan faydalanmak” anlamına gelir. İrtifak hakları, sahibine konusu olan eşyayı doğrudan doğruya kullanma veya ondan yararlanma veya her ikisine birden sahip olma yetkisini veren sınırlı bir ayni haktır. 2.İRTİFAK HAKLARININ FARKLI TASNİFLERİ 2.1. İrtifak Hakkından Yararlanma Yetkisinin Kapsamı Açısından A-Tam Yararlanma İrtifakı İrtifak haklarından intifa hakkı hak sahibine eşyadan tam yararlanma yetkisi verir. B-Sınırlı Yararlanma irtifakı İntifa dışındaki irtifak...
  • MUTLAK HAKLAR

    09 Aralık 2018 Erhan Kırmızı, Köşe Yazıları

    M 1.Tanım Mutlak, kayıt altına alınamayan, kendisine bir sınır biçilemeyen demektir. Sahibine maddi ve manevi olmayan mallar ile kişiler üzerinde geniş yetkiler veren ve herkese karşı ileri sürülebilen haklardır. Mülkiyet hakkı, telif hakkı, ayni haklar, intifa hakkı, velayet ve vesayet hakları mutlak haklara örnektir. Bu hakları herkesin ihlal etmesi mümkündür, bu yüzden herkese karşı ileri sürülebilir. Herkes mutlak haklara uymak ve saygı göstermekle yükümlüdür. Mutlak haklar, hukuk düzeninin belirlediği sınırlar içinde kalmak sure...