logo

Arapların Dört Siyasi Dâhisi


Erhan Kırmızı
erhankirmizi@08olay.com

 

Dühât-ı Arab (Arap dahileri): İslâm siyasî tarihinde zekâ ve kabiliyetleriyle tanınmış bazı şahsiyetler hakkında kullanılan bir tabir.

Dört Dahi Ve Meziyetleri

1.Muaviye b. Ebi Süfyan: Acele davranmayıp, işlerin neticesini beklemekte ve uslulukta Muaviye b. Ebî Süfyan[1] Ağırbaşlılıkta, işleri teenniyle takip etmede ün yapmıştır.(Ancak bazı kaynaklara göre, bu zat, Muaviye b. Ebih’dir).

Fakat Muâviye b. Ebû Süfyân’ın aslında fevkalâde bir aklî güç ve kudrete, büyük bir muhakeme kabiliyetine sahip olmadığını, ancak elindeki maddî ve siyasî imkânlar sayesinde menfaatlerini gözettiğini, yakınlarının ve hatta rakiplerinin bile istek ve arzularını hesaba katarak hareket ettiğini, hasımlarını bazan mevki ve makam vaadleriyle, bazan da propaganda ve komplolarla bertaraf ederek siyasî bir deha örneği ortaya koyduğunu söyleyenler vardır.[2]

2.Amr b. As: Arapların siyaset dâhîsi Amr b. Âs[3] dır. En zor meseleleri çözmede mahir olmakla ün salmıştır. [4]

Hazreti Ali’ye (ra) biat etmeyip halifeliğine karşı çıktı. Ancak, iç karışıklıklara dahil olmayıp ortalığın sakinleşmesini bekledi. Bu tavrını Cemel Savaşı sonrasına kadar devam ettirdi. Bu tarihten sonra halifelik konusunda Muaviye’den yana tavır aldı ve Emevi Saltanatının kurulmasında katkısı oldu. Sıffin Savaşı’nda Emevi Ordusunun tam mağlup olacağı sırada, mızrak uçlarına Kur’an sayfalarını taktırarak yenilgiyi önledi. Taraflar arasından seçilecek iki hakemle olayın barış yoluyla halledilmesini teklif etti. Hazreti Ali, Ebu Musa el Eşari’yi, Muaviye de Amr’ı hakem seçti.

Zeki bir siyasetçi olan Amr ibnü’l As’ın, Ebu Musa’ya hile ile Hazreti Ali’yi halifelikten azlettirip, daha sonra kendisinin de Muaviye’yi halife ilan ettiğine dair görüş yaygındır. Bu olaydan sonra Muaviye’ye bağlı Mısır valisi olup vefatına kadar bu görevde kaldı.[5]

3.Muğire b. Şu’be: Anında karar vermekte Muğîre b. Şu’be, [6] Büyük işler adamı olarak meşhurdur. [7]

Muğire b. Şu’be, büyük meseleleri halletmekte son derece mahirdi. Bir dava ne kadar müşkil olursa olsun, onu çözmek için mutlaka bir çıkar yol bulurdu. En dehşetli hadiseler karşı­sında dahi şaşkınlığa kapılmaz, soğukkanlı olarak bir hâl çaresi bulurdu. Bilhassa devletler arası münasebetlerde vakar ve sükûnet içinde hareket ederdi. Zaten onun dehası bu meziyetinden ileri geliyordu.[8]

4.Ziyad b. Ebih: Küçük-büyük her hususta işleri çevirebilen maharetiyle ünlüdür.[9] Büyük küçük her işte üstün görüşlü olmada dahi olan Ziyad b. Ebih’tir. [10] Ziyad b. Ebih ayrıca sert bir kişiliğe sahip idi.

Muaviye‟nin siyasetinin inceliği hilm idi, ancak Ziyad b. Ebih gibi sert valilere göz yummuştur.[11]

Ziyad, halkı devlete ve otoriteye itaate davet için yaşadığı dönemin en önemli  propaganda araçlarından biri olan hitabeti kullanmıştır. Hitabetlerinde genel olarak korkutma ve tehtid unsurları vardır.[12]

Yönetimde şiddete başvuran ve Muâviye’nin saltanatını güçlendiren ilk kişi olarak tanıtılan Ziyâd b. Ebîh dört Arap dâhisinden biri kabul edilir. Bu dört kişi arasında insanları iyi yönetmek ve müşkülleri halletmekle meşhur olmuştur. Amr b. Âs’ın onun için, “Bu genç Kureyş’ten olsaydı Araplar’ı asâsıyla yönetirdi” dediği nakledilir. [13]

Dört Dahi Müsellematının Tenkidi

Dühât-ı Arab’ın dört veya beş kişi olduğu hakkındaki bu yaygın kanaatin aksine meşhur Mâliki kadısı Ebû Bekir İbnü’l-Arabî, Amr b. Âs ve Ziyâd b. Ebîh-ten bahsederken onlara dâhi denmesinin doğru olmadığını söyler. Ona göre Amr b. Âs’tan daha zeki ve daha maharetli sahâbîler vardı; sahabe ve tabiînden birçoğu zekâca Ziyâd b. Ebîh’ten üstün olduğu gibi diğer Emevî valileri de Ziyâd’dan daha akıllı idiler.

Gerçekten İslâm’ın ilk dönemi için bile Arap dâhilerinin dört veya beş kişi ile sınırlandırılması kesinlikle doğru olmaz. Tabakat kitaplarıyla diğer kaynaklar incelenecek olursa daha birçok kimse hakkında dâhi vasfının kullanıldığı, meselâ Hz. Ebû Bekir ile Ebû Ubeyde b. Cerrâh’m Kureyş dâhilerinden sayıldığı görülür. [14] Harp dâhîsi ise Hâlid b. Velid[15] idi.

[1] http://www.resulullah.org/amr-bin-halid-bin-velid-ve-osman-bin-talhanin-musluman-olmasi

[2] http://www.filozof.net/Turkce/tarih/islam-tarihi/12194-araplarin-dort-dahisi-duhati-arab-kimlerdir-ozellikleri-hakkinda-bilgi.html

[3] http://www.resulullah.org/amr-bin-halid-bin-velid-ve-osman-bin-talhanin-musluman-olmasi

[4] http://www.sorularlaislamiyet.com/article/14735/araplarin-dort-siyasi-dahisi-olarak-bilinen-sahabeler-kimlerdir.html

[5]http://www.risaleinurenstitusu.org/index.asp?Section=Enstitu&SubSection=EnstituSayfasi&Date=10/19/2001&TextID=296

[6] http://www.resulullah.org/amr-bin-halid-bin-velid-ve-osman-bin-talhanin-musluman-olmasi

[7] http://www.sorularlaislamiyet.com/article/14735/araplarin-dort-siyasi-dahisi-olarak-bilinen-sahabeler-kimlerdir.html

[8] http://www.resulullah.org/mugire-bin-sube-ra

[9] http://www.sorularlaislamiyet.com/article/14735/araplarin-dort-siyasi-dahisi-olarak-bilinen-sahabeler-kimlerdir.html

[10] http://www.resulullah.org/amr-bin-halid-bin-velid-ve-osman-bin-talhanin-musluman-olmasi

[11]http://acikders.ankara.edu.tr/pluginfile.php/375/mod_resource/content/2/Emeviler-1.pdf

[12] http://www.beyaztarih.com/resimlerle-tarih/detay/emevi-devletini-ayakta-tutan-uc-vali

[13] http://www.kimdirhayatieserleri.com/ziyad-b-ebih-kimdir-hayati-ve-eserleri.html

[14] http://www.filozof.net/Turkce/tarih/islam-tarihi/12194-araplarin-dort-dahisi-duhati-arab-kimlerdir-ozellikleri-hakkinda-bilgi.html

[15] http://www.resulullah.org/amr-bin-halid-bin-velid-ve-osman-bin-talhanin-musluman-olmasi

Share
2378 Kez Görüntülendi.
#

SENDE YORUM YAZ

5+4 = ?

İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER KÖŞE YAZILARI

  • Bir çuval para ile bir ekmek?

    22 Mayıs 2019 Erhan Kırmızı, Köşe Yazıları

    “Sen ağa ben ağa inekleri kim sağa” ve eş anlamlısı “Sen dede ben dede, bu atı kim tımar ede” Herkes kendisini buyurucu durumda görürse, iş yapmakla yükümlü saymazsa ortadaki işi kim yapar? Kişi, üzerine düşen işten kaçmayıp onu yapmalıdır. Herkes işini bir kenara bırakıp keyfini düşünürse işler ortada kalır, bir sonuç alınamadığı gibi iş düzeni de bozulur, karışıklık çıkar, tatsızlık başlar. Herkes masabaşı iş yapmak isterse tarımı kim yapacak, üretimde kim bulunacak? Kaynak: http://ozellestirme.net/wp-content/uploads/2013/07/isci-memur-...
  • Niçin Yeşilçam ismi?

    21 Mayıs 2019 Erhan Kırmızı, Köşe Yazıları

      1.Giriş Yeşilçam, İstanbul'un Beyoğlu semtinin Taksim'e yakın bir kısmında yer alan bir sokak.1980 öncesinde film film şirketlerinin çoğunluğunun yazıhaneleri bu sokakta bulunduğu için Türk sinemasının kısaca Yeşilçam olarak anılmasını sağlamıştır. Sihirli Perde olarak da tanımlanan sinema Türk insanının hayatına ilk kez 14 Kasım 1914’te girmiş. 1914 senesi, Yeşilçam’ın doğuş yılı olarak düşünülür; çünkü ilk film olan “Himmet Ağa’nın İzdivacı” bu yıl içinde çekilmiştir. I. Dünya Savaşı yüzünden filmin oyuncuları askere alınır, bu yüzden film ...
  • Mal bulmuş Mağribi gibi (sanki çok iyi bir şey bulmuş gibi)

    16 Mayıs 2019 Erhan Kırmızı, Köşe Yazıları

    Açgözlü, sonradan görme insanları betimlemek için kullanılan bir deyimdir. Mal bulmuş mağribi gibi deyimi medyada daha çok tartışmalarda fikri saldırının nitelendirilmesi için kullanılmaktadır; “mal bulmuş Mağribi gibi saldırmak” ve “mal bulmuş Mağribi gibi atlamak”. Bir kimseye saldırmak için sebep bulamayan ama karşı tarafın ufak bir hatası olunca saldıranların durumu “mal bulmuş Mağribi gibi saldırmak”  şeklinde ifade ediliyor. Bir tartışmada savunacak bir söz bulamayan kimseler  eline küçük bir delil geçince çok büyük delil gibi sarılma ...
  • Bir anonim şirkette Hakkı’ya verilen olumsuz emirler

    12 Mayıs 2019 Erhan Kırmızı, Köşe Yazıları

      *genel kurula katılma hakkı*genel kurulda konuşma hakkı*öneride bulunma hakkı*bedelsiz payları edinme hakkı*tesislerden yararlanma hakkı Hakkı ismindeki bir anonim şirket ortağı buradaki hak kavramını Hakkı olarak algılarsa genel kurula katılmayacak, genel kurulda konuşmayacak, öneride bulunmayacak, bedelsiz payları edinmeyecek, ve tesislerden yararlanmayacaktır. Şimdi okur yazar olduğuma bakmayın. İlkokul üçüncü sınıfa kadar ben de Türkçe’mizin azizliğine uğradığım için doğru düzgün okumayı bilmezdim. Sınıf arkadaşlarım bülbül gibi okurken b...