logo

reklam

Anayasa Değişikliğinin Özü Ve Gerçekler


Yüksel Kantar
yukselkantar@08olay.com

AK Parti İle MHP’nin uzlaşarak anlaştığı 18 maddelik Anayasa değişiklik paketi TBMM Genel Kurulunda 339 oyla kabul edilerek Cumhurbaşkanımızın onayına sunuldu. Cumhurbaşkanımızın onayı sonrasında Resmi Gazete’de ilamının ardından 16 Nisan 2017 tarihinde halkımızın onayına ( referandum ) sunulacak. Meclis genel Kurulunda CHP ve HDP bu değişikliğe Hayır oyu kullandı ve Referandumda da Hayır Oyu kullanacaklarını beyan ettiler. Yine CHP her zaman ki gibi bu değişikliği Anayasa Mahkemesine götüreceğini açıkladı. CHP Lideri Anayasa Mahkemesi’ne götüreceklerini söylediği değişikliği son anda göndermekten vazgeçtiklerini açıklayınca da referandum süreci resmen başlamış oldu.

Halkımızın onayına gidecek 18 maddelik anayasa değişiklik teklifinin en önemli maddesi, Cumhurbaşkanının direk halk tarafından seçilecek. Seçilecek Cumhurbaşkanı hem devletin hem de Yürütmenin başı olacak olmasıdır. İşte bu maddenin değiştirilmesi ile koalisyonlar ortadan kalkacak, ülkemiz siyasi ve ekonomik istikrara kavuşacak. Genel olarak Anayasa değişiklik paketi ile Anayasa değişikliği ile yeni bir hükümet sistemi inşa ediliyor. Önerilen yönetim modelinin ismi ‘Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi’ oluyor.
Bu sistemde yasamayı da, yürütmeyi de doğrudan Millet oluşturmaktadır. Kanun yapma tekeli TBMM’ ye ait oluyor. Cumhurbaşkanı ve bakanların kanun teklif etme yetkileri olmuyor. Kanun teklifini, hiçbir şarta bağlı olmadan sadece milletvekili yapabilecek. Kanun yapma tekeline sahip olan TBMM, hem çıkaracağı kanunlarla ve hem de araştırma, inceleme, yazılı soru ve soruşturma mekanizmalarıyla denetim yetkisini daha etkin bir biçimde kullanacaktır.
Bu sistemde Cumhurbaşkanı, Devletin ve yürütmenin başı olacak, yürütmedeki iki başlılık sona erecektir. Mevcut Anayasada yetkilerle donatılmış, ancak sorumsuz konumda olan cumhurbaşkanı, hem Meclise ve hem de Millete karşı sorumlu hale gelmiş olacak, bir başka ifade ile ‘Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistem’ modelinde yetki kullanıp da sorumlu olmayan hiçbir makam ve kişi kalmayacaktır.
Mevcut sistemde ‘Bakanlar Kurulu kararı’ yerine işlev görecek ‘Cumhurbaşkanı Kararnamesi’ ile cumhurbaşkanına düzenleme yapma yetkisi verilmiş, ancak bunun çerçevesi net bir biçimde anayasada belirlenmiştir. Bu düzenleme tasarrufunun alanı ve sınırları şöyle çerçevelendirilmiştir:
‘Cumhurbaşkanı Kararnamesi’, sadece yürütme yetkisine ilişkin konularda çıkarılabilecek
Temel haklar, kişi hakları ve ödevleriyle ve siyasi haklar ve ödevler Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi ile düzenlenemeyecek. Anayasada münhasıran kanunla düzenlenmesi öngörülen konularda, Kanunda açıkça düzenlenen konularda, Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi çıkarılamayacak.
Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi ile kanunlarda farklı hükümler bulunması halinde kanun hükümleri uygulanacak.

TBMM‟nin aynı konuda kanun çıkarması durumunda Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi hükümsüz hale gelecektir. Bir başka ifade ile kanun kuralı ile kararname kuralının çekişmesi halinde üstünlük kanundadır.

Cumhurbaşkanına yasama faaliyeti olarak sadece ‘bütçe ve kesin hesap’ kanunu teklif etme yetkisi tanınmıştır. Cumhurbaşkanının partisiyle ilişkisinin kesilmesi zorunluluğu kaldırılıyor. Böylece Partili ‘Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemin’ geçilmiş olunacak. Yasağın kaldırılması, siyasal katılım hakkına getirilmiş engelin kaldırılması demektir. Cumhurbaşkanı kural olarak sadece 2 dönem seçilebiliyor.

‘’Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sisteminin‟ en önemli denetim mekanizması ve demokratik karakteri; kuvvetler ayrılığı ve yürütme ile yasama seçimlerinin mutlak suretle birlikte yapılacak olmasına ilişkin düzenlemedir.

Vesayet odaklarına karşı demokratik düzen güvenceli hale gelecek.

Bu sistemle bundan böyle hükümet kuramama sorunu yaşanmayacaktır. Askeri disiplin mahkemeleri dışında askeri yargıya son veriliyor, yargı birliği sağlanıyor. Halkın beklentileri hukuk düzenine daha hızlı yansıyacak ve daha etkin bir işleyişe kavuşacaktır. Hızlı ve etkili bir yürütme, zaman kaybından kaynaklanan maliyet artışlarını ortadan kaldıracak, kaynak üretimine odaklanmayı sağlayacak, ekonomik büyüme ve kalkınma süreci hızlanacak. Güvenlik ile ilgili kararlar daha hızlı alınabilecektir. Türkiye, uluslar arası toplumda kuşatıcı bir bakış ve duruşla daha güçlü ve etkin bir temsile kavuşacaktır.

Kuvvetler ayrılığı prensibi, bugüne kıyasla daha güçlü bir şekilde hayata geçecektir. Yapılan düzenleme ile yasama-yürütme-yargı erkleri arasında doğabilecek çekişmeler çözümsüz bırakılmıyor. Her iki organ seçimlerin birlikte yenilenmesi yöntemiyle Millet hakemliğinde çözüm sağlanıyor.

Bu değişikliklerle hayata geçirmeyi hedeflediğimiz ‘Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi’ bize özgü, Türkiye’nin dinamikleriyle ve tarihsel birikimiyle uyumlu bir sistemdir.

Ve nihayet mevcut parlamenter sistem, cumhuriyet tarihimizden bu güne kadar yani 94 yılda 65 hükümet kurulmasına yol açarken yani her 1,5 yılda değişen istikrarsız bir hükümet modelinden, önerilen Cumhurbaşkanlığı modelinde beş yılda bir hükümet kurulmasını öngörüyor. Yani öngörülen model uygulanmış olsaydı 94 yıllık cumhuriyet tarihinde 19 hükümet kurulmuş olacaktı ve ülkemiz istikrarlı bir şekilde daha da iyi noktada olacaktı. Velhasıl önerilen Cumhurbaşkanlığı sistemine yapılan eleştirileri makul karşılamakla beraber, endişe, varsayım ve birtakım kurgularla insanlarımızın kafasını karıştırma yerine ideal bir yönetim şeklini ülkemiz adına istemenin ve desteklemenin çağımıza uygun olacağı kanaatindeyim.

Selam ve dua ile…Allaha emanet olunuz.

Etiketler:
Share
515 Kez Görüntülendi.
#

SENDE YORUM YAZ

2+9 = ?

İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER KÖŞE YAZILARI

  • Berta (Ortaköy) için yapılması gereken birkaç şey

    12 Aralık 2017 Erhan Kırmızı, Köşe Yazıları

      Geçen hafta Cuma günü milletvekili aday adaylarımızdan Sayın Akay Tekin Bey ve Hilmi Yazıcı Bey ile birlikte önce Ardanuç Geçitli Köyü muhtarı Hakan Öztürk’ü, sonra da Berta’yı (Ortaköy) ziyaret ettik. Berta 750 haneli ve yaklaşık 3000 nüfusu olan bir yer. Berta Nerdeyse küçük bir ilçe. Berta’da bankamatik olup olmadığını sordum, yok dediler. Sadece bir posta telgraf acentesi olduğunu söylediler. Bence Berta’da bir banka şubesi ile birlikte bir bankamatik olmalı. Yakın zaman önce Artvin AK Parti merkez ilçe başkanı seçilen Be...
  • Ordinaryüs Profesör, dışarıda sıradan unvan iken ülkemizde hocalar hocası olarak görülmüş

    12 Aralık 2017 Erhan Kırmızı, Köşe Yazıları

      Yurt dışında profesör unvanı alıp Türkiye’ye gelen akademisyenlerin adında görülmesiyle, taşıdığı "sıradan" anlamı (ordinary: sıradan), "aşmış" anlamına evrilmiştir. Aslında Avrupa’da vasıfsız profesörler için eskiden kullanılan, ayni "yardımcı doçent" örneğinde olduğu gibi bir ast unvanıdır. Ama karizmasının da etkisiyle, yurt dışında profesör unvanı alıp Türkiye’ye gelen akademisyenlerin adında görülmesiyle, taşıdığı "sıradan" anlamı (ordinary: siradan), "aşmış" anlamına evrilmiştir. Türkiye, "ordinaryüs" kelimesinin olumlu anlam...
  • Ben Cumhurbaşkanının Yerinde Olsam Ekonomi Kurmaylarını Hemen Görevden Alırım

    11 Aralık 2017 Köşe Yazıları, Tolga Gül

    Yazdığım yazılarda genellikle ekonomik rakamlar ve halkın ekonomisine ilişkin önemli uyarılarda bulunduğumu bilirsiniz. Hükümetin dikkat etmesi gereken en önemli işlerden birinin ekonomiyi çizgiden çıkarmamak olduğunu ifade etmiştim. Görünen o ki yakın gelecekte ülkemizi ciddi bir ekonomik kriz bekliyor ve hükümetin tüm dikkatini bu işe vermesi şart gibi görünüyor. Türkiye pek çok yönüyle kuşatma altında. Bir takım dış güçler içerideki odakları da kullanarak ülkemize sürekli oyunlar oynayarak ülkemizdeki yöneticileri kıskaca almaya çalışmakt...
  • Sürgünde bir Kızılderili devletine (diasporasına) kucak açmalıyız

    11 Aralık 2017 Erhan Kırmızı, Köşe Yazıları

      Trump Kudüs'ü İsrail'in başkenti ilan ettiyse biz de Washington'u Kızılderililerin başkenti ilan ederiz. Biz de sürgünde bir Kızılderili devletine (diasporasına) ev sahipliği yapmalıyız. Belki bu düşündüklerimiz ABD için küçük bir tehdit olarak değerlendirilebilir. Sinek küçük ama mide bulandırıcı derler. ABD’nin midesi bulanınca ayağının altındaki halıyı daha rahat çekeriz ve onu tökezletebiliriz. Şimdi Barbar Avrupa ve Amerikalıların Kızılderili soykırımına biraz değinebiliriz. Kristof Kolomb, Hindistan’a varmak üzere çıktığı ...