logo

Anadolu’nun Tüm Renklerine Ev Sahipliği Yapan Muş ve Bitlis’e Gittik!


Buket Çelik
buket.celik@08olay.com

İçişleri Bakanımız Süleyman Soylu’nun desteği ile “Karadeniz’den Doğu ve Güneydoğu Anadolu Bölgelerimiz arasında kurulan “Kardeşlik ve Basın Mensupları Gönül Elçisi Projesi” kapsamında Artvin-Rize-Gümüşhane ve Trabzon’dan 12 kişilik basın mensubu heyeti ile çok yakın bir zamanda Muş ve Bitlis’e gittik!

Proje koordinatörümüz Sayın Ahmet Külekçi başkanlığında Trabzon, Rize, Artvin ve Gümüşhane illerimizden oluşan basın mensubu meslektaşlarımızla ülkemizin bütünlüğünü, birlik ve beraberliğini pekiştirmek ve kardeşlik köprüsü kurma yolunda anlamlı ziyaretlerde bulunduk.

Ziyaretimizin ilk gününde Anadolu’nun tüm renklerine ev sahipliği yapan, ovasıyla, tarihiyle, yemekleriyle, lalesiyle ünlü olan saklı cennet Muş’un düşman işgalinden kurtuluşunun 101. yıldönümü etkinliklerine de katılma fırsatı yakaladık.

Ziyaretimizin ilk ayağını ise Muş halkının gönlünde taht kuran Muş Valisi Sayın Aziz Yıldırım’ı ziyaret ederek gerçekleştirdik. Kendilerini tanımış olmaktan sıcak ve samimi sohbetine, projemize sonsuz destekleri ile bizlere bir ağabey edasıyla yaklaşmasına ise hayran kaldık…

Tıpkı Muş halkı gibi bizimde gönlümüzde taht kuran Sayın Valimiz Aziz Yıldırım’ı tanımış olmanın gururu ve mutluluğu ile Muş Valiliğinin şeref defterine attığımız imzalarımızı ise, projenin sorumluluğunun ne kadar ciddi boyut kazandığını, ülkemizin birlik ve beraberliğinin asla bozulmayacağını bunun için biz basın mensuplarına düşen görevleri seve seve yerine getireceğimizin bilinci ile atmış olduk…

Sayın valimizin makamından illerimize kucak dolusu selam ve sevgi temennisi ile ayrıldık…

İkinci Durağımız İse Minareleriyle Meşhur Bitlis!

İkinci durağımız olan Bitlis’e doğru yol alırken verimli topraklara sahip olan Muş Ovası yol boyunca bize eşlik etti.

Bitlis ilimize vardığımızda ise Bitlis’in meşhur minarelerini seyir tepesinden seyrettik. Seyir tepesinde bizlere unutulmayacak anlar yaşatan Bitlis’in önemli değerlerinden Halk Şairi Bedrettin Yasak beyefendinin bizler için uyarladığı maniler bizlere göstermiş olduğu misafir perverlik Anadolu insanının ne kadarda değerli olduğunu bir kez daha kanıtlar nitelikteydi…

Doğunun Denizi Bitlis’in Tatvan sahilindeyiz!

Akdeniz sahillerini aratmayacak doğal güzellikte, küçük bir köy görüntüsü veren Tatvan’a hayranlığımızı gizleyemezdik elbette…

Vatandaşların Van Gölü’ne kıyısı bulanan Tatvan sahilinde gezintiye çıktıklarını, kadınların eşleri ile birlikte bisiklet turu attığını, yediden yetmişe herkesin soluk aldığını gördük.

Huzur veren Tatvan sahilinde güler yüzlü vatandaşlarla sohbet ettik. Bizlere: “Buralara yeniden gelin ve gelmekten korkmayın” demeleri ise içerisinde yer aldığım bu projeye sımsıkı sarılmam gerektiğini bir kez daha hatırlatmış oldu…

Dünya’nın en büyük Türk- İslam Mezarlığı Ahlat!

2000 yılında dünya kültür mirası geçici Listesine alınmış Ahlat Selçuklu Meydan Mezarlığı Ören Yerini ziyaret ederek adeta tarihi bir yolculuğa çıktık. 210 dekarlık alana sahip Selçuklu Meydan Mezarlığında 8 Bin 169 mezar taşı üzerindeki işlemelerle birçok yerli ve yabancı turistin dikkatini çekiyor.

Urartulardan Osmanlı’ya kadar birçok medeniyetin izlerini taşıyan, bölgenin önemli turizm destinasyonlarından Ahlat, bünyesinde barındırdığı tarihi eserlerle açık hava müzesini andırıyor…

Karadeniz’den Doğu ve Güneydoğu Anadolu bölgelerimiz arasında kurulan “Kardeşlik ve Basın Mensupları Gönül Elçisi Projesi” kapsamındaki gezimizi bir sonraki yazımda da devam edeceğim…

Yazımı sona erdirirken bizlerin gönlünde taht kuran Sayın Muş Valimiz Aziz Yıldırım’a Muş Alpaslan Üniversitesi Rektörü Sayın Prof. Dr. Fethi Ahmet Polat hocamıza, Muş Belediye Başkanı Sayın Feyat Asya’ya, kıymetli Muş halkına, gezimiz boyunca bizlerle birlikte olan, kıymetli ilgili yönetici ve görevlilere çok teşekkürler ediyorum.

Share
996 Kez Görüntülendi.
#

SENDE YORUM YAZ

3+6 = ?
#

Anadolu’nun Tüm Renklerine Ev Sahipliği Yapan Muş ve Bitlis’e Gittik!” için 1 yorum

  1. […] Kaynak: 08olay.com […]

İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER KÖŞE YAZILARI

  • Sultan İbrahim Deli miydi?

    24 Haziran 2019 Erhan Kırmızı, Köşe Yazıları

    Meşrutiyet devrinden (1908) sonra Osmanlı tarihi üzerine yazıp çizenler Sultan İbrahim’e bir “deli” sıfatı takmışlardır ki, bugün tereddütsüz, büyük iftiradır diyebiliriz. Tarihçiler, Padişah’ın buhranlı bir hayat geçirdiğinde hemfikirdir. I. Mustafa’ya söylenen, hafif akıllılık gibi tabirler, bu Sultan hakkında kullanılmamıştır. Güvenilir Osmanlı kaynaklarında şahsına yönelik “deli” nitelemesi zikredilmemiştir. 20. yüzyıl başlarında, özellikle Cumhuriyet Dönemi’nde kaleme alınan bazı kaynaklarda, Osmanlı düşmanlığının tesiriyle bu lakap kast...
  • Keltler

    23 Haziran 2019 Erhan Kırmızı, Köşe Yazıları

    Kelt kelimesi ilk kez Yunanlı tarihçi Hecataeus tarafından M.Ö. 517 yılında yunan mitolojilerinde geçmektedir. Kelt kelimesi; cesur, savaşçı, erdemli anlamına gelmektedir.  “Keltler” hem antik hem de modern zamanlarda gelişim göstermiş bir halk olarak bilinmektedir. Keltler, etnik bir grup olmaktan çok, ortak bir yaşam biçimini paylaşan insanlardı. M.Ö 2000 yıllarında Keltler, anavatanları olan Orta Avrupadan göç etmişlerdir. Çoğu İspanya,Galya ve Britanya adalarına yerleşmiştir. Kanıtların gösterdiği üzere Keltler Avrupa kıtası üzerinde ...
  • İstismar

    20 Haziran 2019 Erhan Kırmızı, Köşe Yazıları

    İstismar, semereden gelir. Semere; ürün, meyve, mal, kazanç için kullanılan güzel manaya sahip bir kavramdır. İstismar; semere almak, semere elde etmeyi istemek manasındadır. Semere, fayda üretme olgusunu, sonuçta elde edilen bir verimi ifade eder ve olumlu bir anlam alanı oluşturur. İstismara dönüştüğünde anlam alanı birden olumsuzlaşır. Semeredeki verim ve fayda, istismarda üretene dönük, kurgulayıcının yararına dönük hale gelir; üretenine fayda ama başkasına zarar veren bir kavramsallaştırmaya kapı aralar, doğrudan bireysel yarar ve çıkar ...
  • Hata

    18 Haziran 2019 Erhan Kırmızı, Köşe Yazıları

    Özet: Bilmeyerek yapılan yanlışa hata denir. Hata sorumluluğu kaldırır. Bilerek yapılan yanlışa hata değil taammüd denir.  "Amd" veya "taammüd" eş anlamlı olup, önceden tasarlayarak, düşünerek, bilerek, isteyerek ve kasıtla yapmak demektir. Kasıtlı yapılan bir işin günaha yol açar. 1.Kavram Hata istenmeden yapılan yanlıştır. Bir yanlış bilerek ve isteyerek yapılırsa hata olmaktan çıkar (amd-taammüd) denilen suç olur. Bir terim olarak hata, kasıt unsuru taşımayan bir söz veya fiil olup, asıl iradeye aykırı olarak vuku bulur. İnsan, gaflet so...