logo

reklam

“Alnı Secdeli Çocuklar”

Türkiye Kamu-Sen İl Temsilcisi Türk Eğitim-Sen Şube Başkanı İsrafil Bayrak, “il Milli Eğitim Müdürü Abdulcelil Kahveci’nin yönetici görevlendirme sürecinde de adil, eşit, dürüst bir tutum içerisinde süreceğini ümit etmekteyiz” dedi.

22 Nisan 2017 tarihinde yayımlanan MEB yönetici görevlendirme yönetmeliği sonrası İnsan Kaynakları Genel Müdürlüğü Millî Eğitim Bakanlığına Bağlı Eğitim Kurumlarına Yönetici Görevlendirme Kılavuzunu da yayınlayarak 2017 yılı görevlendirme takvimini başlattı.  Konuya ilişkin değerlendirmelerde bulunan Bayrak yaptığı açıklamada; “Artvin İl Milli Eğitim Müdürlüğünün yayınladığı yönetici münhal listesine göre; İlimiz bünyesinde 33 okul/kurum müdürüne, 13 müdür başyardımcısına, 92 okul/kurumdaki 114 müdür yardımcısına ihtiyaç duyulmaktadır. Eğitimin olmazsa olmazlarından olan eğitim yöneticiliği için bakanlığın ve ilgili birimlerin yaptığı çalışmalar açısından buraya kadar her şey mevzuat ve usûl dairesinde gerçekleşmiştir.

Peki, buradan sonrası için kat’i bir fikir yürütebilecek miyiz? Önceki yıllarda yapılan yönetici atamalar/görevlendirmeler için yapılan mülakat ve sair sözlü sınavlarda yaşananları düşündüğümüzde Maazallah demek durumundayız. Umarız, yetkililer bu defa bizi yanıltırlar.

Devlet ve yönetenler vatandaş karşısında yüzde yüz tarafsız olmalıdır. Devletin vatandaş karşısında bir tek vazifesi vardır, o da vatandaşa hizmet etmektir. Ülke insanının devlet nezdindeki tek sıfatı ‘vatandaş’ olmalıdır, vatandaşın başka hiçbir sıfatı devletin nezdinde önemli olmamalıdır. Vatandaşın gözündeki devletin ise öncelikli ve vazgeçilemez sıfatı ‘adaletli’ olmasıdır.

Kamu çalışanları ve mensubu bulundukları sivil toplum kuruluşları/sendikalar açısından; sendikal üstünlüğünü/gücünü siyasi erkin kapı kulluğuna borçlu olan ve siyasi iktidara göbekten bağlı sözde sendikal anlayış, sendika rakibini ‘din dairesinin dışında’ veya ‘şuursuz’ olarak gördüğünde, bu işin bir ‘harp’ olduğunu kabul ettiğinde, makam ve bürokratik gücü bu mücadelede mutlaka elinde bulundurması gereken bir ‘silah’ gibi düşündüğünde ‘günah’ gibi görünen pek çok şey nitelik değiştiriyor…’Ayıp, kusur, günah, haram, adaletsizlik’ gibi değerlendirilen kavramlar zamanla işleyenlerin üzerinde neredeyse kahramanlık ve fedakârlık gibi duruyor! Nasıl mı?

Şöyle;   Düşmansa ona adaletsizlik yapılabilir!  Düşmansa malına/makamına/kazanılmış her türlü hakkına ganimet muamelesi yapılabilir!  Düşmansa onunla mücadelede her araç/her türlü kumpas meşru sayılabilir!

Bir de kendi cemaati/camiası/sendikası açısından, alnı secdeli çocuklar kabilinden mubah görülenler var ki şöyle; Bizdense ne yaparsa ‘doğru’dur, ne söylerse ‘hikmetlidir!

Bizdense görevinde/makamında/kazanılmış (çöreklenilmiş) hakları üzerinde hakkı vardır!

Bizdense ne yaparsa yapsın ‘ululemre itaat’ farzdır!.. Bize adaletsizlik gibi görünen aslında adaletsizlik değildir, öyle görüyor olmak göz kusurudur!.. Zira bunlar alnı secdeli çocuklardır.

Bizdense yaptığı her şey stratejidir, din ve millet içindir!.. Kullandığı her türlü araç meşrudur!

Peki, ‘düşman’ kim, ‘bizden’ olan kim? Bu ayrımları kim neye göre, hangi kriterleri uygulayarak yapıyor?

Mesela, Cuma namazında okunan ayetlerin delil olarak gösterilmesine kadar varan bir pişkinlikle akrabaya/yandaşa/cemaatdaşa/sendikadaşa iltimas gösterilmesinin önüne geçilebilmiş midir? Geçmiş dönemlerde FETÖCÜLER’in soruları çalması ile şimdilerde kamuya memur/personel alımlarında, okul/kurumlara yönetici seçmelerinde yapılan mülakatlar arasında fark olup olmadığı değerlendirilmiş midir? Eğer ölçü “Benim sendikam, benim tarikatım, benim mezhebim, benim cemaatim, benim ekolüm” yani üzerine ‘fırka-i nâciye’ giydirilmiş tarafgirlik ise, maalesef sorun kalmaz ve dünya ‘bizden ve diğerleri’nden ibaret hâle gelir… Hâl böyle ise, şu nida inananlar için neyi ifade eder?

‘Birbirimizi kandırabiliriz, ama hâşâ Allah’ı nasıl kandıracağız?’

Dinî, millî, manevi ve tarihî değerler üzerinden bürokrasi tahkimatı, iş/aş/koltuk tehdit kârlığı üzerinden sendikal üye kazanımcılığı artık kamu çalışanlarının yaşam alanlarından çıkarılmalıdır.

2016-2017 eğitim-öğretim yılı itibarıyla Artvin İl Milli Eğitim Müdürlüğünün İl Müdürü Abdulcelil Kahveci’ nin samimi çalışmalarının sonucu olarak güzel projelere ve kayda değer başarılara imza attığına şahit olmaktayız. Sayın İl Milli Eğitim Müdürünün başarılı çalışmalarının yönetici görevlendirme sürecinde de adil, eşit, dürüst bir tutum içerisinde süreceğini ümit etmekteyiz. Bu sürecin Artvin eğitimine değer katacak bir sonuçla tamamlanması dileğiyle…” ifadelerini kullandı.

Share
419 Kez Görüntülendi.
#

SENDE YORUM YAZ

9+3 = ?