logo

reklam

Alışmak Zaman Alacak


Selim Çiftçi
selimciftci@08olay.com

Hem siyasi hem de anayasal güce sahip bir cumhurbaşkanı

Halkoyu ile seçilmiş Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’ın anayasal ve siyasal konumunu görmek yerine anlamsız çıkışlar yapanların, bir durum muhakemesi yapmaları da galiba kaçınılmaz bir gerektir. Bu çıkışları yapanların bazıları “Eski”ye takılmış durumdalar.

4’üncü kuvvet mi?

Bunlardan bazılarına göre Cumhurbaşkanı “4’üncü Kuvvet”tir… Yasama, yürütme ve yargı üçlemesine dayalı kuvvetler ayrılığı onlara yetmediği için, bunlara göre Cumhurbaşkanı bu üç erkin yetkilerine de sahip 4’üncü kuvvet konumunda. Eski Cumhurbaşkanı Sezer de kendisini Cumhurbaşkanı olmaktan öteye, aynı zamanda hem Anayasa Mahkemesi ve hem de Danıştay başkanıymış gibi görmedi mi? Kanunları geri gönderirken veya tayin kararnamelerini geri çevirirken, yargıç gibi davranmadı mı?

Senato mu?

Örneğin 1961’den 1980’e kadar Türk anayasal sisteminde “Senato” vardı. Eskiye takılmış olanlardan bazıları da Cumhurbaşkanı’nın Senato’nun işlevlerini de üstlendiğini düşünüyorlardı. Mesela Sezer de kendisini, TBMM çoğunluğunu dizginlemekle görevli ve muhalefetin çoğunlukta bulunduğu ikinci bir yasama organı gibi görmedi mi zaman zaman?

1982 Anayasası’nın garip dengeleri içinde, üstelik artık halk tarafından seçilmiş ve Başkanlık Sistemi’ndeki yetkilere sahip Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın konumunun belirlenmesine gelince…

Dün dündür

1961 Anayasası’nda Cumhurbaşkanının görev ve yetkilerini belirleyen 97’nci madde, tek paragrafta 50 kelimeden oluşmuştu. 1982 Anayasası’nda Cumhurbaşkanı’nın görev ve yetkilerini belirleyen 104’üncü madde ise 32 paragraflı 311 kelime içeriyor. 1961 Anayasası’nda Cumhurbaşkanı Yemini 57 kelime, 1982 Anayasası’nda 79 kelime. Ayrıca 1961 Anayasası’na göre, cumhurbaşkanı seçilemezse seçilmemiş olur. Ama 1982 Anayasası’na göre Cumhurbaşkanı seçilemezse, “Derhal” genel seçime gidilir.

Alışmak zaman alacak

İşte şimdi geçmiş koşulların getirdiği alışkanlıklarla, bugünün gerçekleri arasındaki uyumsuzluklardan kaynaklanan kavram kargaşaları içinde, herkes olaya kendince farklı bakıyor. Düşünün ki, “Tek Parti”nin cumhurbaşkanları olan Atatürk ve İnönü, 1924 Anayasası’na (32’nci madde ve sonrası) göre, bugün Tayyip Erdoğan’ın sahip olduğu yetkilere sahip değillerdi. Ama “Siyasi güç”leri onları anayasanın üzerindeki yetkilere sahip kılıyordu.

Şimdi hem siyasi hem de anayasal güce sahip Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’ın konumunun kabullenilmesi ise galiba zaman alacak.

Bunlara karışma

Celal Bayar Başbakan olduğunda Atatürk’le aralarında geçen konuşmaları hep hatırlatırım. Örneğin Bayar “Benim Başbakan olarak yetkilerim ne” diye sorunca Atatürk’ten şu cevabı alır:

-Dış politikayı ben belirlerim, elçileri ben tayin ederim. Bunlara karışma. Valileri, polis müdürlerini ben tayin ederim. Bunlara da karışma. Ordudaki tayinleri terfileri ben belirlerim. Bunlara da karışma. Gerisini bildiğin gibi yap.

Bunları ben yaparım

Bugünün Cumhurbaşkanı ise Başbakan’a şunları demese de, Anayasa diyor:

-YÖK üyelerini, üniversite rektörlerini, Anayasa Mahkemesi üyelerini, Danıştay üyelerinin dörtte birini, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısı ve Yargıtay Cumhuriyet Başsavcı vekilini, Askerî Yargıtay üyelerini, Askerî Yüksek İdare Mahkemesi üyelerini, Hâkimler ve Savcılar Yüksek Kurulu üyelerini ben seçerim. Bunlara karışma. Atama kararnamelerini ben imzalarım. Benim istemediğim kişileri sakın atamaya kalkma. TRT’ye genel müdürü bile ben atarım, sakın unutma.

Diye yazan usta gazeteci M.Barlas ın Sabahtaki yazısının başlığı

“ Hem siyasi hem de anayasal güce sahip bir cumhurbaşkanı”

Hoşça ve dostça kalın

Etiketler:
Share
363 Kez Görüntülendi.
#

SENDE YORUM YAZ

1+7 = ?

İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER KÖŞE YAZILARI

  • Kişi Başına Düşen Milli Gelir Nasıl Dağıtılır?

    15 Aralık 2017 Erhan Kırmızı, Köşe Yazıları

      Kişi başına düşen milli geliri hep duyarız da nasıl dağıtıldığını şimdiye kadar hiç duymadık. Eğer Kişi başına düşen milli gelir varsa bunun dağıtılması gerekir değil mi? Eğer dağıtılmayacaksa kişi başına düşen milli gelir kavramı niçin kullanılıyor? Kişi başına düşen milli geliri dağıtmanın nasıl dağıtılacağı ile ilgili basit bir yöntem var. Devlet re’sen (kendiliğinden) herkes için bankamatik işlevi de gören kimlik kartları çıkarır, bunları vatandaşlarımızın adresine gönderir. Sonra TC kimlik numaraları hesap numarası olara...
  • Taşeronlara Kadro Meselesinde Özelleştirme-Devletleşme Kararsızlığı

    14 Aralık 2017 Köşe Yazıları, Tolga Gül

    Son iki yazımda gündeme getirdiğim taşeronlara kadro mevzuunda her gün yeni gelişmeler ve açıklamalar gündeme gelirken belli olan tek bir şey var ki hükümetin bu konuda kafasının karışık olduğu. Evet, bir çalışma var ancak bu çalışma sonrasında verilecek olan kararların devletin işleyişi, ekonomisi, sosyal politikaları ve ekonomik sistemleri üzerinde ciddi etkileri olacak. Konuya sadece basitçe taşeronlara kadro verilecek şekliyle bakmak yeterli değil. Bu kadro verilebilir ancak kadronun verilmesinin ardından ortaya çıkacak sonuçlar acaba ülkem...
  • Taşeron işçileri insan onuruna aykırı kötü şartlarda çalıştırılıyorlar.

    14 Aralık 2017 Erhan Kırmızı, Köşe Yazıları

      Taşeron işçileri düşük ücretle çalıştırılan işçilerdir. Aylarca ücret alamadıkları zamanlar olur. Tazminat ödemeden işten çok kolay çıkarılabilirler. Sendikalı olmalarına izin verilmez. İşçi haklarını hararetle savunan sendikalar bile taşeronların sorunlarını hiç görmezler. Kadrolu işçiler tarafından bile dışlanırlar. Hani hak aramak için Ankara’ya eylemlere gidip halay çeken sendikalı işçiler var ya, taşeron işçilerinin durumu onların hiç birisinin umrunda değildir. Taşeron işçileri görev tanımı dışındaki işlerde...
  • Taşeron

    14 Aralık 2017 Erhan Kırmızı, Köşe Yazıları

      Taşeron bir işverenden, işyerinde yürüttüğü mal veya hizmet üretimine ilişkin yardımcı işlerinde veya asıl işin bir bölümünde işletmenin ve işin gereği ile teknolojik nedenlerle uzmanlık gerektiren işlerde iş alan ve bu iş için görevlendirdiği işçilerini sadece bu işyerinde aldığı işte çalıştıran diğer işverendir. Fransızca’daki "tacheron" kelimesinden gelir. Fransızca tacheron "başkasına ait yükümlülüğü ücret karşılığında üstlenen kimse, iş yüklenen kimse" sözcüğünden alıntıdır. Büyük bir işin yalnız kendi uğraşı alanına gi...