logo

Aldatmak – Aldanmak


Selim Çiftçi
selimciftci@08olay.com
  • Müslümanların en az iki yüz yıldır yaşadığı perişanlığın sebepleri önemli.
  • Allah dünyayı ve içindekileri insanlar için yarattığını, gökleri de insanın emrine amade kıldığını söylüyor. Bunun anlamı şudur: Yerde ve gökte olup biten ne varsa hepsi insanın iradesine bağlı olarak öyle yaratılmış,
  • Zamanın ortadan kalktığını düşündüğümüzde, gelmiş geçmiş bütün insanların yapacakları her şeye Allah’ın an olarak baktığını ve gördüğü her şeyi kaydettiğini düşünelim. İşte kader bundan ibarettir.
  • İnsan iradesine bağlı olmadığını sandığımız diğer bütün tabiat olaylarının da yine insanın iradeli davranışlarına göre öyle takdir ve tanzim edildiğini söyleyebiliriz. Bu da kaderin bizim irademizi aştığını sandığımız yönüdür. Kader bir zorlama değil, olacak olanı Allah’ın önceden görüp olacağı gibi kaydetmesidir.
  • Yani ‘başınıza gelenler kendi yaptıklarınız sebebiyledir.’ ‘Karada ve denizde’yani bütünüyle kâinatta oluşan fesat/bozulma ‘insanların kendi yapıp ettikleri sebebiyledir.’
  • O halde zilletten kurtulmak için bizi bu zillete düşüren sebeplerin en önemlilerini acilen ortadan kaldırmakla işe başlamak zorundayız.
  • Öyle görünüyor ki, en büyük problemimiz ahlakın da esasını teşkil eden dürüst ve güvenilir olamama problemidir.
  • Mümin, güvenen ve güvenilen insandır. Resulüllah’ın şerefli sözleriyle müminin özelliği, ‘şaka ile dahi olsa yalan söylememektir’, ‘bizi aldatan bizden değildir.’ ‘Münafığın üç temel özelliği vardır: Yalan konuşur, sözünde durmaz ve emanete hıyanet eder.’
  • Yalan ve aldatma şeytanın temel vasfıdır. İnsan yalan konuştuğu oranda şeytanlaşır. İnsanlardan olan şeytanlar böylelikle şeytan olurlar.
  • Yaşadığımız gündelik hayatta yalanın ve aldatmanın sayılamayacak kadar çeşidi yok mudur? Hangi birisini sayalım.
  • Var olana yok, yok olana var demek, iyisini gösterip kötüsünü satmak,
  • Yaptığı işi ya da tamiri görünen kısmıyla cilalayıp, görülmeyen kısmını sakat bırakmak,
  • Fiyat indirimlerinde önce bindirip sonra indirmiş gibi göstermek,
  • Hangi bölgenin malı kaliteli ve meşhursa her sattığını oraya nispet etmek, mesela Afyon patatesi, Karadeniz hamsisi diye satmak. Aldatıcı reklamlar da buna dâhil. Bir malın fiyatı iki buçuk lira ise kocaman bir 2, yanına da buçuk anlamında zor görülebilen bir 5 koymak, aynı şekilde, on liralık bir malın fiyatını 9.99 diye göstermek.
  • Bunlar ve benzerleri küçük ve sıradan vatandaşların aldatma örnekleri. Aldatmanın bir de çok büyük olanları, hatta uluslararası olanları var.
  • Çünkü aldatan insanın dünyalığı büyüdükçe aldatması da büyür. İnsanda Karun’laşma, hatta ilahlaşma temayülü vardır. Bir olan ilahı tanıyıp ona teslim olmazsa herkesin kendisine teslim olmasını, her şeyin onun olmasını ister. ‘İki vadi dolusu altını olsa, üçüncüsünü de arar, gözünü topraktan başkası doyurmaz.’ Yani ölüp toprağa gömülünceye kadar bu duygu onunla beraberdir.
  • İnsan, bu şeytan tohumunu ancak imanla, Allah’a teslimiyetle, ibadet ve zikirle eğitebilir ve olumlu bir motive dönüştürebilir.
  • İslami duyarlılığı olan kesimler bile yaptıkları internet sayfalarında diğerlerinden etkilenerek aldatıcı başlıklar atarlar.
  • ‘Şok olacaksınız.’ gibi bir başlıkla sizi ikinci, üçüncü… Sayfayı tıklamaya zorlarlar. Oysa her haber herkesi ilgilendirmez. Haberin mahiyetini bilseniz bu kadar zaman harcamayacaksınız.
  • İncir çekirdeğini doldurmayan bir bilginin tamamını size ancak 20. 30. tıklamayla verirler. Bütün bunlar aldatmanın modern yöntemleridir.
  • Geçenlerde bize şöyle bir soru sordular: İnternet sayfasına reklam almak isteyen bir firma bilgisayarımızda onun sayfasını günde şu kadar saat açık tutmamız karşılığında bize ayda 400 dolara varan bir ücret veriyor, bunu almamız caiz midir? Bunu neden yapıyorlar diye sorduğumuzda cevap belli. Sayfaları toplamda şu kadar saat açık kalıyorsa pek çok ziyaretçileri var demek. Ona göre de reklam alıyorlar. İşte size modern bir kandırma yöntemi daha.
  • O halde yeniden iman edip, Müslüman’ca yaşamaya yeniden başlamamız gerekir. Aksi halde üzerimizdeki bu zillet sürüp gider.
  • Bu konuda da Allah’ın irşadına sığınıp, ‘hakkı tavsiyeleşme, sabrı tavsiyeleşme’ müminin düsturu olmak zorunda. ‘Mümin erkekler ve mümin kadınlar birbirlerinin velisidirler; hakkı emreder, batılı yasaklarlar.’ Yani kimse öbürünün kötülüğünden bana ne, sana ne diyemez. Bu konuda kadınlar da erkekler de aynı derecede sorumludurlar.
  • Faruk Beşer. Aldattıkça aldanıyoruz. Y.Şafak birkaç başlık
  • Doğunun yükseldiği, batının ıslah olduğu bir yıl olmasını dilerim 2018 ve geleceğin. Yeni yıllınız kutlu olsun.
  • Hoşça ve dostça kalın

Share
294 Kez Görüntülendi.
#

SENDE YORUM YAZ

9+1 = ?

İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER KÖŞE YAZILARI

  • Doğal Hukuk

    24 Nisan 2018 Erhan Kırmızı, Köşe Yazıları

        Doğal hukuk anlayışına göre hukuk kuralları tıpkı yerçekimi kanunu, suyun kaldırma kuvveti gibi doğada var olan kurallardır. Newton Yerçekimi Kanununu bulmadan önce de Yerçekimi Kanunu vardı. Arşimed suyun kaldırma kuvvetini bulmadan önce de suyun kaldırma kuvveti vardı. Öyle de doğal hukuk hukukçular ferkedilmeden önce de doğada vardı.  1.Kavram Doğal hukuk tabiî hukuk, ideal hukuk olarak da adlandırılır. Doğal hukuk yaklaşımına göre hukuk ya da hukuk kuralları, insandan ve insan iradesinden bağımsız bir şekilde v...
  • Demokrasi’de Çareler Tükenmez Sözünün Haklılığı Bir Kez Daha Görüldü

    23 Nisan 2018 Köşe Yazıları, Tolga Gül

    Bizim siyasi sistemimizde o denli açıklar var ki zamanında ‘Demokrasi de çareler tükenmez’ diyen eski Cumhurbaşkanlarımızdan merhum Süleyman Demirel’in haklılığı bir kez daha ortaya çıkmış oldu. Bildiğiniz üzere 24 Haziran seçimlerine girmesi tehlikede olan İYİ Parti’ye CHP’den 15 milletvekili geçince İYİ Parti için tehlike ortadan kalkmış oldu. Açık söylemek gerekirse İYİ Parti adına sevindim. Ben İYİ Parti’nin seçimlere girmesini arzuluyordum. Seçimlerin dışında kalan bir İYİ Parti’nin potansiyeli tam olarak ortaya çıkmayacağı için bu part...
  • Demokrasinin Kaç Tarifi Var?

    23 Nisan 2018 Köşe Yazıları, Selim Çiftçi

    Mesela başka bir soru ve cevabı Adamın biri iki kere iki kaç eder diye sormuş Muhatabı kaç etmesini istiyorsun demiş Soruya karşı soru Birkaç kişi oturuyor, birisi “ben HES lere karşıyım diyor Diğeri HES nedir diye soruyor. Birinci şahıs sahi hes neydi diye soruyor. Demokrasi ben kazanırsam seçim demek ya rakib kazanırsa Türkiye de diktatör kimdir. Halka hizmet edenmi halka hakaret eden bidon kafalı diyen mi?. Türkiye de çok partili siyasi hayata erken geçtik, yanlış yaptık demişler ...
  • Bakalım kara kaplı kitap ne diyor ?

    23 Nisan 2018 Erhan Kırmızı, Köşe Yazıları

      Kasabalılar, Nasreddin Hoca'ya Kadı'dan yakınmışlar : "Kadı Efendi çok menfaatçi bir adam. Aynı suça bazen beraat, bazen de çok ağır ceza veriyor. Hak hukuk tanımıyor, nereden menfaati varsa o taraftan oluyor. Münafık bir adamdır. Bundan nasıl kurtuluruz" demişler. Hoca durumu mülki amirlere bildirmişse de, onları pek inandıramamış. "Nasıl ispat edersin"? demişler. Hoca'mız, Kadı Efendinin tanımadığı bir müfettişin kendisine gönderilmesini ve beraberce Kadı'yı ziyaret etmelerinin yeterli olacağını mülki amire, (vali'ye) anlatmış...