logo

AK Parti’nin Kayıp İnsanlarını Sosyal Medya Mücadelesinde Göremiyorum


Tolga Gül
tolgagul@08olay.com

Bu yazım AK Parti’de yönetimlerde ve görevlendirilmiş yerlerde olup ortalıkta görünmeyenlere gelsin diyerek başlıyorum yazıma. Hani tüm zor zamanlarda sırra kadem basan, ortalıktan kaybolan ve o zor zamanlar geçtiğinde çekindikleri fotoğraflarla AK Partili olduklarını göstermeye çalışanları kast ediyorum. AK Parti’nin İl Yönetimlerinde, İlçe Yönetimlerinde, İl Kadın Kolları ya da Gençlik Kolları’nda, AK Parti sayesinde İl Genel Meclislerinde ve Belediye Meclislerinde ve de AK Parti sayesinde bürokrasi de görevlendirilen insanların yüzde 75 için yazıyorum bu yazımı. Vicdanen kendilerini yüzde 25’in içerisinde görenleri kast etmiyorum tabi ki de. Ne hikmetse bu insanları hiçbir zor günde göremiyoruz. Bırakın sosyal medyayı sokakta dahi göremiyoruz. AK Parti dara düştüğünde yoklar ama AK Parti’de her şey yolunda gittiğinde var olan o insanlara seslenmek istiyorum. Ne genel merkez tarafından ne de sorgulaması gerekenler tarafından sorgulanmayan bu insanlara seslenmek istiyorum. Ya olduğunuz gibi görünün ya da göründüğünüz gibi olun. Zor zamanlarda partinizin yanında olmuyorsanız ve partinizi savunmaya cesaret edemiyorsanız o bulunduğunuz yerlerinizi terk edip gidiniz de cesareti olan, yüreği olan, inancı olan, arzusu ve isteği olan insanlar gelsin o bulunduğunuz yerlerde bulunsunlar. Ticariler boşuna yolları işgal ediyorsunuz çekilin kenara da bari hak edenler geçsinler.

Sosyal Medya Hesaplarında Bir Devam Yazmaya Cesaretleri Yok Ama Yöneticiler

Son günlerde bildiğiniz üzere Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın bir sözü üzerine internette büyük bir yarış başladı. Esasen benim çok da önemsediğim bir durum olmasa da nihayetinde bir kendini gösterme ve karşı tarafa gücünü gösterme mücadelesi olduğu için dikkat çekmek istedim. Cumhurbaşkanı Erdoğan, Halk tamam derse siyasetten çekiliriz şeklinde bir söz söyleyince onun devam etmesini istemeyenlerce başlatılan ‘Tamam’ kampanyasının karşısında onun siyasette var olmayı sürdürmesini isteyenler ve onu sevenlerde ‘Devam’ kampanyası başlattılar. Açık açık büyük bir sosyal medya mücadelesine iş dönünce bende birkaç gündür sosyal medya hesaplarını tek tek inceler duruma geçtim. Özellikle önemsediğim insanların sosyal medya hesaplarını inceledim. Bu yazıyı yazmaya ise bu güne kadar hayatta zor zamanlarda ortalıklarda görünmeyen birkaç AK Partilinin bana neden ‘Devam’ yazısını sosyal medya hesaplarımda yazmadığımı sorması üzerine yazmaya karar verdim. Oysa ki benim fikrimin, fikriyatımın ve kararlarımın ne olduğunun sorulması kadar abesle iştigal bir durum yok idi. Artvin’de AK Parti karşıtı insanların çok büyük bir bölümünün her zaman hedefe aldığı kalem ben olur iken düşünün ki bunu AK Parti’de bir şekilde bir yerlerde görev alan ve zor zamanlarda hiçbir zaman ortalıklarda görünmeyen, iyi zamanlarda ise her zaman ortalıkta poz veren insanlar sorma cesaretinde bulunuyorlar. Üstelikte halen kendi sayfalarında ‘Devam’ yazma cesareti gösteremeyen cesaretsiz, korkak ama görev almak için her türlü yalakalığı yapmak için yüzü olan insanlar soruyorlar. Bana soruyorlar. Ben şimdi onlara cevap nasıl yazmayayım? Bu insanların maskesini nasıl yerle bir etmeyeyim?

Evet, sizden bahsediyorum. Aynaya baktığı zaman vicdani ile hayır benden bahsetmiyor diyenlere değil o aynaya dahi bakmaya cesaretleri olmayan sözde AK Partililere seslenmek istiyorum. Allah aşkına söyleyin hadi toplumda hiçbir tartışmada bulunmaya cesaretiniz olmuyor da görev almaya nasıl cesaretiniz oluyor? Hadi kahvede, aile sohbetlerinde, çayda, düğünde, cenazede partinizi savunmaya cesaretiniz olmuyor anladık da bari sosyal medyada kendi sayfanızda bir nebze olsun kendinizi göstermeye de mi cesaretiniz yok? Haydi bizim yazılarımızı paylaşmaya, bizi savunmaya ya da bir AK Partili ismi savunmaya cesaret etmiyorsunuz da bugün sayesinde görev yaptığınız, seçildiğiniz, atandığınız Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ı savunmaya da mı cesaretiniz yok? Tamam cesaretiniz yok da hiç mi vicdanınız yok Allah aşkına? Cumhurbaşkanı Erdoğan sayesinde bugün bir yerlerdesiniz. O olmasa sizin esameniz bir yerde okunmaz be Müslüman. Bugün bulunduğunuz konumlara bin fırın ekmek yeseniz gelemezsiniz be insansız insan. Yazık değil mi? Günay değil mi? Liderin için bir ‘Devam’ yazmaktan bu kadar mı korkuyorsunuz? Sosyal medyada sizi takip eden 300-500 bilemedin 1000 kişi sizi ayıplar diye mi korkuyorsunuz? Hakkınızda sosyal medyada 20-30 kişi kötü söz yazar diye mi korkuyorsunuz? Maşallah görev alırken, isim yaparken, nemalanırken varsınızda bir tek ‘Devam’ yazarken mi yoksunuz? Yazıklar olsun size. Bence biran evvel terk edin bulunduğunuz noktayı. Hak etmediğiniz o makamınızı ya da mevkiinizi terk edin. Oraya yakışmıyorsunuz!

Artvin’de AK Parti’nin Hangi Zor Zamanında Var Oldunuz ki?

Artvin’de AK Parti sayesinde bir yerlerde görev alan insanların bugün sosyal medyada başlatılan ‘Tamam’, ‘Devam’ yarışında bir ‘Devam’ yazmaya cesareti olmayanlar aslında beni şaşırtmadılar. Dün, Cerattepe olaylarında ne sosyal medyada ne de sokakta olduklarını ve partilerini savunduklarını görememiştik. 15 Temmuz akşamı memleketi kurtarma mücadelesinde de yoktular. Dün yine Artvin Belediyesi’nin AK Parti’nin alması mücadelesinde de yoktular. Dün yine AK Parti’nin referandumda ‘Evet’ alabilmesi mücadelesinde göstermelik seçim çalışmalarında bulunmanın dışında yine yoktular. Dün, Yeşil Artvin Derneği tarafından Milletvekili İsrafil Kışla’ya yapılan sözlü saldırılar zamanında yine yoktular. Dün, CHP İl Başkanı’nın yıllarca madene karşı durmasına karşın maden şirketi ile ticaret yapmaya başlaması ve bu olayın ortaya çıkmasının ardından adaylıktan çekilmesi olayında da yoktular. Dün yine onlarca örneklendirebileceğim hiçbir mücadelede yoktular ki bugün olsunlar. Olmazlar. Olmaları takip edilmediği için olmazlar. Kimse onlara neden yoksunuz diye sormadıkları için olmazlar. Sorgulanmadıkları için, hesap vermedikleri için, yeniden görev almak istediklerinde arşivlerine bakılmadığı için, bir göreve talip olduğunda sosyal medya hesapları incelenmediği için olmazlar. Hiçbir kişi tarafından onlara bugüne kadar bu mücadele için ne yaptın diye sorulmadığı için olmazlar. Dün olmadıkları garipsenmediği için bugün de olmuyorlar. Kaçak güreştiklerinde her daim kazandıkları için olmuyorlar. Dün göğüslerini gere gerek ben Cumhurbaşkanımın yanındayım diyemedikleri halde bugün halen o görevlerine devam ettikleri için ‘Devam’ yazma zahmetinde bulunmuyorlar. Benim gibi bir deli çıkıp sormadığı için bir ‘Devam’ yazmaya gerek duymuyorlar. Her zaman kaçak güreşmenin kendilerine menfaat sağladığını bildikleri için bugün bir ‘Devam’ı kendilerini orada tutan güç için yazmaya çok görüyorlar. Ne gerek var ki, ne diye yazarak birilerini karşıma alayım diyerek bir ‘Devam’ yazmıyorlar. Mücadele etmeden, risk almadan, çaba sarf etmeden birkaç kişiye yalakalık yaparak edindikleri yeri yine o insanlara yalakalık yaparak koruyacaklarını bildikleri için bir ‘Devam’ yazmayı önemsemiyorlar. Nasıl olsa onların yerine bu görevleri yapanlar olduğu için zahmete girmiyorlar. Ben bu insanlara seslenmek istiyorum ve diyorum ki bir gün gelecek gerçek yüzünüz ortaya çıkacaktır. Bir gün gelecek gerçekten partili olmadığınız anlaşılacaktır. Gerçek her zaman ortaya çıkar. Adalet bir gün elbet tecelli eder. AK Parti’nin adaleti yok ise emin olun ki Allah’ın adaleti vardır ve sizin gerçek yüzünüz bir gün ortaya çıkacaktır. Ve hak yerini bulacaktır ve sizin bugün haksız yere işgal ettiğiniz yerlere gerçek hak eden insanlar gelecektir. Bunu unutmayın.

Bana şimdi soruyorsanız ki ‘Bu insanlar kimler? Ve neden bu insanları teşhir etmiyorsun?’ diye emin olun değmez diye ifşa etmiyorum ama çok merak ediyorsanız sizlerde şöyle bir sosyal medya hesaplarını inceleyin. Partide önemli görevlerde olup, parti sayesinde önemli mevki ve makamlarda yer alıp bir tek satır ‘Devam’ yazmayan o insanları sizlerde çok çabuk göreceksinizdir.

Artvin’in Delisi Olmaya Devam Edeceğim

Değerli okurlarım, bugüne kadar kendi bildiğim doğruları, aklımın yettiği kadar, kalemimin yazabildiği kadar, dilimin döndüğü kadar yazmaya çalışan veya anlatmaya çalışan bir kişiyim. Sadece kendi bildiğim doğruları yazdım ve yazmaya da devam edeceğim. Bu doğrular başkası için yanlış olabilir ama bu benim doğrularım diyerek yazdım ve yazmaya devam edeceğim. Bu konuda yüzlerce kez bedel ödemiş, binlerce kez ağır hakaretler yemiş ve onlarca kez de bulunduğum konumları terk etmek zorunda kalmış olmama rağmen ben bildiğim yoldan dönmeyeceğim. Bana ödetilen bedellere rağmen bildiğim doğruları yazmaya devam edeceğim. 9 köyden kovulsam da onuncu köyde yine yazmaya devam edeceğim. Hakkı hakkına teslim etmeye devam edeceğim. Sağlığımın el verdiği ölçüde, Allah bana izin verdiği ölçüde devam edeceğim. Bazen savunduğum dağlara kar yağsa da, bazen verdiğim emekler hiçe sayılsa da, bazen yaptığım mücadeleler boşa çıksa da, bazen savunduğum insanlar tarafından onlara küfür eden insanlar kadar bana değer verilmese de yazmaya devam edeceğim. Bu uğurda binlerce lira para kaybetsem de, yeri geldiğinde maddi ve manevi olarak bana sahip çıkılmasa da, beraber yürüdüğüm insanlar tarafından hedefe ulaştığımızda satılsam da ben yine doğru bildiğimi yazacağım ve yazmaya da devam edeceğim. Varın bu onuncu köyden de kovun beni. Kendi doğrularımı yazdığım için varın atın beni beyninizdeki zindanlara. Varın yakın beni kalbinizdeki ateşle. Varın yok edin beni benliğinizden. Varın en ağır cümlelerle bana hakaret edin ama ben kendi bildiğim doğruları yazmaya devam edeceğim. Bu benim mesleğim ve ben buyum. Hiçbir zaman iki yüzlülük yapmadım yapmayacağım. Ne isem o olacağım. Bedeli ne olursa olsun o bedeli ödeyerek aynı yolda yürümeye devam edeceğim. Ben 28 yıldır hep var oldum ama 28 yılda yüzlerce siyasetçi, binlerce bürokrat, on binlerce yetkili insan gördüm. Dere gidiyor ve kum kalıyor ve ben o kum parçalarından biriyim, Allah ömür verdikçe olacağım ve kendi doğrularımı dile getireceğim.

Ben bu köyün delisiyim ve deli kalmaktan da mutluyum. Ben böyleyim, beni böyle seven sevsin sevmeyende ne edeyim bir deliye katlansın. Ben yanlışı görünce eleştiren, yanlış yapılınca da bunu dile getiren, haksızlığa karşı da susmayan bir insanım. Ne yapayım ben Artvin’in delisiyim. Keşke herkes benim kadar deli olsa…

Share
552 Kez Görüntülendi.
#

SENDE YORUM YAZ

3+8 = ?

İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER KÖŞE YAZILARI

  • Artvin, AK Partili Belediye Olduktan Sonra Kabuğunu Kırdı

    15 Ağustos 2018 Köşe Yazıları, Tolga Gül

    Geçtiğimiz günlerde yaklaşık beş yıldır Artvin’e gelmeyen bir arkadaşım Artvin’e geldi. Bu arkadaşım ile Artvin’e gelmeden önce yaptığımız görüşmelerde sürekli olarak Artvin Merkez’in çok değiştiği üzerine sohbetler yapıyorduk. Bu değişim ile ilgili olarak büyük bir merak uyandıran benim söylemlerim karşısında arkadaşımda büyük bir merak uyanmıştı. Bu değişimi bizzat kendi gözleriyle görmek istediğini söyleyen arkadaşım ile yaptığımız Artvin gezisi sırasında arkadaşımın söylemi tam olarak “Artvin AK Partili Belediye olduktan sonra kabuğunu kırm...
  • Maden Şirketi Artvin’i Hiçe Sayar Bir Tavır Takınıyor

    12 Ağustos 2018 Köşe Yazıları, Tolga Gül

    Bu yazımı okuyanlar bana bir takım eleştirilerde bulunabilirler. Artvin’de maden çıkmasına ve maden şirketine destek vermem nedeniyle bu yazımı garip karşılayabilirler. Hatta nemalanmamın bitmesi nedeniyle bu tür bir yazı yazdığımı da ileri sürebilirler. Ben bu eleştirilere saygı duyuyorum ancak bilinmesini isterim ki ben her zaman yanlış gördüğünü yazan bir gazeteciyim. Şirketle ilişkilerimin en iyi olduğu dönemlerde dahi yapılan hataları dile getiren bir ismim. Bu sebeple ilişkilerimi, hatta ve hatta maddi anlamda olan ilişkilerimi bile hiçe ...
  • Domatis domates olunca tadı kaçtı

    10 Ağustos 2018 Erhan Kırmızı, Köşe Yazıları

      Köyümüzde domatese yerel şive ile domatis deriz. Domatisin biçimsiz bir yapısı vardı ama tadı güzeldi, domatesin biçimi güzelleşti ama tadı bozuldu. Öğrencilik ve iş yaşamı nedeniyle köyden ayrılınca domatis domates oldu. Köyümüzde tamamen doğal olan domatis öğrencilik ve iş yaşamında lezzetini kaybetti. Köyümüzde alt çenemizi biraz ileri sürerek çayı fırt çeker gibi ısırarak ve ağzımızı şapırdatarak domatis yerdik. Domatesi ise bıçakla dilimleyerek yemeye başladık. Sonra domateslerin hormonluları çıktı, buna da alıştırıld...
  • Yerel Seçimler Yaklaşırken

    06 Ağustos 2018 Köşe Yazıları, Selim Çiftçi

    Seçim yapılan ülke İslam ülkesi de olsa sadece Müslümanlar sorumlu olmazlar. O ülke vatandaşlarının tamamının sorumlu davranması gerekir. Türkiye de TC vatandaşı olan Müslim gayri Müslim iktidar muhalefet herkesin Türkiye nin menfaatlerini düşünerek kendini sorumlu tutması gerekir. Ortak menfaatlerin ortak tehlikelerin olumlu veya olumsuz etkileri de TC vatandaşlarının hepsine ortaktır. Ölçü ve denge kaybolmadan yolumuza devam etmeliyiz. Duyduklarımızı etrafımızdaki kişilerin amirlerin hoca vs.lerin tavırlarını sorgulamadan kabul...