logo

Ak Parti Artvin’de Şantajlara Boyun Eğecek mi?


Taha İbrahimoğlu
tahaibrahimoglu@08olay.com

Her seçim döneminde alıştığımız “Eski Türkiye” manzaraları tekrar ediyor. Kaptı-kaştıcı menfaat çetesi iş başında. Eskiden aynı kişiler, bütün partileri dolaşır “şöyle şöyle yapmazsanız size oy vermeyiz” diyerek 5 yılda bir basit çıkarlarının peşine düşerdiler. O dönemin siyasetçileri de küçük düşünen insanlardan oluştuğu için memleketi ilgilendiren meselelerden ziyade sesi çok çıkan o azınlık çetesinin işlerini takip etmeye çalışırdı. Neyse ki 3 Kasım 2002 ile o günleri biraz olsun unutmuştuk. Lakin şu günlerde bu cefa gene nevzuhur etti. Bu sefer bu çete yanlarına yerli işbirlikçilerini de almış gibi. “Kadere bak. Kimleeeer kimlerle beraber” dedirtecek cinsten manzara var. Ve bu sefer farklı partilere gidemiyorlar çünkü kazanacak parti belli. Bakalım “Eski Türkiye”‘yi unutturan Ak Parti bu sefer bu çetecilerin şantajına boyun eğecek mi

Elbette ki bir bürokratın değişmesi gerekebilir. Buna kurumdaki siyasetin temsilcisi bakan karar verir. Bahattin Bey’de 6 yıldır Artvin’de il müdürlüğü yapıyor. Onu değerlendirecek bir sürü kriter vardır. Gençlik Spordaki tesisleşme, tesisleri kullanan sporcu ve genç sayısı, yapılan faaliyetlerin istatistiği, faaliyetlere katılım oranı, Bahattin Bey’den ast ve üstlerinin çalışma memnuniyeti, siyaset ve bürokratlarla ilişkisi vs. gibi kriterleri sayabiliriz. Ancak gazetemiz başyazarı Tolga beyin yazısında maalesef bunlardan sadece çalışanların ve halkın memnuniyetine değinilmiş ve bu değinmede yanlı bir şekilde tek taraflı olmuş. Objektif bir gazetecilik olmamış. Geçmişte temsilciliğini yaptığı Aydın Doğan medyasından etkilenmiş olsa gerek seçim ortamından istifade ederek şantajcı bir dil kullanmış. Arsızlığı ele alan birilerinin, Bahattin Bey’e olan kinlerine ve öfkelerine Tolga Bey’in alet olmaması gerekirdi. Kendisi adına üzüldüm. Aynı gazetede yazı yazıyor olmamız talihsizlik olmuş.

Üstelik Tolga Bey bir taşla iki kuş vurmaya çalışmış. Şöyle ki malum son yıllarda Cumhurbaşkanımızın öne çıkarması ile köylerde muhtarlık seçimleri kızıştı. Merkezde ikamet eden bir kısım Bertalının oylarını köye aldırdığı herkesin malumu. Tolga Bey’de Bertalı olduğundan olsa gerek köyüne Ak Parti tarafından yönelecek tepkinin önünü alarak bunu Bahattin Bey’e yöneltmeye çalışmış. Nafile uğraşı herkes kimin ne tıynette olduğunu biliyor.

Bahattin Bey’i 16 yıldır tanırım. Mert biridir lafını kim olursa olsun esirgemez. Bildiği gerçekleri insanların yüzüne acı bir şekilde söyler. Bundan ötürü ona kalbi kırılıp darılan çoktur. O da buna alışıktır. Ancak son dönemdeki en büyük şansızlığı cesur birisi olarak kavgayı mertçe yapacak bir er meydanı bulamamasıdır.

Benim düsturum “Eğer ahlaksızlar senden çekinmiyorsa sende onlardan birisisin” sözüdür. Bu kriterden Bahattin Bey tam puan alıyor. Tolga Beye ve Ak Parti yetkililerine tavsiyem Artvin’e zarar veren bürokrat ve güç odakları ile uğraşmaları onlara daha fazla itibar kazandıracaktır. 30 yıldır Artvin’de il müdürü olup kamu yatırımlarına engel çıkaran, halkı ve muhtarları illallah ettirmiş bürokratları neden görmezler?

Share
1102 Kez Görüntülendi.
#

SENDE YORUM YAZ

1+4 = ?

İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER KÖŞE YAZILARI

  • Bir çuval para ile bir ekmek?

    22 Mayıs 2019 Erhan Kırmızı, Köşe Yazıları

    “Sen ağa ben ağa inekleri kim sağa” ve eş anlamlısı “Sen dede ben dede, bu atı kim tımar ede” Herkes kendisini buyurucu durumda görürse, iş yapmakla yükümlü saymazsa ortadaki işi kim yapar? Kişi, üzerine düşen işten kaçmayıp onu yapmalıdır. Herkes işini bir kenara bırakıp keyfini düşünürse işler ortada kalır, bir sonuç alınamadığı gibi iş düzeni de bozulur, karışıklık çıkar, tatsızlık başlar. Herkes masabaşı iş yapmak isterse tarımı kim yapacak, üretimde kim bulunacak? Kaynak: http://ozellestirme.net/wp-content/uploads/2013/07/isci-memur-...
  • Niçin Yeşilçam ismi?

    21 Mayıs 2019 Erhan Kırmızı, Köşe Yazıları

      1.Giriş Yeşilçam, İstanbul'un Beyoğlu semtinin Taksim'e yakın bir kısmında yer alan bir sokak.1980 öncesinde film film şirketlerinin çoğunluğunun yazıhaneleri bu sokakta bulunduğu için Türk sinemasının kısaca Yeşilçam olarak anılmasını sağlamıştır. Sihirli Perde olarak da tanımlanan sinema Türk insanının hayatına ilk kez 14 Kasım 1914’te girmiş. 1914 senesi, Yeşilçam’ın doğuş yılı olarak düşünülür; çünkü ilk film olan “Himmet Ağa’nın İzdivacı” bu yıl içinde çekilmiştir. I. Dünya Savaşı yüzünden filmin oyuncuları askere alınır, bu yüzden film ...
  • Mal bulmuş Mağribi gibi (sanki çok iyi bir şey bulmuş gibi)

    16 Mayıs 2019 Erhan Kırmızı, Köşe Yazıları

    Açgözlü, sonradan görme insanları betimlemek için kullanılan bir deyimdir. Mal bulmuş mağribi gibi deyimi medyada daha çok tartışmalarda fikri saldırının nitelendirilmesi için kullanılmaktadır; “mal bulmuş Mağribi gibi saldırmak” ve “mal bulmuş Mağribi gibi atlamak”. Bir kimseye saldırmak için sebep bulamayan ama karşı tarafın ufak bir hatası olunca saldıranların durumu “mal bulmuş Mağribi gibi saldırmak”  şeklinde ifade ediliyor. Bir tartışmada savunacak bir söz bulamayan kimseler  eline küçük bir delil geçince çok büyük delil gibi sarılma ...
  • Bir anonim şirkette Hakkı’ya verilen olumsuz emirler

    12 Mayıs 2019 Erhan Kırmızı, Köşe Yazıları

      *genel kurula katılma hakkı*genel kurulda konuşma hakkı*öneride bulunma hakkı*bedelsiz payları edinme hakkı*tesislerden yararlanma hakkı Hakkı ismindeki bir anonim şirket ortağı buradaki hak kavramını Hakkı olarak algılarsa genel kurula katılmayacak, genel kurulda konuşmayacak, öneride bulunmayacak, bedelsiz payları edinmeyecek, ve tesislerden yararlanmayacaktır. Şimdi okur yazar olduğuma bakmayın. İlkokul üçüncü sınıfa kadar ben de Türkçe’mizin azizliğine uğradığım için doğru düzgün okumayı bilmezdim. Sınıf arkadaşlarım bülbül gibi okurken b...