logo

Afiş Asılmasına Saygı Duymayanlar Nasıl Fikir Özgürlüğünü Savunacaklar


Tolga Gül
tolgagul@08olay.com

Artvin yeniden hareketli günlerini yaşamaya başlıyor. Sanıyorum sıcak bir yaz bizi bekliyor. Malum konu yine Cerattepe. Cerattepe gündemde olunca Artvin ister istemez gergin günler yaşıyor. Yaşanabilecek gelişmeleri ve öngörülerimi yazmayı düşünmeme rağmen bunu bir sonraki sayımıza bırakmak istiyorum. Zira yazmam ve dile getirmem gereken önemli şeyler var.

Şunu belirterek başlayalım: Demokrasi isteyen herkesi demokrasiye inancının tam olması gerekir. Ben gerek ülkemizde gerekse de Artvin’de kimsenin ciddi anlamda demokrasiyi özümsediğine inanmıyorum. Bunu bizzat yaşayan bir insan olarak demokrasiye inandığını söyleyenlerin büyük yalancı olduklarını düşünüyorum. Buna en yakınımdan en uzağıma kadar bütün insanları dahil ediyorum. Ömrümde fikir özgürlüğü ve demokrasi savunan kiminle karşılaştı isem kendi fikrimi açıkladığımda asla saygı duyduğunu görmedim. Yani demokrasi fakiri bir ülke ve iliz. Hele konu Cerattepe’ye gelince fikir özgürlüğünü yerin 30 bin metre dibine gömüyoruz ki kimse oradan çıkaramasın. Hele hele ‘Cerattepe’de maden çıkarılabilir çünkü diye söze başladınız mı’ vay geldi halinize.  Hakaretler, tehditler, kavgalar arka arkaya gelir.

Bütün bu söylediklerime inanmıyor musunuz? Hadi buyurun Cerattepe’de madene hayır diyenlerin yanında bir ‘ Bende hayır diyorum ama’ diye bir cümleye başlayın bakalım neler oluyor?

Şimdi bu sözlerimi destekleyici iki olaydan bahsedeceğim. Hani demokrasiye, fikir özgürlüğüne saygı duyan sözüm ola Atatürkçü ve sosyal demokrat olarak kendilerini tanımlayan kesimler başta olmak üzere Cerattepe’de maden karşıtı olan insanların kendileri gibi düşünmeyen insanlara uyguladıkları mahalle baskılarını anlatalım. Uyarılara, hakaretlere ve hatta boyutları ölümü bile kapsayan tehditlere ve de toplumda linç ettirme gayretlerine değinmek istiyorum. Buyurun bu bölümleri iyi okuyun beyler ve bayanlar.

Bu ilde maden karşıtı dernek olurda isteyen kurulabilir mi?

Evet, gerçeklerle yüzleşmeye hazırsanız hemen yukarıda ki soruya yanıt veriniz. Cevabınız tabi ki ‘mümkün değil’ olacak. Haklısınız zira geçtiğimiz günlerde Bizim Artvin Platformu’nun kurulacağına dair yapılan basın toplantısında ‘Cerattepe’de maden istiyoruz’ şeklinde bir cümle olmamasına karşın, sırf Yeşil Artvin Derneği’ni eleştiren cümleler kullanıldığı için basın toplantısını düzenleyenler ve o toplantıya katılan vatandaşlar ile gazetecilerin aldığı inanılmaz tepkiler, şahsım dahil, gösteriyor ki bu ilde farklı fikirlere asla saygı yok. Hele hele bu konuda. Düşünün ki; Anayasal hak olan bir sivil toplum kuruluşu kurmak veya bir kuruluşa üye olmak hakkı bizim ilimizde mümkün görünmüyor. Birileri Artvin’de STK kurulması için kendilerinden izin alınması gerektiğini düşünerek kendilerini Anayasa’dan bile büyük görebiliyor. Sorsan da ‘Sosyal Demokrat’ olarak adlandırıyor.

Bir Afişe Bile Saygı Duyulmuyor!

Evet, Cerattepe’de maden istemeyen kesimler ilimizde varlar ve etkinler. Bütün bunlara saygı duyuyorum, hatta ve hatta fikirlerine de saygı duyuyorum ancak fikirlerinin dışında farklı fikirlere saygı duymamalarına ise saygı duymuyorum. Kendileri gibi düşünen insanları aşağılamalarına, tehdit etmelerine veya toplumda hedef göstermelerine ise hiç saygı duymuyorum. Fikir özgürlüğü diyorsanız eğer başka insanlarında fikirlerine saygı duyacaksınız. Özgürlükleri savunan bir insansanız bunu yapmak durumundasınız; aksi halde inandırıcı olamazsınız.

Bakınız geçtiğimiz günlerde Artvin’de bilbordlara bir afiş asıldı. Maden şirketi tarafından kendisinde çalışmak üzere iş başvurusunda bulunan Artvinli 3 bin 200 kişiye teşekkür edilmek üzere hazırlanmış afişler asıldı. Bu afişler fazla geçmeden birileri tarafından yırtıldı. Konu adli makamlara intikal etti. Ben olayın o boyutunda değilim, maden karşıtlığının ilimizde geldiği tehlike noktasındayım. Ben başta olmak üzere Cerattepe konusunda farklı şeyleri yazan ya da dile getiren insanların yaşadığı zulme alıştık  ve bir şekilde izah edebildik de bir bilborda reklam afişi asılırken bunların yırtılmasını nasıl izah ederiz? İşte bunu bilemiyorum. Düşünün ki bir reklam afişi bile bu ilde zulme uğrayabiliyor.

Bu noktada basit birkaç soru soracağım ve yanıtı lütfen sizler bulun zira ben bir türlü bulamıyorum. Bu ilde acaba Yeşil Artvin Derneği bir gün bir toplantı yapsa ve bu dernekten farklı düşünen birileri toplantıya giderek ‘ Hayır bu toplantıyı yapamazsınız’ deseler ne olurdu? Ya da Yeşil Artvin Derneği’nin yaptığı basın açıklamasına müsaade edilmeseydi acaba neler yaşanırdı? Hadi onu da geçtik Yeşil Artvin Derneği’nin haberlerine sansür uygulanmaya çalışılsaydı ne düşünürdünüz? Hadi bunu da geçtik bu dernek tarafından asılan bir afiş eğer yırtılsaydı tepkiler ne olurdu?

Haydi size kolay gelsin . Şimdi gündemimizin ikinci maddesine geçelim.

Share
765 Kez Görüntülendi.
#

SENDE YORUM YAZ

7+7 = ?

İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER KÖŞE YAZILARI

  • Hata

    18 Haziran 2019 Erhan Kırmızı, Köşe Yazıları

    Özet: Bilmeyerek yapılan yanlışa hata denir. Hata sorumluluğu kaldırır. Bilerek yapılan yanlışa hata değil taammüd denir.  "Amd" veya "taammüd" eş anlamlı olup, önceden tasarlayarak, düşünerek, bilerek, isteyerek ve kasıtla yapmak demektir. Kasıtlı yapılan bir işin günaha yol açar. 1.Kavram Hata istenmeden yapılan yanlıştır. Bir yanlış bilerek ve isteyerek yapılırsa hata olmaktan çıkar (amd-taammüd) denilen suç olur. Bir terim olarak hata, kasıt unsuru taşımayan bir söz veya fiil olup, asıl iradeye aykırı olarak vuku bulur. İnsan, gaflet so...
  • Reklam

    12 Haziran 2019 Erhan Kırmızı, Köşe Yazıları

    Reklam kelimesi, Latince’de (çağırmak) fiilinden türetilmiştir. Bu mantıkla reklam batı dillerinde avcıları avlanırken , kurbanlarını (avlarını) cezp edebilmek ve çağırmak için uyguladıkları hileleri, teknikleri, yol ve yöntemleri betimlemektedir. Terim olarak Reklam, televizyon, gazete, radyo, billboard, dergi, sinema  internet gibi mecralar aracılığıyla çeşitli mal, ürün ve hizmetlerin hedef kitlelere ve tüketicilere belirli bir ücret karşılığında tanıtılmasıdır. Bu işin ana unsurları; bir ücret karşılığında yapılması, tanıtım yaptıran firm...
  • Şerefiye (ﺷﺮﻓﻴّﻪ)

    10 Haziran 2019 Erhan Kırmızı, Köşe Yazıları

    Arapça “yüksek mekân” anlamına gelen şereften, şerefі - şerefiye olarak Türkçe’de türetilmiştir. İmar edilen bir yerdeki gayrimenkullerden değerlerinin artışı sebebiyle alınan bir çeşit vergidir. Devlet, kamu tüzel kişileri ve özellikle belediyelerin gerçekleştirdikleri bayındırlık ve altyapı hizmetleriyle imar faaliyetlerinden dolayı bazı kimselerin mal varlıklarında önemli değer artışları olmaktadır. Bina, arsa ve arazi gibi gayrimenkullerde gayrimenkul sahibinin herhangi bir çabası, katkısı veya masrafı olmaksızın; yanıt ilgili kişinin irad...
  • Nota vermek

    09 Haziran 2019 Erhan Kırmızı, Köşe Yazıları

      Özet: Nota vermek; posta koymak, ayar vermek, uyarmak gibi algılansa da tam karşılığı bu değildir. Devletler arası diplomatik yazışmadır. Fransızca note "1. işaret, alamet, iz, hatırlatma yazısı, 2. müzik işareti" sözcüğünden alıntıdır. Fransızca sözcük Latince aynı anlama gelen nota sözcüğünden evrilmiştir. Gündem konuları arasında sıklıkla iki ülke arasındaki gerilim sırasında kullanılmasından dolayı yanlış bilinen bir anlama da sahiptir. Yalnızca siyasi sorunlar sırasında kullanılmamaktadır. Askine, devletler arasındaki yazışmaların tümün...