logo

reklam

Âdi valiler yerine, evliya aktablarına merci oldular


Erhan Kırmızı
erhankirmizi@08olay.com

 

 

Ehl-i Beyt soyundan gelenler halife olsaydılar, valilere merci olup valiler ile muhatap olacaklardı. Ama manevi saltanata layık oldukları için evliya aktablarına merci oldular.

“Belirli dünyevi kuralları taşıyanlar vali olabilirler. Ama Evliya aktabı olmak ise; özellik ister ve daimidir. İşte Ehl-i Beytin kimlere merci olacakları kendi inisiyatiflerine bırakılmamıştır.”

 

Âdi valiler yerine, evliya aktablarına merci oldular” başlığı Risale-i Nur Külliyatından Mektubat’ta yer alan bir cümledir. Yani Ehl-i Beyt soyundan gelenler halife olsaydılar, valilere merci olup valiler ile muhatap olacaklardı. Ama manevi saltanata layık oldukları için evliya aktablarına merci oldular. Merci “müracaat olunan makam” demektir.

Aktab kelimesi ise kutub kelimesinin çoğudur. Kutub, değirmen taşının miline denilir. Tasavvufta ise, evrenin manevi yönetiminden sorumlu veliler topluluğunun başkanıdır.[1]

Âdi valiler yerine, evliya aktablarına merci oldular” cümlesinin yer aldığı paragraf metninin tamamı şöyledir;

“Hasan ve Hüseyin ve onların hanedanları ve nesilleri, mânevî bir saltanata namzet idiler. Dünya saltanatı ile mânevî saltanatın cem’i gayet müşküldür. Onun için onları dünyadan küstürdü, dünyanın çirkin yüzünü gösterdi-tâ, kalben dünyaya karşı alâkaları kalmasın. Onların elleri muvakkat ve surî bir saltanattan çekildi; fakat parlak ve daimî bir saltanat-ı mâneviyeye tayin edildiler. Âdi valiler yerine, evliya aktablarına merci oldular.” (Mektubat, On Beşinci Mektup.)

Ehl-i Beyt, ümmetin en büyük veli ve aktaplarını yetiştiren ya da yetişmesine vesile olan manevi bir fakülte gibidir. Müceddidler, asfiya ve evliyaların büyük bir kısmı manen onlardan ders almışlar, onların himmet ve gayreti ile velayet makamlarına çıkmışlar. [2]

Ehl-i Beyt, manevi saltanatın sahipleridirler. Dünya saltanatı ile manevi saltanat bir arada olması çok zor olduğundan, Allah onlara manevi saltanata yönelmeleri için dünya saltanatının çirkin ve zulümlü yüzünü göstermiştir. Tarihte Ehl-i Beyt adına kurulan devletlerin devamlı ve şaşalı olamamasının kader boyutu bu şekildedir. Şayet Allah onları dünya saltanatında başarılı kılsa ve şaşalı bir imparatorluk bahşetse idi, o zaman manevi sahada geri kalıp, dinin muhafaza ve ilan edilmesi vazifesinden mahrum kalacaklardı ki, bu Allah ve Resulünün (S.A.V.) muradına ters bir durum olurdu.[3]

Hazreti Hüseyin (R.A.) ve onun  mübarek ailesinin yani Ehl-i Beytin büyük bir misyon ve amacı var. O da dinin hıfz ve himayesi ki, saltanat ile ikisinin bir arada yürümesi mümkün değildir. Bu yüzden Allah onlara dünyanın çirkin yüzünü göstermiş ve âdi yani sıradan maddi hakimiyet yerine, manevi alemlerde onları yüceltmiştir.

Özellikle İmam-ı Ali (R.A.) bütün evliya ve aktapların babası ve manevi kaynağı hükmündedir. Hatta aktaplardan çoğu bizatihi Ehl-i Beyt’tendir; Abdulkadir Geylani, İmam-ı Rabbani Hazretleri gibi.

Âdi valiler yerine, evliya aktablarına merci oldular. Cümlesi ise çok güzel bir manayı zihinlere yerleştiriyor. Yani, dünyevi makamlar geçicidir. Belirli dünyevi kuralları taşıyanlar vali olabilirler. Ama Evliya aktabı olmak ise; özellik ister ve daimidir. İşte Ehl-i Beytin kimlere merci olacakları kendi inisiyatiflerine bırakılmamıştır. Onlar, dünyevi ve geçici makamlara merci olmak isteseler de, Allah (C.C.) onların manevi makamların sultanları olmalarını; evliyalara, kutuplara ve manevi mücahitlere reis olmalarını istediği için onların zahiri mağlubiyetlerine müsaade etmiştir. [4]

“… Onların elleri muvakkat ve surî bir saltanattan çekildi; fakat parlak ve daimî bir saltanat-ı mâneviyeye tayin edildiler. Âdi valiler yerine, evliya aktablarına merci oldular.” (Mektubat, On Beşinci Mektup.)

Üstad Hazretlerinin bu ifadeleri Ehl-i Beyt imamlarını manevi alemin sultanları olarak gösteriyor.

Ehl-i Beyt’in hem maddi hem manevi saltanatı götürmesi mümkün olmayacağı için, birisini tercih etmeleri gerekecekti ki, Allah bu tercihin yönünü manevi saltanata çevirtmek için dünya saltanatını onlara düşman yapmıştır. Tarihteki olaylar işin maddi ve zahiri boyutudur. İşin hakiki ve kaderi boyutu bu şekildedir.[5]

[1]http://www.sorularlarisale.com/makale/18111/hz_hasanin_soyundan_aktablar_hz_huseyininkinden_imamlar_cikmasinin_hikmeti_nedir_acaba_neden_hz_huseyinden_de_aktaplar_cikmamis_ayrica_aktab_ve_imam_arasinda_manen_makam_farki_var_midir.html

[2]http://www.sorularlarisale.com/makale/25611/adi_valiler_yerine_evliya_aktablarina_merci_oldular_cumlesini_izah_eder_misiniz.html

[3] http://www.sorularlarisale.com/makale/21702/dunya_saltanati_aldaticidir_al-i_beyt_ise_hakaik-i_islamiyeyi_ve_ahkam-i_kuraniyeyi_muhafazaya_memur_idiler_sayet_saltanata_gecmis_olsalardi_saltanatin_muhafazasi_ve_insanlarin_maslahata_gore_idaresi_icin_pek_cok_tavize_mecbur_olacaklardi_bu_durumda_da_ta.html

[4]http://www.sorularlarisale.com/makale/25611/adi_valiler_yerine_evliya_aktablarina_merci_oldular_cumlesini_izah_eder_misiniz.html

[5] http://m.sorularlarisale.com/index.php?oku=21702

Share
413 Kez Görüntülendi.
#

SENDE YORUM YAZ

2+8 = ?

İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER KÖŞE YAZILARI

  • Dört tarz-ı İslam

    10 Temmuz 2018 Erhan Kırmızı, Köşe Yazıları

      İslam elbette tek bir dindir. Fakat kabiliyetlerin farklı olmasından dolayı bu tek din farklı tarzlarda algılanmıştır. Devlet İslam’ı: Baskıcı özellikler taşır. Ebu Hanife ve Ahmet bin Hanbel Devlet İslam'ının baskıları sonucu şehit edilmişlerdir. Halk İslam’ı: Daha serbest, kolay ama hurafeler barındırabilen bir İslam tarzıdır. Tasavvuf İslam’ı: Daha dindar bireyler yetiştirir, ama taassuba düşülerek saplantılar içine girebilen bir İslam tarzıdır. Kitabi İslam: Kılı kırk yaran, düşünsel yönü ağır basan İslam’dır. Temsilci...
  • Şeriat nedir?

    08 Temmuz 2018 Erhan Kırmızı, Köşe Yazıları

      En çok tartışılan kavramlardan biri de “şeriat.” Bu konuda birçok kişinin kafası bir hayli karışık. Anlamını bilen de konuşuyor, bilmeyen de. Kaynak: https://twitter.com/hashtag/herkesi%CC%87cinadelet Birisiyle karşılaşıyorsunuz. Namaz kıldığından, oruç tuttuğundan söz ediyor. Sohbetiniz sürüyor ve sonunda, şeriatın en önemli iki emrini yerine getiren bu adamın, şeriata karşı olduğunu görüyor ve hayret ediyorsunuz. Bir başkasıyla görüşüyorsunuz. Şeriatı hararetle savunuyor. İç alemine, ibadet dünyasına iniyorsunuz, İslam’...
  • Yeter Artık İdam Şart

    04 Temmuz 2018 Köşe Yazıları, Tolga Gül

    Geçtiğimiz Şubat ayında yazdığım bir yazıyı son günlerde yaşanan çocuk cinayetleri ve istismarları haberlerinin yeniden gündem olması nedeniyle bende yazımı yenilemek istiyorum. Türkiye’deki durumu maalesef ki gözler önüne seren ve artık mevcut yasaların yetersiz olduğunun kesinleştiği ve bu yasalarla olayların önüne geçilmediğinin ayan beyan ortada olduğu bir durumda maalesef ki yazımı yeniden yayınlamak durumundayım. Bu konuyu yeniden gündeme getirmeye devam edeceğimi belirterek Şubat ayında yazdığım yazıyı yenilemek istiyorum. Tam yeri ve za...
  • Artvin 7 Martspor Hentbol Takımına Sahip Çıkmalı

    04 Temmuz 2018 Köşe Yazıları, Tolga Gül

    Bugün sizlerle bir haberi paylaşmak istiyorum. Yoğun siyasi gündemde bizim dahi unuttuğumuz ama birçok ilgisizliğe rağmen başarılı olan bizim çocuklarımızın başarı hikayesinin anlatıldığı bir haberi sizlerle paylaşacağım. Yorumlarımı daha sonra ki bir yazımda yapacağım. İşte o haber: Bir Yıldı 3 Kupa Getiren 7 Martspor Kulübü Her Türlü Övgüyü Hak Ediyor Bize Sahip Çıkılırsa Daha Büyük Başarılar Elde Ederiz Artvin 7 Mart Spor ve Gazi Ortaokulu Yıldız Kız Hentbol takımı 1 yılda 3 kupa getirerek 2018 yılında Artvin’e damga vurdu. Kısıtlı ...