logo

AÇÜ’lü Öğrenciler Huzursuz !

AÇÜ’lü Öğrenciler Kampüs Önünde Basın Açıklamasında Bulundu

Artvin Çoruh Üniversitesinde eğitim gören bir kısım öğrenci, eğitim hayatlarının huzurlu bir şekilde devam etmediğini ifade ederek basın açıklamasında bulundular.

Artvin Çoruh Üniversitesi Seyitler Kampüsünde gerçekleşen basın açıklamasına yaklaşık 50 üniversite öğrencisi katıldı. Sözlü ve fiziksel darp edildiklerini iddia eden öğrenciler pankart ve sloganlar eşliğinde yürüyüş yaptılar. Fen Edebiyat Fakültesinden üniversitenin girişine kadar yürüyen öğrenciler burada yolu 15 dakika trafiğe kapatarak yaşananları alkışlarla protesto ettiler. Açıklamayı öğrenciler adına Menşur Öztürk gerçekleştirdi. Öztürk yaptığı basın açıklamasında, “17.05.2015 tarihinde Artvin Çoruh Üniversitesi Rektörlüğü tarafından Yeşil Artvin Firmasından tahsis edilen araçlar ile üniversite öğrencilerinin gittiği teknik gezi dönüşü Seyitler Yerleşkesi Çoruh Kız Yurdu önünde bir grup bölge dolmuşçusu tarafından araç şoförleri, üniversite hocaları ve öğrencileri gerek sözlü gerekse fiziksel olarak şiddete maruz kalmışlardır. Bayan arkadaşlarımız araçtan zorla indirilmiş, olayı görüntülemeye çalışan bayan arkadaşımız küfre maruz kalmış, şiddet uygulanmış ve telefonu elinden düşürülüp üzerine bilinçli olarak basılıp kırılmıştır. Olayı yatıştırmaya çalışan üniversite hocaları darp edilmiştir. Polislerin gözü önünde hocalara ve öğrencilere tehditler savurmaya devam eden şahıslar olayın ardından araçları durdurarak olaya mağdur olan kişileri aramak suretiyle yolları kesmişlerdir. Olayın ardından üniversite hocaları ve öğrencileri benzer tehditler almaya devam etmektedir. Şuan hiçbir şekilde can güvenliğinden emin olamayan arkadaşlarımız mezuniyetlerine ailelerini dahi çağıramamaktadırlar.Bu anlamakta zorlandığımız hadiseye sebep olan şahıslar hala görevine devam ederek öğrencilerin huzurunu kaçırmaktadırlar. Yaşanan hadiseler bununla sınırlı kalmayıp öncesinde de birçok defa rahatsız edecek söylemlerde bulunmuşlardır. Bu şartlar altında eğitim hayatımıza devam etmemiz mümkün olmamaktadır. Bu kara günün ardından benzer hadiselere tekrar maruz kalmamak adına gerekli çalışmaların yapılmasını istiyoruz. Verilen maddi, manevi ve psikolojik zarardan sorumlu şahıslar hakkettikleri cezayı almadığı sürece bu olay başka türlü telafi edilmeyecektir. Eğitim hayatımıza huzurlu bir şekilde devam etmek adına aşağıda belirteceğimiz maddelerin gerekli merciler tarafından yerine getirilmesini istiyoruz. Güvenlik (gerek yurt güvenliği, gerekse okul ve yurt arasındaki yol güvenliği, yol ışıklandırılması vs.) Yolların iyileştirilmesi (yurt ve şehir arasındaki mevcut olan yol), Okula taşıma yapan minibüslerin seferlerinin sıklaştırılması, gereğinden fazla yolcu alınmaması vs.) Minibüs şoförlerinin mesai saatlerinde işe uygunluk denetiminin yapılması (alkol, sigara, kılık kıyafet vs.) Minibüs ücretlerinin öğrenci lehine iyileştirilmesi, Şehir, yurt arası minibüs seferlerinin aktarmasız, tek sefer sistemine geçilmesi, Minibüs şoförlerinin öğrencilere karşı kullandığı üslup ve davranış bozukluklarının giderilmesi” ifadelerine yer verdi.

Basın açıklamasını tamamlayan öğrenciler sessiz bir şekilde dağıldı.

Share
2535 Kez Görüntülendi.
#

SENDE YORUM YAZ

4+9 = ?
#

AÇÜ’lü Öğrenciler Huzursuz !” için 1 yorum

  1. Erhan Kırmızı : diyor ki:

    Özel arabam olmadığı için ben dolmuşların sürekli yolcusuyum ve iyi bir gözlemciyim.

    Seyitler dolmuşları önemli bir kamu hizmeti görüyorlar. Çoğu kez para kazanmadan hatta zararına yolcu taşıyorlar.

    Hizmet konusunda sınır tanımıyorlar, her türlü anlayış ve nezaketi gösteriyorlar.

    Bu şoförler mert ve cömert insanlar. Ekmeğini ve çaylarını sizinle paylaşabilirler. Bunlardan bir tanesi Yavuz Usta, şoförlerin ve öğrencilerin Yavuz Abisi bana hiç çay parası verdirmeyen bir adamdır. Yine bu şoförlerden birisi iki tane su aldı ve birisini bana verdi. Çay içmeye gittik ısrarla bana çay parası verdirmedi. Halbuki bu şoförün aylık geliri ancak bin lira kadarmış.

    Seyitler dolmuşları bazı öğrencileri parasız taşımaktadırlar. cebinizde paranız olmasa olmasın, korkmayın hiçbir şoför sizi yolda bırakmaz.

    Fakat dolmuşlarla ilgili sorunlar da var. Şimdi bu sorunları yazıp objektif ve tarafsız bir şekilde doğruları tespit etmeye çalışalım.

    1.Dolmuş sayısı fazla yolcu sayısı az: 34 tane Seyitler Dolmuşu var. Bu dolmuşlar şehir dolmuşlarından daha fazla. Fakat Seyitler yolcuları az. Seyitler dolmuşları umdukları parayı kazanamıyorlar. Umduğunu kazanamamanın psikolojisiyle zaman zaman hatalara düştükleri oluyor.

    Mesela özel araçlara binen yolculara ve bu araçlara müdahale ediyorlar. Bu müdahalelerinde haklı oldukları noktalar var. Özel araçlar çoğu kez durakta bekleyen yolcuları alıyorlar. Bu aslında dolmuşçulara yapılan bir ayıp. Ama bazı şoförlerin tepkisi çok sert ve zorbaca oluyor. Kötü bir imaj oluşturuyorlar.

    Fakat özel aracıyla oradan geçen bir kimse arkadaşını görünce ne yapsın, alsa dolmuşçular kızıyor, almasa arkadaşına ayıp yapmış olacak? Bu konuda benim fikrim durakta bekleyen yolcunun özel araca binmemesi ve dolmuşu tercih etmesi. Çünkü biz dolmuşlara daha çok muhtacız. Dolmuş olmasa Seyitlerde oturamayız, ama özel araçlar olmasa da biz Seyitlerde oturabiliriz. Ben şahsen çoğunlukla dolmuşlara binmeyi tercih ediyorum, kırılması pahasına arkadaşlarımın özel araçlarına binmiyorum. Diğer yolcuların da bu bilinçte olması gerekir. Şoförler de müdahalelerinde daha nazik olmaya çalışmalıdır.

    2.Seyitler dolmuşçuları ayrımcılığın ve bölücülüğün dik alasına maruz kalıyorlar.

    Seyitler kooperatifi başkanı Halit Uçar çok iyi ifade etmişti. Diğer köylerden gelen dolmuşlar rahatlıkla şehir içine girebiliyor, yolcularını şehir içinden alabiliyorlar. Fakat sadece Seyitler dolmuşları şehir içine sokulmuyor. Halit Uçar’ın ifadesiyle kamu hizmetinin yarıda kesilmesi söz konusu. Şehir dolmuşları Seyitlerden gelen yolculardan nemalanmak için Seyitler dolmuşlarının şehir merkezine çıkmasına karşı. Sanki Artvin bir Cumhuriyet Seyitler ayrı bir Cumhuriyet. Bu ne demek, bölücülüğün ve ayrımcılığın dik alası demek. Bu duruma yetkililer (vali, belediye başkanı) seyirci kalmakla yetiniyorlar. Her yerde, her toplantıda protokollerde ön sıraları işgal eden bu yetkililer iş Seyitler ulaşım meselesi olunca nedense en arka sıralarda yer alıyorlar.

    3.Öğrencilerin eti budu ne? Dolmuşçular kendilerine alternatif kazanç kapıları bulmaya gayret etsinler.

    Öğrenci dediğin kimdir? Çalışmayan, geliri olmayan, baba parası ya da başka desteklerle yaşamaya ve okumaya çalışan kişiler. Hiçbir öğrencinin zengin olma şansı yok. Öğrenci icabında beş kuruşa tenezzül etmek zorunda kalan insandır. Çünkü kendisinin öz geliri yok. Seyitler dolmuşçuları bu gerçeğin farkına varmalı ve kendilerine yeni kazanç kapıları bulmalıdırlar. 34 tane dolmuş şimdilik Seyitler için fazla, dolmuş sayısının makul bir çizgiye çekilmesi gerekir.

    4.Artvin Çoruh Üniversitesi’nin yanlış politikaları

    Sosyoloji Bölümü ve İlahiyat Fakültesi’nin Hopa’ya taşınması Seyitler Yerleşkesinde öğrenci sayısını azaltmıştır. Yine ilgiyi canlı tutamadıkları için Orman Fakültesi kapanma aşamasına gelmiş, Orman Fakültesi’nin öğrenci sayısı yok denecek kadar azalmıştır. Tebeşir tahta bölümler diyebileceğimiz bazı yeni bölümler açılabilecek iken açılmamıştır. Mesela Seyitler Yerleşkesi’nde Yabancı Diller Yüksek Okulu çok kolaylıkla açılabilir. Hem hocası kolay bulunur hem öğrenci sayısı artar.

    5.Öğrenci eylemi hakkında : 08olay gazetesinde 22.05.2015 tarihli çıkan habere göre öğrenciler bir basın açıklaması yaptılar. Müşteri her zaman haklıdır prensibi gereği öğrenciler haklıdır diyelim. kendi açılarından bakınca öğrenciler haklı olup bu arada yaşanan tatsız olaydan huzursuzluk duymaları da normaldir. İşin doğrusu gezi dönüşü otobüsün öğrencileri yurda kadar çıkarması olması gereken bir şeydir. Dolmuşçuların buna müdahalesi özellikle eğer iddia edildiği gibi bayan öğrencilere yönelik darp ve küfürlü sözler varsa çok yanlıştır.

    Sanırım Seyitler dolmuşlarına Artvin merkeze çıkmasına izin verilmediği için dolmuşçular da başka yolcu arabalarını Seyitlere çıkarmamaya çalışıyorlar. Temelde haklı bir yaklaşım olsa da hukuki yollara başvurmadan haklarını kendileri almaya kalkıştıkları için (ihkak-ı hak) haksız bir pozisyona düşmüşler. Diğer taraftan bayan öğrencilere karşı fiziki ve sözlü saldırıda bulunulması talihsiz bir davranış olmuş. İnşallah tekrarı yaşanmaz.

    Fakat bu olayda dolmuşçuları bütünüyle suçlamak hatta bu olaya sebep olanları bütünüyle kötü göstermek yanlış.

    Çünkü biz Seyitler dolmuşçularının ara sıra böyle hatalar yapsalar da daha çok iyilik yaptıklarını işitiyor ve şahit oluyoruz.

    İşte birkaç örnek;

    Not: (Bu örnekler bir arkadaşın anlattıkları üzerinde kısmi değişiklikler yapılarak kaleme alınmıştır.)

    Örnek 1.) “Yavuz usta bu mesleğin Hulusi Kentmen’idir. Hangi öğrencinin başı dara düşse Yavuz Ustay’ı arar onlardan birini anlatayım.

    Bir gece saat iki civarı yavuz ustanın telefonu çalar. Uykulu gözlerle açar telefonu alo der arayan kız öğrenci “Yavuz Abi rahatsızlandım beni hastaneye götürebilir misin ?”diye sorar Yavuz Abi hemen geliyorum der ve öğrenciyi alır hastaneye tedavisini bekler. Birkaç saat sonra geriye getirirken Yavuz Abi kız öğrenciye sorar kızım niçin ambulansı aramadın kız öğrenci cevap verir; “Yavuz Abi ambulans hastaneye götürüyor ama senin gibi bekleyip geri getirmiyor taksi paramda yok ne yapayım ? “

    Yavuz Usta herhalde bu meziyeti nedeniyle Artvin’de yılın şoförü seçilmiş olmalı.

    Örnek 2.) “Yine başka bir kız öğrenci köprübaşı durağında bavulunun üstünde oturup sesli bir şekilde ağlamaya başlar. Duraktaki şoförler sorar kızım neden ağlıyorsun? Kız cevap verir; “son paramla bayram tatili için memlekete gitmek üzere bilet aldım ama otobüsü kaçırdım. Burada kalmak için de param kalmadı arkadaşlarımın hepside gitti şimdi ne yapacağım” der. Şoförler hemen öğrenciyi alırlar Borçka’da otobüsü bekleterek öğrencinin cebine de biraz harçlık koyarak bindirirler. Öğrenci memlekete gittiğinde babasına bu olayı anlatır. Babası bir zarf hazırlar der ki Artvin’e gittiğinde bu zarfı o insanlara ver. Kız Artvin’e döndüğünde öğrenci zarfı bizim şoförlere teslim eder. Açtık baktık bir miktar para ve mektup. Kızın babası mektupta “kızımın nerde okuduğunu merak ederdim sizin gibi insanlar olduktan sonra biliyorum ki orada da bir ailesi varmış hepinizden Allah razı olsun gözüm geride kalmadı” diye yazmış.”

    Örnek 3.) “Ben ayağı kırılan bir kız öğrenciyi sabaha kadar hastanede bekleyip sabaha doğru yurda bıraktığımı bilirim. Kız hiç unutmam cebinden elli lira uzatıp “hakkını helal et abi” dedi. Ben “benimde kız kardeşim şu anda samsunda öğretmenlik okuyor bizde böyle şeyler karşılıksız Allah rızası için yapılır duan yeter kardeş” dedim.”