logo

reklam

ABD, Ortadoğu’da Yine Yanlış Ata Oynuyor


Tolga Gül
tolgagul@08olay.com

Bildiğim bir şey var ki her zaman ABD’nin dış politikada sürekli hata yapan bir ülke olduğudur. Bugüne kadar her dış politika hamlesinde sürekli batağa sürüklenen ülke olan ABD, kendisi ile birlikte diğer ülkeleri de batağa çekmeye devam ediyor. Kurulduğu tarih boyunca kendi iç savaşını tamamladıktan sonra dışa açılan ABD, açıldığı tarihten beri de belki de Dünya’nın bu derece kan gölüne dönmesine neden olan başlıca ülke konumundadır. Aslında Dünyamız adeta Osmanlı’nın adaletini arar hale gelmişti. Döneminde süper güç olan Osmanlı, adalet çerçevesinde Dünya’ya hüküm ederken, günümüzün süper güç ülkesi olan ABD ise bırakın adaletin A’sını insanlığa gözyaşından başka hiçbir şey vermedi. Kendi ekonomik geleceği için bütün Dünya’yı kan gölüne çevirmekten asla çekinmeyen ABD’nin gerçek sahibi olan üç beş ailenin para hırsı gözyaşlarının akmasına devam ediyor. Üç beş gözünü para hırsı bürümüş ABD’li baronların yön verdiği ve silah ekonomisinin savları ile Dünya politikasına yön veren ABD, bu baronları dinledikçe de dış ülkelerde değil kendi ülkesinde de gözyaşının ve kanın akmasına neden oluyor. Kendi çökmemek için silah sanayinin yaşaması gerektiğini bilen baronların Dünya’da barış ortamını asla arzulamamaları nedeniyle ABD dış politikada hata yapar gibi görünse de baronlarca yapılan doğrular sayesinde demokrasi götürülen ülkelerde sadece ve iç savaşlar yaşanıyor. Suriye örneğinde olduğu gibi iç politikasına müdahale ettiği ülkelerde bilerek ve isteyerek yapılan hatalar o ülkelere bırakın demokrasinin gelmesini diktatörler bile aranır hale gelmektedir.

Suriye’de ESAD’ı göndermek için Dünya’nın başına IŞID belasını bela eden ABD, aslında dış  politika gerçekleri ışığında düşman ihtiyacını son 20 yıldır beyinleri yine ABD tarafından kontrol altında olan kendilerine Müslüman diyen ama asla Müslümanlıkla alakaları olmayan İslami Teröristler aracılığıyla karşılamakta. Bizzat ABD tarafından yetiştirilen ve üstlerine Müslüman kılığı yerleştirilen teröristlerden oluşturulan bir korku imparatorluğu aracılığıyla silah sanayisinin geleceğini güven altına alan ABD, tavşana kaç tazıya ise tut demeye devam ediyor. Önce bir başka düşman için bir dost yetiştiren, ardından da yetiştirdiği dostu kendine düşman ederek özelliklede Ortadoğu’daki petrole yön veren ABD, bu yanlış politikalarına daha ne kadar yön verir bilemem ama yolun sonuna yaklaşmış durumdadır. Dünya’da katlettikleri masum insanların ahının bir gün ABD’yi tutması kesin olmakla birlikte ABD’de iç savaş ve ayrışmaların da yakın bir zamanda meydana gelmesini bekliyorum.

Bu satırları yazmaktaki asıl sebebe gelince son yıllarda IŞID’ı temizlemek için PKK’dan ve YPG’den medet umar hale gelen ABD’nin yeniden bir hatanın arifesinde olduğuna vurgu yapmak. Masumane bir dille getirdiğimizde ABD, kendi ürettiği düşman olan IŞID’ı temizlerken Türkiye’nin daha fazla aktif yer almaması adına Rusya ile birlikte YPG’yi ön plana çıkararak aslında bölgede IŞID’ın görevinin bittiğinin ve göreve YPG’nin geldiğini deklere eder durumda.

Ne yaparsa yapsın bu bölgede asla ve asla YPG ile başarılı olamayacak olan ABD’ye bütün bu gerçekleri ise Cumhurbaşkanı Erdoğan anlatmaya gitti. Bende bu yazımın devamında ABD Başkanı Trump ile Erdoğan’ın yaptığı görüşmenin ardından düzenlenen basın toplantısına yer vermek istedim. Yorumlarımıza yarın devam edeceğiz.

Bakalım basın toplantısında hangi konulara vurgu yapılmış.

Trump’la basın toplantısında Erdoğan’dan flaş YPG ve FETÖ mesajları

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ile ABD lideri Donald Trump görüşmesi gerçekleşti.. Trump, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ı Beyaz Saray’ın kapısında karşıladı, görüşme öncesi “Uzun ve zorlu görüşmemiz olacak. Türkiye ile başarılı ve güçlü ilişkilerimiz var” dedi. Trump ve Erdoğan ortak basın açıklaması düzenledi. Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Bölgemizin geleceğinde terör örgütlerine yer yoktur. Özellikle YPG/PYD terör örgütünün hangi ülke tarafından olursa olsun muhatap olarak alınması bu konuda küresel düzeyde verilen mutabakata kesinlikle uygun değildir” dedi, FETÖ konusuna değindi.

İki liderin sözleri şöyle:

ABD BAŞKANI TRUMP’IN AÇIKLAMALARI

ABD Başkanı Trump, ABD ile Türkiye arasında çok eskiye dayanan köklü ilişkiler olduğuna vurgu yaptı. Trump, Kore Savaşı’nda Türk ve Amerikan askerlerinin yan yana savaştığını ve Türk askerinin orada yaptıklarını unutmadıklarını kaydederek, Türkiye’nin Komünizme ve Sovyet yayılmacılığına karşı durduğunu hatırlattı.

“Savaşlarda Türklerin cesareti efsanevidir.” diyen Trump, bugün de yeni bir terör tehdidiye karşı karşıya olunduğunu ve bu ortak düşmana karşı yine ortak mücadele edeceklerini vurguladı.

“TÜRK MİLLETİNE DESTEKLERİMİZİ SUNUYORUZ”

Trump, “Türk halkı son yıllarda ve son dönemde korkunç terör saldırılarına maruz kaldı. Biz bu saldırıların mağdurlarına taziyelerimizi ve Türk milletine desteklerimizi sunuyoruz. Türkiye’ye PKK, DEAŞ gibi terör gruplarıyla mücadelede destek veriyor ve terör gruplarına güvenli alan bırakmama konusunda güvence veriyoruz.” şeklinde konuştu.

ABD Başkanı Trump, sözlerine, “Cumhurbaşkanı Erdoğan ile Ortadoğu’da barışı ve güvenliği sağlamak, ortak tehditlerle mücadele etmek ve tüm insanlarımız için haysiyetli bir gelecek yaratmak için birlikte çalışmaya sabırsızlanıyorum.” şeklinde devam etti.

Türkiye ile ekonomik ve ticari bağları güçlendirmek istediklerine vurgu yapan Trump, ilişkilerin iki ülkenin çıkarına olacak şekilde ekonomik temeller üzerinde yeniden inşa edilebileceğini kaydetti.

“Türkiye’nin Suriye’deki dehşet verici katliamların durdurulması için verilen çabalara liderlik etmesini takdir ediyoruz. Suriye iç savaşı tüm dünyayı şoke ediyor.” diyen Trump, Suriye’de şiddeti azaltabilecek ve barışçı çözüme imkan sağlayacak her türlü adımı desteklediklerini dile getirdi.

BEYAZ SARAY ÖNÜNDE PYD/PKK YANDAŞLARINA GÖSTERİ İZNİ

Cumhurbaşkanı Erdoğan ile Trump arasındaki görüşme devam ederken Beyaz Saray önünde toplanan bir grup PYD/PKK yandaşı, terör örgütü lehine sloganlar atarak görüşmeyi protesto etti. Polisin, gruba tepki gösteren bazı Türk vatandaşlarına sert tavrı dikkati çekti.

Terör örgütü destekçileri ellerinde terör örgütü elebaşı Abdullah Öcalan’ın posterleri ve örgütsel paçavralar ile gösteri düzenledi.

CUMHURBAŞKANI ERDOĞAN’IN AÇIKLAMALARI

Erdoğan, açıklamasında Trump ve ekibine, kendisine ve heyetine gösterilen ilgiden dolayı teşekkürlerini iletti.

Trump’ı seçimlerde elde ettiği zafer için tebrik eden Erdoğan, Trump ile gerçekleştirdikleri ikili görüşmede, köklü geçmişe dayanan ve stratejik ortaklık düzeyine erişmiş olan Türkiye-ABD ilişkilerinin mevcut durumunu ele aldıklarını ifade etti.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye ile ABD arasındaki bağların demokratik değerler ve müşterek menfaatler temelinde geliştiğine işaret ederek, “Aramızdaki ilişkileri güçlü tutmamız karşılıklı çıkarlarımız yanında küresel barış ve istikrar için de önemlidir. Bölgemizin içinden geçtiği bu çalkantılı dönemde özellikle de iki ülkenin göstereceği yakın işbirliği her zamankinden çok daha büyük önem kazanmıştır.” diye konuştu.

“Diyalog ve dayanışmamızı daha da artırmanın kararındayız”

Türkiye ile ABD’nin BM, NATO ve G20 gibi kilit kuruluşlar içerisinde yakın işbirliği içinde olduğunu vurgulayan Erdoğan, “Önümüzdeki süreçte bu platformlar başta olmak üzere her alanda diyalog ve dayanışmamızı daha da artırmanın kararındayız. Doğrusu ben bu ziyaretimizin bu bakımdan tarihi bir dönüm noktası teşkil edeceğine inanıyorum. Gerek ikili görüşmemiz gerek biraz sonra yapacağımız heyetler arası görüşmenin geleceğimize yönelik çok daha büyük kazanımlar elde edeceğimize, fırsat tanıyacağına inanıyorum.” değerlendirmesini yaptı.

YPG/PYD VE FETÖ MESAJI

İki ülke arasında ekonomi, ticaret, yatırım, enerji ve savunma sanayi alanlarında işbirliğini artırma konusunda hemfikir olunduğunu dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü:

“DEAŞ başta olmak üzere bölgemizdeki tüm terör örgütlerine karşı müşterek bir dayanışma ortaya koymamız büyük önem ifade etmektedir. Ortak geleceğimizi tehdit eden terör örgütlerine karşı ayrım yapmadan mücadele etmekte kararlıyız. Bölgemizin geleceğinde terör örgütlerine yer yoktur. Özellikle YPG/PYD terör örgütünün hangi ülke tarafından olursa olsun muhatap olarak alınması bu konuda küresel düzeyde varılan mutabakata kesinlikle uygun değildir. Aynı şekilde terör örgütlerinin faaliyetlerini bahane ederek bölgenin inanç ve etnik yapısını değiştirmek isteyenlere de izin vermemeliyiz. Suriye, Irak, Yemen ve Libya’daki kaosu fırsata çevirmek isteyenler eninde sonunda kaybedeceklerdir. İki müttefikin dayanışma ve yakın işbirliği, eli kanlı cinayet şebekelerini bertaraf etmek için kafidir. Daha önce de ifade ettiğim gibi Sayın Başkan’a 15 Temmuz darbe girişiminin faili FETÖ terör örgütü konusundaki beklentilerimizi de açıkça ifade edeceğim.”

“SON KİMYASAL SALDIRI SONRASINDAKİ KARARLI TUTUMU YERİNDE BULUYORUZ”

Görüşmede, Suriye ve Irak’ta atılabilecek ortak adımları değerlendirdiklerini aktaran Erdoğan, “Sayın Trump’ın seçim zaferi Türkiye’nin de içinde bulunduğu bölgede yeni beklentilerin doğmasına, umutların filizlenmesine yol açmıştır. Biz yeni ABD yönetiminin bu umutları boşa çıkarmayacağına inanıyoruz. Bilhassa Suriye rejiminin son kimyasal saldırısı sonrası takınılan kararlı tutumu oldukça yerinde buluyoruz. Terör örgütleriyle ilkeli ve kararlı mücadele konusunda geçmişte yaşanan hataları telafi edecek adımların devamının geleceğini ümit ediyoruz.” dedi.

Bölgesel istikrar ve güvenliğin temininde Türkiye-ABD işbirliğinin çok önemli olduğuna vurgu yapan Erdoğan, “Sayın Trump ile istişarelerimizi yoğunlaştırma, işbirliğimizi bundan sonra da kararlı bir şekilde devam ettirmenin inanıyorum ki kararlılığı içindeyiz. Bugün temelleri atılan yeni dönemin ülkelerimiz açısından hayırlara vesile olmasını diliyorum.” diye konuştu.

Konukseverliği ve daveti için Trump’a teşekkür eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Kendilerini de en yakın zamanda ailesiyle birlikte ülkemde ağırlamaktan memnuniyet duyacağımı ifade etmek istiyorum.” dedi.

Share
388 Kez Görüntülendi.
#

SENDE YORUM YAZ

4+7 = ?

İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER KÖŞE YAZILARI

  • Sürgünde bir Kızılderili devletine (diasporasına) kucak açmalıyız

    11 Aralık 2017 Erhan Kırmızı, Köşe Yazıları

      Trump Kudüs'ü İsrail'in başkenti ilan ettiyse biz de Washington'u Kızılderililerin başkenti ilan ederiz. Biz de sürgünde bir Kızılderili devletine (diasporasına) ev sahipliği yapmalıyız. Belki bu düşündüklerimiz ABD için küçük bir tehdit olarak değerlendirilebilir. Sinek küçük ama mide bulandırıcı derler. ABD’nin midesi bulanınca ayağının altındaki halıyı daha rahat çekeriz ve onu tökezletebiliriz. Şimdi Barbar Avrupa ve Amerikalıların Kızılderili soykırımına biraz değinebiliriz. Kristof Kolomb, Hindistan’a varmak üzere çıktığı ...
  • Milletvekili Kışla’dan Artvin’e Bir Büyük Hizmet Daha

    10 Aralık 2017 Köşe Yazıları, Tolga Gül

    Hatırlarsanız değerli okurlarım yaklaşık 5 ay önce yazdığım bir yazı gündeme getirdiğim müthiş bir yatırım haberi vardı. Artvin’i Şavşat-Ardanuç ve Ardahan’a bağlayan Varyant Yolun altından bir tünel yapılacağını ve bu tünel ile birlikte Varyant Yolun alt kodlara indirilerek çok rahatlıkla geçileceğini söylemiştim. O günlerde henüz plan aşamasında olan bu projeye ilişkin olarak da AK Parti Artvin Milletvekili Dr. İsrafil Kışla’nın yoğun olarak çalıştığını ve bu hizmeti kazandıracağını söylemiştim. Ve aradan 5 ay gibi kısa bir zaman geçti...
  • Küçük İsrail devleti koca Arap alemini nasıl mağlup ediyor?

    10 Aralık 2017 Erhan Kırmızı, Köşe Yazıları

      Bediüzaman Said Nursi, İsrail devletinin devamının gerekçesini dini ve milli hislerden beslenmesi olarak  gösteriyor. İslam aleminin çaresizliği ise, iman zaafından ve İslam’a kafi derece sarılamamanın bir neticesidir. İslam alemi samimi bir şekilde ittifak kurabilse, İsrail’in o bölgede barınması mümkün olamazdı. Yahudiler tarih boyunca hep yersiz ve yurtsuz kalıp her kavimden şiddetli tokatlar yemişlerdir; en yakın örneği Alman Hitleridir. Kaderin cilvesi ki tarihte bu zalim ve alçaklara şefkat sinesini açan hep Osmanlı gibi İsla...
  • Başarı ve Başarısızlığın Nedenleri

    08 Aralık 2017 Köşe Yazıları, Selim Çiftçi

    İnsan başarılı olmak ister, ama bunun için ne kadar tedbirlidir Osmanlının yıkılışından sonra ümmet hep başarılı olmaya susamıştır. Adaletten medeniyetin her alanına kadar örnek topluluklardı Müslümanlar. Sömürülmek-sömürmek fakirlik Müslümanların kitabında yoktu Afganistan dan Kabe ye kadar hiçbir İslam beldesi mahzun değildi “Allah size yardım ederse artık hiç kimse sizi yenemez! Ama ya O sizi terk ederse kim size yardım edebilir! O halde Müminler Allah’a güvensinler!’’ (Ali İmran S.160) Düşman neyi yaparsa siz ondan dah...