logo

ABD Büyükelçisi’nin Bu Ziyareti Ne Şimdi? Zamanı mıydı?


Tolga Gül
tolgagul@08olay.com

‘Karadeniz’ taraflı tarafsız tüm kesimler tarafından Türkiye’nin sigortası olarak değerlendirilir. Yıllarca terör olaylarının yaşanmadığı, insanların bir arada, kardeşçe, barış içerisinde yaşamayı başardığı ve milletine, bayrağına ve topraklarına sıkı sıkı bağlı, aydın ancak kendine has, cefakar ve de vefakar insanlarının haşin coğrafya ile bütünleştiği bir bölgedir, ‘Karadeniz’.

Ülkemiz için böylesine önemli olan bir bölgede son günlerde tehlike çanları çalıyor. PKK’nın 30 yıldır Ordu ve Giresun illerinin güneyinden sızma çabalarının sonuçsuz kaldığı ancak son yıllarda Trabzon ve Artvin üzerinden sızılma çabalarına girildiği fakat bir iki cılız olayın dışında başarılı olunmayan Karadeniz’de şimdi çok farklı bir senaryo mu ortaya konulmak isteniyor? Tam da bu soruların sorulduğu ve kritik süreçten geçildiği bu günlerde ülkemizin en çok tartışılan Büyükelçisi Bass’ın Artvin ziyareti kafaların iyice karışmasını sağladı. İşte nedeni?

Artvin!

Artvin. Karadeniz’in en köşesindeki sınıra komşu ili. Birçok medeniyetlerin başkentliğini yapmış, farklı kültürlerin yaşadığı, ülkemizin en aydın illerinden biri olarak bilinen, doğası ve havası ile ‘Göğe Komşu Topraklar’ olarak ünlenen Karadeniz’in sigortası illerden biridir, Artvin! 2015 yılı içerisine TÜİK araştırmasında ülkemizin en güvenilir ili seçilen, gözü pek, yürekli ve kendine has insanlarının yaşadığı Artvin’e 2016 yılının başlarından beri yaşanan olaylar, ‘Türkiye’nin en güvenilir iline nazar mı değdi?’ sorularını gündeme getirirken, ABD Büyükelçisi Bass’ın gizli Artvin ziyareti oldukça manidar bulundu.

2016 yılının başlarında Artvin Cerattepe Maden Projesi’ne karşı çıkan gruplar tarafından başlatılan eylemler Türkiye’nin gündeminde yer almıştı. Tarihinde biber gazlı müdahalelerinin 30 Mayıs 2011 tarihinde dönemin Başbakan’ı Recep Tayyip Erdoğan’ın Hopa Programı hariç hiç yaşanmadığı Artvin’de 2016 yılının başlarında Cerattepe gerginliği sırasında yaşanması huzuru bozmuştu. Ardından da CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’nun Artvin Programı esnasında Şavşat’tan Ardanuç’a giderken konvoyuna PKK tarafından saldırı düzenlenmesi haricinde terör olaylarının yaşanmadığı ‘Artvin’de neler oluyor?’ sorularının sorulmasına neden olmuştu.

Çevre olaylarının altında Alman parmağının olduğuna yönelik ulusal medya tarafından yapılan haberlerin ilde yarattığı gerginliğin ardından şimdi de ABD Büyükelçisi Bass’ın tam da tüm Türkiye tarafından tartışılan bir büyükelçi iken Artvin’e gelişi, üstelikte bu ziyaretin Rize’de görülecek olan ülkemizin en büyük çevre davası niteliğindeki 19 Eylül 2016 Pazartesi günü Cerattepe Projesi’nin ÇED Davası öncesinde bu ziyaretin gerçekleşmiş olması ciddi şüphelerin doğmasına neden oldu.

PKK’nın Karadeniz’e açılma planları içerisinde en önemli hedef il olan Artvin’de HES’ler ve Madenlere çevresel hassasiyetler ile karşı çıkılmak istenmesi ve de bu çevre hassasiyetinin ülkemizin en huzurlu ili olan Artvin’de huzurun bozulmasını sağlaması gibi kocaman bir gerçek dururken, şimdi Büyükelçi Bass’ın herkesten gizlenen sadece güvenlik güçlerine bildirilen ziyareti ne anlama geliyor? Bu ziyaret edilen bölgelerden Yusufeli ilçesinde birçok HES ve Maden Projesi’nin gündemde olması, ülkemizin en büyük barajının bu ilçede yapılıyor olması, bu projenin de bu ilçeyi sular altında bırakacak olması, ziyarette ki kuşkuların artmasına neden oldu. Henüz tam olarak kesinleşmemiş olmasına karşın bir büyükelçilik arabasının Şavşat Meydancık’da dolaştığı iddiaları ve de bu ilçede onlarca HES Projesi’nin gündemde olması ve Türkiye’nin en sakin ilçelerinden biri olan bu ilçede HES Projeleri nedeniyle huzurun sık sık bozulması ile ABD Büyükelçiliği’ne ait bir aracın iddiaya göre ilçede dolanması manidarlığı arttırıyor. Artvin’in tarihindeki en önemli çevre davasının görüleceği 19 Eylül 2016 Pazartesi öncesinde Artvin’e ABD Büyükelçiliği tarafından bir ziyaret gerçekleşmesi ve ziyaret edilen yerler arasında bu maden projesinin en çok etkileyeceği bölgeler olan Hatila ve Kafkasör bölgeleri olmasına karşın Bass’ın ziyaret programlarının da bu bölgeler olması, ardından da yine Borçka ilçesinde bir çok HES ve Maden Projesi’nin gündeme geldiği bu günlerde bir de Borçka ilçesine ziyarette bulunulması halkın tedirginliğini iyice arttırmıştır.

Şimdi soruyoruz. ABD Büyükelçisi Bass’ın ziyaretinin altında yatan gerçek ne? Çok masumane bir ziyaret mi? Artvin, ülkemizde gezilip görülebilecek en güzel yerlerden biri diyerek bu bölgeye masumane gerçekleştirilen bir ziyaret mi? Ya da altında başka nedenler mi bulunuyor? Tabi ki bu sorulara yanıtları Bass vermelidir. Sorulara doyurucu ve mantıklı yanıtlar vermesi kaydıyla.

Çok kısa süre içerisinde Artvin ve ilçelerinde çevre eylemleri gerekçesi ile yine huzur bozulur ise herkesin pek tabi ki bu ziyaretleri daha fazla irdelemesi sağlanmış olacaktır. ABD Büyükelçisi Bass, yaptığı açıklamalar ile ülkemizin gündemindeki en önemli büyükelçi olduğu bu günlerde bir de 15 Temmuz Darbe Kalkışması’nın altında  ABD’nin olduğuna dayalı ciddi şüpheler ve iddialar bulunurken Artvin’e masumane bir ziyaretin dahi farklı noktalara çekileceğinin bilinmesine karşın ısrarla bu ziyareti üstelikte kamuoyundan uzak bir şekilde sivil araçlarla gerçekleştirmesi amacı masumanelikten çıkarmaktadır. Hele hele de Artvin’de son günlerde PKK’lı teröristlerin eylemler gerçekleştirmeye başlamaları ve halende yakalanamamış olmaları ve de Bass’ın ziyareti kapsamında ABD ajanlarının bölgede olabilecekleri ve de bu teröristlerle bir şekilde bu ajanların görüşmüş olabilmelerine yönelik iddialar ise açıkçası tedirginlikleri had safhaya çıkarmıştır. Bu mide bulandırıcı ancak akla uygun senaryoların altında bu büyükelçinin kalmaması en büyük temennimizdir.

Ben hem ulusala hem de yerele yazı yazan bir gazeteci olarak Artvin halkının tedirginliklerini ve kafalarındaki soru işaretlerini dile getirirken, bir başka ülkenin her ne şartla veya nedenle olursa olsun Artvin ve ülkemiz üzerinde bir takım oyunlar oynamaya kalkışmalarını, hatta ve hatta ilişki kurmalarını dahi kabullenmediğimi belirtmek isterim.

Haydi hayırlısı…

Share
1174 Kez Görüntülendi.
#

SENDE YORUM YAZ

5+7 = ?

İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER KÖŞE YAZILARI

  • İslam Toplumunda Şerait-i Sulhiye (Toplumsal Barış Şartları)

    29 Haziran 2019 Erhan Kırmızı, Köşe Yazıları

    İslam toplumunda sulh şartları yani toplumsal barışın sağlanmasının şartları, zekatın farz kılınması, faizin haram kılınması ve faizsiz borç vermenin teşvik edilmesidir. Kapitalizmi ise ayakta tutan faizdir. Faizin kaldırılması ile  kapitalist sistem de çökecektir. Bu söylediklerimiz Risale-i Nur Külliyatında şu veciz cümle ile ifade edilmektedir; “Vücub-u zekât ve hurmet-i ribâ, karz-ı hasen şerâit-i sulhiyedir. Şu ribâ taşını altından çeksen, şu zâlim medeniyet kasrı çökecektir.” Vücub-u zekât: Zekatın farz olması Hurmet-i ribâ: Faiz yasa...
  • Çeleng

    25 Haziran 2019 Erhan Kırmızı, Köşe Yazıları

    Farsça çēlān چيلان  "demirden yapılan her türlü alet ve edevat" sözcüğü ile eş kökenli olabilir; ancak bu kesin değildir. Farsça sözcük Farsça çiling veya çiring چلنگ/چرنگ  "demirin demire çarpma sesi" sözcüğünden türetilmiş olabilir; ancak bu kesin değildir. Türkçe çalmak/çelmek (demir dövmek) fiilinden türemiş, ya da Türkçe kökenli olup Farsça üzerinden geri-alıntılanmış olması mümkündür. Eskiden kadınların süs için başlarına taktıkları mücevher veya madenlerden yapılmış sorguç. Halka şeklinde çiçek veya yapraklı dal demeti. Çelenk, aslınd...
  • Sultan İbrahim Deli miydi?

    24 Haziran 2019 Erhan Kırmızı, Köşe Yazıları

    Meşrutiyet devrinden (1908) sonra Osmanlı tarihi üzerine yazıp çizenler Sultan İbrahim’e bir “deli” sıfatı takmışlardır ki, bugün tereddütsüz, büyük iftiradır diyebiliriz. Tarihçiler, Padişah’ın buhranlı bir hayat geçirdiğinde hemfikirdir. I. Mustafa’ya söylenen, hafif akıllılık gibi tabirler, bu Sultan hakkında kullanılmamıştır. Güvenilir Osmanlı kaynaklarında şahsına yönelik “deli” nitelemesi zikredilmemiştir. 20. yüzyıl başlarında, özellikle Cumhuriyet Dönemi’nde kaleme alınan bazı kaynaklarda, Osmanlı düşmanlığının tesiriyle bu lakap kast...
  • Keltler

    23 Haziran 2019 Erhan Kırmızı, Köşe Yazıları

    Kelt kelimesi ilk kez Yunanlı tarihçi Hecataeus tarafından M.Ö. 517 yılında yunan mitolojilerinde geçmektedir. Kelt kelimesi; cesur, savaşçı, erdemli anlamına gelmektedir.  “Keltler” hem antik hem de modern zamanlarda gelişim göstermiş bir halk olarak bilinmektedir. Keltler, etnik bir grup olmaktan çok, ortak bir yaşam biçimini paylaşan insanlardı. M.Ö 2000 yıllarında Keltler, anavatanları olan Orta Avrupadan göç etmişlerdir. Çoğu İspanya,Galya ve Britanya adalarına yerleşmiştir. Kanıtların gösterdiği üzere Keltler Avrupa kıtası üzerinde ...