logo

NİTELİKLERİ BAKIMINDAN HUKUK KURALLARI


Erhan Kırmızı
erhankirmizi@08olay.com

 

Nitelikleri bakımından hukuk kurallarının çeşitleri şunlardır:

  1. Emredici hukuk kuralları
  2. Tamamlayıcı hukuk kuralları
  3. Yorumlayıcı hukuk kuralları
  4. Tanımlayıcı hukuk kuralları

1.Emredici hukuk kuralları

1.1.Tanım

Kesin bir emir veya yasak içeren, aksinin kararlaştırılması mümkün olmayan kurallardır. [1] Kesinlikle uyulması gereken hukuk kurallarıdır. [2]

Bu kurallara uyulması mutlak surette zorunlu olduğundan âmir kaideler veya mecburi kaideler , eski ifadesiyle ahkâm-ı âmire denilmiştir.[3]

1.2.Özellikleri

  • Bireyler bu kuralların aksini kararlaştıramaz, aksine sözleşme yapamazlar ve bu kuralların aksine davranışlarda bulunamazlar.
  • Kamu hukuku alanında, emredici kurallara daha fazla rastlanmakla birlikte, özel hukuk alanında da emredici kurallara ihtiyaç duyulmaktadır
  • Özel hukukta “sözleşme serbestisi ilkesi” egemen olduğu halde, emredici hükümler söz konusu olduğunda taraf iradeleri dikkate alınmamaktadır.[4]

1.3.Örnekler

Çoğu kere emredici kuralların yazılış biçimleri onları ele verir. Mesela,“…..yapmakla mükelleftir, ….yapmak zorundadır, uyulması mecburidir, ….olamaz, ….geçersizdir, …..gerekir, vb.” ifadeler kuralın emredici olduğunu gösterebilir.[5]

Emredici hukuk kuralı içeren cümleler genellikle “herkes”, “hiç kimse” gibi genellik ve kapsayıcılık ifade eden kelimelerle başlar ve “yapar”, “zorunludur”, “gerekir”, “şarttır”, “yasaktır” gibi kesinlik, zorunluluk ve emredicilik ifade eden yüklemlerle sona erer. [6]

Örneğin; Evlenme yaşı ile ilgili olarak edeni Kanun’da “Erkek veya Kadın 17 yaşını doldurmadıkça evlenemez.” hükmü yer almaktadır. Bu hüküm emredici bir nitelik taşır.[7]

1.4.Emredici Hukuk Kurallarının Amaçları

Emredici nitelikteki kuralların düzenlenmesindeki temel amaçlar şunlardır:

– Kamu düzenini koruma

– Zayıflar koruma

– Genel ahlakı koruma

– Genel adabı koruma

– Kişiliği ve kişilik haklarını koruma[8]

*Bir kimsenin tek bir kişi ile evlenebileceği kuralı kamu düzenini korumak amaçlıdır.[9]

*Ayırt etme gücüne sahip olmayan kişinin yaptığı hukuki işlemler geçersizdir kuralı zayıfın korunması amaçlıdır. [10]

*Ahlaka aykırı bir amaç elde etmek için verilen şeyin geri alınamaması kuralı ahlakı korumak amaçlıdır. [11]

1.5.Emredici Hukuk Kurallarına Aykırılığın Sonuçları

Bu kurallara aykırı yapılan işlemler hükümsüzdür.[12]  Emredici hukuk kurallarına aykırı yapılan işlemler yokluk ve butlan ile sakattır.[13]

Yokluk: Yoklukla kastedilen hükümsüzlük hali, yapılan işlemin hiç yapılmamış ve doğmamış sayılmasıdır. Bu tür işlemler içerdikleri sakatlıktan dolayı yok sayılmaktadır.[14]

 Butlan: Butlan ise mutlak butlan ve nisbi butlan olmak üzere ikiye ayrılır. Mutlak butlan ile sakat olan işlem ölü doğmuş demektir yani kural olarak hiçbir hüküm ifade etmez. Mutlak butlan hakim tarafından kendiliğinden dikkate alınır. Nisbi butlanda ise aykırı olarak yapılan işlem eksikliğine rağmen kendiliğinden batıl olmaz. Hakim kendiliğinden dikkate almaz,ancak ilgilinin istemi üzerine dikkate alınır.[15]

2.Tamamlayıcı hukuk kuralları

Tarafların aksini kararlaştırabildikleri hükümlerdir. Tamamlayıcı hukuk kuralları tarafların sözleşme yaparken öngöremedikleri konulardaki uyuşmazlıkların çözümüne yarayan kurallardır. [16]

Örneğin; karı koca mal rejimi konusunda bir seçim yapmamışlarsa, aralarında “edinilmiş mallara katılma rejimi” uygulanır (MK.m.202).[17]

Örneğin; borcun ifa yeri taraflarca sözleşme ile serbestçe belirlenebilir. Eğer taraflar ifa yerini belirlememişlerse ve daha sonra bu konuda da anlaşamamışlarsa bu durumda ifa yeri olarak borcun türüne göre kanun  farklı yerler belirlemiş olduğundan bu yedek hükümler devreye girerek sözleşmedeki eksikliği tamamlarlar:

–Borç bir para borcu ise kanuni tamamlayıcı yedek hükme göre ifa yeri alacaklının yerleşim yeridir.
–Borç bir parça borcu ise kanuni tamamlayıcı yedek hükme göre ifa yeri sözleşme yapıldığı sırada bu şey nerede ise orasıdır.

–Borç bu ikisi dışında diğer şeylerin borcu ise kanuni tamamlayıcı yedek hükme göre ifa yeri borçlunun yerleşim yeridir.[18]

 3.Yorumlayıcı hukuk kuralları 

Bireylerin birkaç anlama gelebilen beyan ve hareketlerinin, hangi anlama geldiğini saptayan hukuk kurallarıdır.[19]

Borçlar Kanununun 91. maddesinde yer alan “Borcun ifası için bir ayın başlangıcı veya sonu belirlenmişse, bundan ayın birinci ve sonuncu günü; ayın ortası belirlenmişse, bundan da ayın on beşinci günü anlaşılır.” Hükmü bu durumu açıklığa kavuşturan yorumlayıcı bir kuraldır.[20]

Taraflar borcun ödenmesi zamanını sözleşme ile serbestçe belirlemişler ve İfa zamanı olarak da ayın başı, ayın ortası veya ayın sonu gibi belirsiz zaman dilimleri kullanmışlardır. Daha sonra bu belirsiz zaman dilimlerini kesinleştirmek konusunda anlaşmazlık çıkarsa kanunun bu terimlerden ne anlaşılması gerektiği konusundaki yedek hükümler devreye sokularak, yorum yapılarak anlaşmazlık çözüme kavuşturulabilecektir Buna göre kanun:

– Ayın başı ibaresinin ayın birinci günü olarak

– Ayın ortası ibaresinin ayın on beşinci günü olarak

– Ayın sonu ibaresinin ayın sonuncu günü olarak yorumlanabileceğini belirtmiştir.[21]

4.Tanımlayıcı hukuk kuralları

Örneğin, Medeni Kanunun 19. maddesinin 1. fıkrasında yer alan “yerleşim yeri, bir kimsenin sürekli kalma niyetiyle oturduğu yerdir.” Hükmü bir tanımlayıcı kuraldır. Görüldüğü gibi bu kural, kişilere bir şey emretmemekte veya yasaklamamakta, yani bir sorumluluk yüklememektedir. Sadece bir tarif yapmaktadır.[22]

Örneğin İş kanununun 2. Maddesinde birçok tanım vardır. “Bir iş sözleşmesine dayanarak çalışan gerçek kişiye işçi, işçi çalıştıran gerçek veya tüzel kişiye yahut tüzel kişiliği olmayan kurum ve kuruluşlara işveren, işçi ile işveren arasında kurulan ilişkiye iş ilişkisi denir. İşveren tarafından mal veya hizmet üretmek amacıyla maddî olan ve olmayan unsurlar ile işçinin birlikte örgütlendiği birime işyeri denir.”

[1]https://acikders.ankara.edu.tr/pluginfile.php/48959/mod_resource/content/1/Hukuk%20Ba%C5%9Flang%C4%B1c%C4%B1%204.pdf

[2] https://www.nedir.com/hukuk-kurallar%C4%B1n%C4%B1n-%C3%A7e%C5%9Fitleri

[3] http://dergipark.gov.tr/download/article-file/292168

[4] http://webcache.googleusercontent.com/search?q=cache:7nSvNm1n19sJ:www.profdrabdullahdemir.net/wp-content/uploads/2016/10/HUKUK-BA%25C5%259ELANGICI-6.pptx+&cd=6&hl=tr&ct=clnk&gl=tr

[5] http://dergipark.gov.tr/download/article-file/292168

[6] http://webcache.googleusercontent.com/search?q=cache:7nSvNm1n19sJ:www.profdrabdullahdemir.net/wp-content/uploads/2016/10/HUKUK-BA%25C5%259ELANGICI-6.pptx+&cd=6&hl=tr&ct=clnk&gl=tr

[7] https://www.nedir.com/hukuk-kurallar%C4%B1n%C4%B1n-%C3%A7e%C5%9Fitleri

[8] http://www.bilgine.net/niteliklerine-gore-hukuk-kurallari

[9] https://huk101.wordpress.com/2012/10/19/hukuk-kurallari/

[10]https://acikders.ankara.edu.tr/pluginfile.php/48959/mod_resource/content/1/Hukuk%20Ba%C5%9Flang%C4%B1c%C4%B1%204.pdf

[11] https://huk101.wordpress.com/2012/10/19/hukuk-kurallari/

[12] http://geomatik.beun.edu.tr/marangoz/files/2017/10/NehirHoca.pdf

[13] https://www.nedir.com/hukuk-kurallar%C4%B1n%C4%B1n-%C3%A7e%C5%9Fitleri

[14] http://dergipark.gov.tr/download/article-file/292168

[15] http://hukukcubiz.blogspot.com/2016/01/hukuk-kurallarnn-cesitleri.html

[16] https://www.nedir.com/hukuk-kurallar%C4%B1n%C4%B1n-%C3%A7e%C5%9Fitleri

[17]http://webcache.googleusercontent.com/search?q=cache:7nSvNm1n19sJ:www.profdrabdullahdemir.net/wp-content/uploads/2016/10/HUKUK-BA%25C5%259ELANGICI-6.pptx+&cd=6&hl=tr&ct=clnk&gl=tr

[18] http://www.bilgine.net/niteliklerine-gore-hukuk-kurallari

[19] https://www.nedir.com/hukuk-kurallar%C4%B1n%C4%B1n-%C3%A7e%C5%9Fitleri

[20] http://dergipark.gov.tr/download/article-file/292168

[21] http://www.bilgine.net/niteliklerine-gore-hukuk-kurallari

[22] http://dergipark.gov.tr/download/article-file/292168

Share
386 Kez Görüntülendi.
#

SENDE YORUM YAZ

3+8 = ?

İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER KÖŞE YAZILARI

  • Bir çuval para ile bir ekmek?

    22 Mayıs 2019 Erhan Kırmızı, Köşe Yazıları

    “Sen ağa ben ağa inekleri kim sağa” ve eş anlamlısı “Sen dede ben dede, bu atı kim tımar ede” Herkes kendisini buyurucu durumda görürse, iş yapmakla yükümlü saymazsa ortadaki işi kim yapar? Kişi, üzerine düşen işten kaçmayıp onu yapmalıdır. Herkes işini bir kenara bırakıp keyfini düşünürse işler ortada kalır, bir sonuç alınamadığı gibi iş düzeni de bozulur, karışıklık çıkar, tatsızlık başlar. Herkes masabaşı iş yapmak isterse tarımı kim yapacak, üretimde kim bulunacak? Kaynak: http://ozellestirme.net/wp-content/uploads/2013/07/isci-memur-...
  • Niçin Yeşilçam ismi?

    21 Mayıs 2019 Erhan Kırmızı, Köşe Yazıları

      1.Giriş Yeşilçam, İstanbul'un Beyoğlu semtinin Taksim'e yakın bir kısmında yer alan bir sokak.1980 öncesinde film film şirketlerinin çoğunluğunun yazıhaneleri bu sokakta bulunduğu için Türk sinemasının kısaca Yeşilçam olarak anılmasını sağlamıştır. Sihirli Perde olarak da tanımlanan sinema Türk insanının hayatına ilk kez 14 Kasım 1914’te girmiş. 1914 senesi, Yeşilçam’ın doğuş yılı olarak düşünülür; çünkü ilk film olan “Himmet Ağa’nın İzdivacı” bu yıl içinde çekilmiştir. I. Dünya Savaşı yüzünden filmin oyuncuları askere alınır, bu yüzden film ...
  • Mal bulmuş Mağribi gibi (sanki çok iyi bir şey bulmuş gibi)

    16 Mayıs 2019 Erhan Kırmızı, Köşe Yazıları

    Açgözlü, sonradan görme insanları betimlemek için kullanılan bir deyimdir. Mal bulmuş mağribi gibi deyimi medyada daha çok tartışmalarda fikri saldırının nitelendirilmesi için kullanılmaktadır; “mal bulmuş Mağribi gibi saldırmak” ve “mal bulmuş Mağribi gibi atlamak”. Bir kimseye saldırmak için sebep bulamayan ama karşı tarafın ufak bir hatası olunca saldıranların durumu “mal bulmuş Mağribi gibi saldırmak”  şeklinde ifade ediliyor. Bir tartışmada savunacak bir söz bulamayan kimseler  eline küçük bir delil geçince çok büyük delil gibi sarılma ...
  • Bir anonim şirkette Hakkı’ya verilen olumsuz emirler

    12 Mayıs 2019 Erhan Kırmızı, Köşe Yazıları

      *genel kurula katılma hakkı*genel kurulda konuşma hakkı*öneride bulunma hakkı*bedelsiz payları edinme hakkı*tesislerden yararlanma hakkı Hakkı ismindeki bir anonim şirket ortağı buradaki hak kavramını Hakkı olarak algılarsa genel kurula katılmayacak, genel kurulda konuşmayacak, öneride bulunmayacak, bedelsiz payları edinmeyecek, ve tesislerden yararlanmayacaktır. Şimdi okur yazar olduğuma bakmayın. İlkokul üçüncü sınıfa kadar ben de Türkçe’mizin azizliğine uğradığım için doğru düzgün okumayı bilmezdim. Sınıf arkadaşlarım bülbül gibi okurken b...