logo

3 Dönem Başkanlık Yapan Demir, Ardanuç’a Dördüncü Dönemde Ne Verebilir?


Tolga Gül
tolgagul@08olay.com

Yerel seçim gündem yorumlarımıza devam edelim. Bugün ki gündem konum Ardanuç. Ardanuç ilçesine beş yıl önce yerel seçim öncesinde gittiğimde ilçede görüştüğüm insanlara sürekli olarak sorduğum soru şu idi: 2 Dönem belediye başkanlığı yapmış bir ismin yaptığı hizmetleri beğeniyorsanız oy verirsiniz. Beğenmiyorsanız da vermezsiniz. 2 Dönem başkanlık yapmış bir kişiye siyasi sebeplerle oy verilmez. Memnun iseniz oyunuzu verirsiniz. Memnun olmayıp sırf siyasi sebeplerle oy veriyor iseniz o vakit ilçenize dair eleştiride bulunma hakkınız bulunmaz. Nihayetinde Ardanuç küçük bir ilçe, imkanları dar, olanakları sıkıntılı. İktidar belediyesi olmadığı zaman başkanın ilçesine de yapacağı bir şey olmaz. Bu sebeple 30 Mart’ta oyunuzu siyaseten değil hizmet beklentisi içerisinde verin. 2 dönem belediye başkanlığı yapan bir başkanın 3.dönemde Ardanuç’u şaha kaldırmasını beklemeyin. Sonuç ne mi oldu? Aynı başkan 3.dönem yeniden seçildi ve Ardanuç yine yerinde saydı.

Şimdi yine Ardanuç ilçesine gidiyorum. Gittiğimde Ardanuçlularla sohbet ederken yine aynı cümleleri kullanıyorum ama bu sefer bir fark ile. Bu sefer ki fark 2 yerine 3 dönem oldu. 5 sene önceki Ardanuç ile 5 sene sonraki Ardanuç arasında bugün önemli bir fark göremiyor isek bunun aslında sorumlusu bizzat yöneten başkan değil hizmet yapamayacağını bile bile oy veren seçmen olmaktadır. Bence seçmenin biraz daha bilinçli oy kullanması gerekiyor. Hizmet alamayacağını bile bile seçmenin siyasi argümanlarla oy tercihini belirlemesi aynı zamanda ilçesinin küçük kalmasını arzulaması anlamına gelmektedir. Bu bilinçle hareket etmek lazım. Bugün Artvin’de ilçelerimizin tamamına baktığımızda iktidar belediyelerinin ilçelerinin kaderlerini nasıl değiştirdikleri ortada iken Ardanuç’ta bir şeylerin değişmemiş olması muhalefet belediyesindeki ısrar sebebidir.

Evet, Yıldırım Demir, bugün 4.kez aday olmuştur. Şimdi seçmenin bu noktada kendisine şu soruları sorması gerekmektedir:

3 Dönem ilçesinin belediyesini yöneten başkandan ve hizmetlerinden memnun muyum? Yoksa memnun değil miyim?

3 Dönem ilçesine getiremediği hizmeti aynı başkan 4.döneminde nasıl getirecek?

3 Dönem ilçesini büyütemeyen Başkan 4.döneminde nasıl büyütecek?

3 Dönem ilçesinin sorunlarını çözemeyen başkan 4.dönem bu sorunları nasıl çözecek?

3 Dönem ilçesinin sorunlarını çözmek için kaynak bulamayan başkan dördüncü dönem nasıl kaynak bulacak?

3 Dönem Ardanuç’ta alt yapıdan kanalizasyona, içme suyundan park ve bahçelere kadar bir çok ana belediyecilik hizmetlerini yeterince ilçesine getiremeyen bir başkan, 4.dönemde bunları nasıl gerçekleştirecek?

3 Dönem Başkanlık yapan bir belediye başkanı neyi yapamadı ki 4.dönemde seçmenine onları yapacağını söyleyecek?

3 Dönemde seçmenin hayallerini gerçeğe dönüştüremeyen bir başkan 4.döneminde seçmeninin ve Ardanuç halkının hayallerinin yeşermesini nasıl sağlayacak?

Bu ve benzeri soruları aslında arttırmak mümkündür. Burada karar seçmenin. Yukarıdaki soruları kendisine sorarak ya ben 3 dönemden memnunum ve 4.kez yeniden aynı şeyleri yaşamak istiyorum diyerek oy verecek ya da yeter artık yeni heyecanlar ve yeni insanları görmek istiyorum diyerek oy tercihini siyasetten yana değil değişimden yana kullanacak. Nihayetinde 3 dönem tam 15 yıl yapar. 15 yılda ilçe eğer temel belediyecilik hizmetlerinde bile eksiklik yaşamış ise gelecek beş yılda aynı şekilde hizmet alacaktır. Yani 4.dönemde mucize beklemek çok anlamsız olacaktır.

Bence Yıldırım Demir, Rahmetli Emin Özgün’ün Hatasına Düşmüştür

Geçtiğimiz yerel seçimler öncesinde yazdığım yazıları ve yaptığım yorumları düşünüyorum da 30 Mart 2014 öncesinde Emin Özgün için ne düşünüyor isem bugün aynıları Yıldırım Demir için geçerlidir. 2014’te rahmetli Emin Özgün, 4.dönem için aday olmakta büyük bir hata yaptı ise bugün Yıldırım Demir’de aynı hatayı yapmıştır. Aslında seçmenlerinin ve hizmet verdiği halkın kendisinden sıkıldığını göremeyerek adaylıkta ısrar başarısızlığı getirmektedir. Dün bu hataya rahmetli Emin Özgün düşerken bugün de Yıldırım Demir düşmüştür. Aynı isimde ısrar ederek 2014’te CHP hata yaptı ise bugün de yine Ardanuç’ta değişim talebine ısrarla hayır ben değiştirmiyorum aynı isimle devam edeceğim diyen CHP yapmıştır. Bugün ben Ardanuç ilçesinde dolaşırken en büyük umutsuzluğu CHP’lilerde görüyorum. Onlarda aslında yerel seçimler öncesinde bir değişim beklentisi içerisindeydiler. Hatta mevcut başkanlarının seçimler öncesinde yeniden aday olmayacağı ve bir değişimin kapısını aralayacağı beklentisi içerisindeydiler. Hatta partilerinin dahi artık yeter diyeceği ve Yıldırım Demir’i ilerleyen zamanlarda farklı noktalarda değerlendirileceği düşüncesindeydiler. Tıpkı 2014 öncesinde rahmetli Emin Özgün’de olduğu gibi. Bu beklenti karşılık bulmadı 2014’te ve sonuç hüsran oldu. Bugün de aynı sonuçla Ardanuç’ta karşı karşıya kalınabilir. Ben gerek Yıldırım Demir’in, gerekse de CHP’nin bu hatayı neden yaptığını anlamış değilim. Neden bu derece ısrar. Artık yorulmuş, sıkılmış, heyecanını kaybetmiş ve gözü farklı yerlerde olan bir isimde ısrarın nedeninin ne olduğunu merak ediyorum? Bakın Ardanuç CHP ilçe teşkilatında dahi çalkantılar var. Yerel seçim öncesinde aday memnuniyetsizliği içten içe patlamaya hazır bir yanardağa dönüşmüş durumda. Bile bile lades neden yapılıyor? Bunu ben de anlamadığım gibi inanıyor ve görüyorum ki Ardanuçlular da anlamıyorlar.

Seçmenin sorduğu soruları aslında bugün Başkan Yıldırım Demir’in de kendisine sorması lazımdı. 3 dönemde yapamadığı hangi icraatı seçmenine dördüncü dönem için vadedebilirim, diye kendisine sorsaydı başkan Demir, belki de bir değişimin önünü açabilirdi.

Değişim Ardanuç’u Rahatlatır Ve Geliştirir

Ardanuç’a ilişkin değerlendirmelerimin son bölümünde şunları söylemekte yarar görüyorum: Bugün ilimizde en geride kalan ilçelerden biri olan Ardanuç ilçesinde merkezi hükümet ne kadar yatırım yaparsa yapsın veya ne denli çaba gösterir ise göstersin yapılanlar belediyecilik hizmetlerine yansımadığı zaman ilçeye de tam anlamıyla yansımamaktadır. Oysaki merkezi hükümet Ardanuç ilçesine 15 yılda çok önemli yatırım ve hizmetlere imza atmış durumdadır ancak yerel anlamda belediyecilik hizmetlerine bu hizmetler yansımayınca arzulanan değişim ve dönüşüm gerçekleşememiştir. Burada ‘Merkezi hükümet Ardanuç’a bir şey yapması için belediyenin iktidardan mı olması şart?’ sorusu sorulmamalı. Tabi ki de şart değil ancak Ardanuç gibi ilçelerde merkezi hükümetin sahiplenmesi için aynı partinin olması büyük bir avantaj sağlar. Bakınız bugün Borçka’ya, Hopa’ya, Şavşat’a, Murgul’a ve Artvin Merkez’e. 5 yılda nereden nereye gelindi? Bunu görmek ve algılamak gerek. Bu tür yerlerde sadece belediyelerin kendi imkanları ilçelerin gelişmesine yeterli olmuyor. Sizin projelerinizin iktidarca sahiplenilmesi ve desteklenmesi şart. Sizin projeleriniz iktidarca sahiplenip, sizde iktidarda arkanızda iyi bir güç bulduğunuzda hayal dahi edemediğiniz yatırımları ve hizmetleri belediyenin bütçesine dokunmadan yaptırabiliyorsunuz.

Bugün Artvin Merkez’de yaşanan değişimi Mehmet Kocatepe, belediye bütçesi ile mi sağladı? Tabi ki hayır. Artvin’in elli yıllık hayali olan Hatila içme suyu projesini DSİ yapıyor. Bir tek bu proje dahi merkezi hükümetin Artvin Belediyesi’ni sahiplenmesi ile mümkün oldu. Dönemin Orman ve Su İşleri Bakanı Veysel Eroğlu’nun gerek Başkan Kocatepe’ye gerekse de AK Parti’nin kurmaylarına olan inancı ve onlarla arasındaki diyalog nedeniyle oldu. Bugün muhalif bir partinin belediye başkanı Ankara’da adam arayıp bulacağı zamana kadar iktidar partisinin belediye başkanı projesinin temelini attırabiliyor. Bu ülkemizin gerçeği. Bizde bu gerçeğe göre hareket etmemiz gerekiyor.

Bakınız bugün Cumhur İttifakı’nın adayı Fahri Acar, 40 proje ile halkın karşısına çıkıyor. Acar, bu projeleri hazırlarken neye güveniyor? Tabi ki Merkezi hükümete güveniyor. Milletvekili Av. Erkan Balta’ya, Cumhurbaşkanı Başdanışmanı Dr. İsrafil Kışla’ya ve Adalet Bakanı, kendi özevladı olan Abdülhamit Gül’e güveniyor. O projelerin büyük bir bölümünü belediyenin kendi bütçesine dokunmadan yaptırabileceğini biliyor ve buna güvenerek yola çıkıyor ki son derece de haklıdır.

Şimdi burada Ardanuçluların bir karar vermeleri gerekiyor. Bir taraf aynı isimle devam etmekte ısrar ederek ‘Biz bugüne kadar ne yaptıysak yine onu yapacağız’ derken, diğer taraf biz iktidar gücünü ve önemli isimlerin desteğini arkamıza alarak ilçemizi değiştirmeye vaat ediyoruz diyor ise bence seçmenin tercihinin de değişimden yana olması gerekiyor.

Diyeceksiniz ki seçmen tercihini değiştirmez ise ne mi olur? Hiçbir şey olmaz. Diğer ilçeler belediyecilik hizmetlerinin yanı sıra birçok hayaline kavuşurken, sen asli belediyecilik hizmetlerinden dahi kısıtlı yararlanmaya devam edersin çünkü eldeki imkan o olur.

Bu yazıyı yazmama belki kızabilirsiniz ancak beni Ardanuç’un dostu olarak görün ve bu yazıyı o şekilde kaleme aldığımı bilin. Artvin 5 yıl önce ‘Yeter artık ben değişim istiyorum’ diyerek yeni heyecanlara fırsat vererek bence kazandı, şimdi sıra neden Ardanuç’ta olmasın ki?

Share
379 Kez Görüntülendi.
#

SENDE YORUM YAZ

9+10 = ?

İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER KÖŞE YAZILARI

  • Kavl-i leyyin

    21 Nisan 2019 Erhan Kırmızı, Genel, Köşe Yazıları

    Kaynak:https://zsenturksohbetler.wordpress.com/2011/01/03/kavl-i-leyyin-yumusak-ve-tatli-konusmak/ Kavl-i leyyin,  Arapça bir ibare olup, “yumuşak sözle anlatma. Kırıcı olmama, suçlamama, hakaret etmeme, bağırıp çağırmama, nazik ve kibar olma, gönül okşayıcı olma” demektir. Yani sert ve enaniyetli olmayan söz anlamındadır. Tanımdan da anlaşılacağı üzere; sert olmayan, muhatabı kırmayacak ve muhatabın sözü söyleyen kişiye karşı sert ve kırıcı tavır almamasını sağlayacak sözdür. Kavl-i leyyin’ in içeriğini biraz daha genişletecek olursak, bir i...
  • Hayvansever HAYDİKO’ya destek olmalıyız.

    20 Nisan 2019 Erhan Kırmızı, Genel, Köşe Yazıları

    Kaynak:http://avrasyavizyon.com/istanbulda-sahipsiz-kopeklerin-hamisi-vardi/ 1.Giriş HAYDİKO (Hayvanları Doğayı İnsanları Koruma) Artvin’de faaliyet gösteren, sokak hayvanlarını koruyup yaşatmaya çalışan bir dernektir. Ben de bir süredir faaliyetlerini takip etmeye çalışıyorum. Gerçekten sahipsiz kedi ve köpekleri korumak ve yaşatmak için olağanüstü çaba harcıyorlar. 2.HAYDİKO’ya niçin destek olmalıyız? Bu derneğe destek olup kedi ve köpeklere sahip çıkmamız için bir sürü sebep var. Birinci sebep: Hayvanlara vefa borcumuzun olmasıdır. Ke...
  • Kur’an’da Yönetim İlkeleri

    19 Nisan 2019 Erhan Kırmızı, Genel, Köşe Yazıları

    1-Herkese eşit mesafede durmak (Adalet) Bu konuda Mevlânâ şöyle der: “Adâlet nedir? Ağaçları sulamak. Zulüm nedir? Dikene su vermek. Adâlet, bir nimeti yerine koymaktır; su emen her kökü sulamak değil. Zulüm nedir? Bir şeyi kon­maması gereken yere koymak; buysa, belâya kaynak olur ancak. 2-Tüm makamları geçici görmek (Emanet) Makam Arapça “kıyam” dan gelir. Kıyam ayakta durmak,makam ise ayakta durulacak yer demektir.Ayrıca “ikametgah,merteb, mevki,durak” manalarına da gelir. Başka bir kaynakta şu mütalaalar vardır: Makâm sözcüğü -kavm = ...
  • Fatura

    17 Nisan 2019 Erhan Kırmızı, Köşe Yazıları

    Kaynak:https://tr.depositphotos.com/47736879/stock-illustration-cartoon-businessman-with-long-billing.html 1.Kavram İtalyanca fattura "1. imalat, yapım, 2. imalatçının yapılan işin ayrıntısını gösterdiği belge" sözcüğünden alıntıdır. İtalyanca sözcük Latince factura "imalat" sözcüğünden evrilmiştir. Bu sözcük Latince facere, fact- "yapmak" fiilinden +tura sonekiyle türetilmiştir. Satılan mal veya yapılan hizmet karşılığında müşterinin borçlandığı tutarı göstermek üzere malı satan ( Satıcı ) veya işi yapan tarafından müşteriye ( Alıcı ) veril...