logo

Darbecilerle (baği-isyancı) ilgili İslami hükümler


Erhan Kırmızı
erhankirmizi@08olay.com

 

İslamın savaş hukuku ile ilgili adil ve insani hükümleri olduğu gibi, darbe ile ilgili de adil ve insani hükümleri vardır. İslamda bağy (isyan) ile ilgili hükümler günümüzde darbeler hakkında da uygulanabilir. 

İbn Ömer (r.anhuma)’dan Allah Rasulu’nun şöyle buyurduğu rivayet edilmiştir:

“Bilir misin ey İbn Ummi Abd (bu zat, Abdullah b. Mes’ud’dur. Çünkü o, bu lâkapla anılırdı) bu ümmetin bâğîlerine Allah’ın hükmü nasıl olacaktır?” dedi.

O: Allah ve Rasulu bilir! cevabını verdi.

Rasulullah (s.a.v.): “Bu grubun yere düşen yaralısına dokunulmaz, esiri öldürülmez, kaçanı aranmaz, ganimeti de taksim edilmez” buyurdu.

(İbn Hacer el-Askalanî, Buluğu’l-Meram, Terc. ve Şerh. A. Davudoğlu, İstanbul 1967, III, 559; Heysemi, Mecma’, IV, 243, “ravilerinden Kevser b. Hakim’in zayıf ve metruk bir râvi olduğuı” kaydıyla)

Buna göre asîlerle ilgili hükümleri şu noktalarda toplamak mümkündür:

1) Âsî ve bâğîlerle savaşmak caizdir.

Bu konuda icmâ (ittifak) vardır.

Ayette; “Siz bâğîlik eden taife ile çarpışın… “ (Hucurât, 9) buyurulmuştur.

Ancak onlarla savaşa başlamazdan önce, kendilerini bu isyandan vazgeçmeye davet gerekir. Nitekim Ali, Hâricîlere karşı böyle hareket etmiştir. Hâricîler, Ali (r.anh)’den ayrıldıktan sonra Ali (r.anh) kendilerine İbn Abbâs’ı göndermişti. İbn Abbâs onlarla çeşitli görüşmeler yaptı. Bu munazara ve görüşmelerin sonucunda tamamı sekizbin kişi olan Hâricîlerin dört bini isyandan vazgeçtiler. Diğerleri ise inadlarında ısrar ettiler.

Bu defa Ali (r.anh) kendilerine; “İstediğiniz tarafa gidin, sizinle aramızda (uyulması gereken şey) haram kan dökmemeniz, yol kesmemeniz ve hiçbir kimseye zulüm etmemenizdir” diye haber göndermiştir.

Hâricîler ashab-ı kiramdan Abdullah b. Habbab b. Eret’i şehid ettiler. Hamile olan hanımının da karnını deşerek içindeki cenîni çıkardılar.

Ali (r.anh) bunları duyunca Hâricîlere bir mektub yazarak Abdullah b. Habbab’ı şehid edenin kısasını istedi.

Hâricîler; “Onu hepimiz öldürdük” deyince, Ali (r.anh) onlarla savaşa izin verdi. (İbn Hacer el-Askalânî, Bulûğu’l-Meram, III, 560-561)

2) Âsî ve bâğîlerin yaralıları hemen öldürülmez.

Ancak Hanefîlere göre, orduları varsa yaralıları öldürülür, kaçanları da takib edilir. Ali (r.anh) bu konuda şöyle demiştir:

“İsyancılara gâlib geldiğiniz zaman kaçanı aramayın, yaralıyı hemen öldürmeyin, savaş aletine bakın ve onu alın. Ondan başkası mirasçılarınındır” (İbn Hacer el-Askalânî, Bulûğu’l-Meram, III, 561, 562)

3) Âsîlerden alınan esir öldürülmez.

Çünkü onlarla yapılan savaşın amacı, onların savaş yapmasına engel olmaktır.

4) Âsîlerin kaçan esirleri takib edilmez.

Hanefîlere göre, âsîlerin orduları varsa esirler takib edilir. Çünkü bu takdirde tekrar saldırıya geçmeleri muhtemeldir.

5) Bâğîlerin malları ganîmet olarak alınmaz.

Hadîste veda hutbesinde şöyle buyurulur:

“Müslüman bir kimsenin malı ancak kendi gönül rızası ile helâl olur. ”

Ali (r.anh), Cemel ve Sıffin vakalarında ölenlerin hiç birisinin eşyasına el sürdürmemiştir.

6) Yere düşen yaralılar öldürülmez.

Hanefîlere göre âsîlerin savaşta sebebiyet verdikleri mal ve can kayıpları ödettirilmez. Çünkü ayet-i kerîmede;

“Allâh’ın emrine dönünceye kadar” (Hucurât, 9) buyurularak ödetmeden söz edilmemiştir.[1]

[1] http://www.islam-tr.net/forum/konu/bagy-olanin-cezasi-nedir.44546/

Share
825 Kez Görüntülendi.
#

SENDE YORUM YAZ

7+3 = ?

İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER KÖŞE YAZILARI

  • Artvin, AK Partili Belediye Olduktan Sonra Kabuğunu Kırdı

    15 Ağustos 2018 Köşe Yazıları, Tolga Gül

    Geçtiğimiz günlerde yaklaşık beş yıldır Artvin’e gelmeyen bir arkadaşım Artvin’e geldi. Bu arkadaşım ile Artvin’e gelmeden önce yaptığımız görüşmelerde sürekli olarak Artvin Merkez’in çok değiştiği üzerine sohbetler yapıyorduk. Bu değişim ile ilgili olarak büyük bir merak uyandıran benim söylemlerim karşısında arkadaşımda büyük bir merak uyanmıştı. Bu değişimi bizzat kendi gözleriyle görmek istediğini söyleyen arkadaşım ile yaptığımız Artvin gezisi sırasında arkadaşımın söylemi tam olarak “Artvin AK Partili Belediye olduktan sonra kabuğunu kırm...
  • Maden Şirketi Artvin’i Hiçe Sayar Bir Tavır Takınıyor

    12 Ağustos 2018 Köşe Yazıları, Tolga Gül

    Bu yazımı okuyanlar bana bir takım eleştirilerde bulunabilirler. Artvin’de maden çıkmasına ve maden şirketine destek vermem nedeniyle bu yazımı garip karşılayabilirler. Hatta nemalanmamın bitmesi nedeniyle bu tür bir yazı yazdığımı da ileri sürebilirler. Ben bu eleştirilere saygı duyuyorum ancak bilinmesini isterim ki ben her zaman yanlış gördüğünü yazan bir gazeteciyim. Şirketle ilişkilerimin en iyi olduğu dönemlerde dahi yapılan hataları dile getiren bir ismim. Bu sebeple ilişkilerimi, hatta ve hatta maddi anlamda olan ilişkilerimi bile hiçe ...
  • Domatis domates olunca tadı kaçtı

    10 Ağustos 2018 Erhan Kırmızı, Köşe Yazıları

      Köyümüzde domatese yerel şive ile domatis deriz. Domatisin biçimsiz bir yapısı vardı ama tadı güzeldi, domatesin biçimi güzelleşti ama tadı bozuldu. Öğrencilik ve iş yaşamı nedeniyle köyden ayrılınca domatis domates oldu. Köyümüzde tamamen doğal olan domatis öğrencilik ve iş yaşamında lezzetini kaybetti. Köyümüzde alt çenemizi biraz ileri sürerek çayı fırt çeker gibi ısırarak ve ağzımızı şapırdatarak domatis yerdik. Domatesi ise bıçakla dilimleyerek yemeye başladık. Sonra domateslerin hormonluları çıktı, buna da alıştırıld...
  • Yerel Seçimler Yaklaşırken

    06 Ağustos 2018 Köşe Yazıları, Selim Çiftçi

    Seçim yapılan ülke İslam ülkesi de olsa sadece Müslümanlar sorumlu olmazlar. O ülke vatandaşlarının tamamının sorumlu davranması gerekir. Türkiye de TC vatandaşı olan Müslim gayri Müslim iktidar muhalefet herkesin Türkiye nin menfaatlerini düşünerek kendini sorumlu tutması gerekir. Ortak menfaatlerin ortak tehlikelerin olumlu veya olumsuz etkileri de TC vatandaşlarının hepsine ortaktır. Ölçü ve denge kaybolmadan yolumuza devam etmeliyiz. Duyduklarımızı etrafımızdaki kişilerin amirlerin hoca vs.lerin tavırlarını sorgulamadan kabul...