logo

16 Kasım 2020

Hanlı Projesi’ne İlişkin İddiaların Gerçek Olmadığı Ortaya Çıktı!

Hanlı Regülatörü Ve HES Projesi’ne İlişkin Ortaya Atılan İddiaları Gazetemiz Olarak Yerinde İnceledik.

Artvin’in Şavşat ilçesi Hanlı Köyü’nün yaklaşık 1 km altında Hanlı-Arpalı Deresi üzerinde Akyurt Enerji Üretim A.Ş. tarafından gerçekleştirilecek Hanlı Regülatörü ve HES Projesi gerek Şavşat gerekse de il genelinde bir çok tartışmalara konu edildi. Artvin’de 1999-2002 yılları arasında Valilik yapan Selahattin Akyurt’un endüstri mühendisi olan çocuğunun şirketin sahibi olması tartışmaları boyutlandırdı. Bazı çevrelerin projeye karşı çıkma gerekçesi olarak ileri sürdüğü, projenin yapımından Şavşat ve Ardanuç ilçesinde toplam 28 köyün olumsuz etkileneceği, bölgenin susuz kalacağı ve gerek sulama, gerekse de içme suyu kaynaklarının yok olacağı, bölgedeki tarım alanları ile birlikte ormanlık alanlarından yok edileceği yönündeki iddialar yerel ve ulusal basında konu edildi. Artvin ve ilçelerinde çevre hassasiyetinin hat safhada olduğunu bilen bir takım çevreler de, bu bilgilerden yola çıkarak vatandaşların bu hassasiyeti üzerinden eski Vali Selahattin Akyurt üzerinden projeyi tartışmaya açtılar. 

Konu bu derece derin mevzulara ilerlerken bizler de gazetecilik etik kuralları çerçevesinde Hanlı Regülatörü ve HES Projesi’ni gerek resmi evraklar üzerinden ve gerekse de bölgede incelemeler yaparak projeye ilişkin tüm ortaya atılan iddiaların gerçek olup olmadığını ortaya çıkaran bir haber hazırladık. Ve maalesef haberimizde de ortaya koyduğumuz üzere Hanlı Regülatörü ve HES Projesi’ne ilişkin iddiaların tamamının asılsız olduğu, bölge halkının, bölgedeki tarım ve orman alanlarının olumsuz etkilenmesinden ziyade bizzat bölge halkı, tarım ve orman alanları, sulama ve içme suyu kaynakları düşünülerek hazırlanan, bir çok kez değişikliğe gidilerek minimum çevre zararı ile maksimum faydalanma yolu izlenerek belki de ilimizde ve ülkemizdeki en akılcı ve mantıklı HES Projelerinden birine imza atılmaya çalışılmış. Tartışmaların önemli bir bölümünün aslında projeye dayalı değil eski Vali Selahattin Akyurt üzerinden gidilerek bizzat hedef saptırılma çabası içerisinde olunduğu görülürken, bu haberimiz ile birlikte gerek kamuoyunda gerekse de basında konuşulan tüm asılsız iddiaların gündemden kalkacağı inancı ile çok ses getirecek haberimizi yayınlıyoruz. Haberimizde gündeme atılan tüm iddiaları tek tek belirterek bu iddiaların gerçeği yansıtmadığını ise her bir başlıkta aktararak kamuoyunun doğru bilgilendirilmesini sağlamayı amaçlayacağız. İşte Hanlı Regülatörü ve HES Projesi’ne ilişkin ortaya atılan iddialar ve bu iddiaların gerçek olmadığını gösteren neden ve belgeler ve de bilgiler: 

İddia 1: Hanlı Regülatörü ve HES Projesi 28 Köyü olumsuz etkileyecek. Bu bölgedeki tarım alanları, sulama ve içme su kaynakları yok olacak. 

Hanlı HES’in 28 Köyü Değil Hiçbir Köyü Doğrudan ya da Dolaylı Olarak Etkilemesi Bulunduğu Kotlar İtibariyle Mümkün Değil

Hanlı Regülatörü ve HES Projesi, Hanlı ve Kireçli köyleri sınırları içinde kalmaktadır. Hanlı Köy Merkezi’nin 1 kilometre aşağısından ve 1.440 rakımda Hanlı ve Çamlıca’dan gelen derelerinin birleştiği bölgede kurulacak regülatör ile hayata geçirilmesi planlanıyor; santral binası ise 1.190 kotundadır. ÇED raporunda bu noktada açıklamalar bulunuluyor. Akyurt Enerji Üretim A.Ş aleyhine, Rize İdare Mahkemesi’ne 2018 yılında açılan davalarda da bilirkişi raporunda da belirtildiği üzere Hanlı Regülatörü ve HES Projesi’nin Hanlı ve Kireçli köylerinin hudutlarında kaldığı belirtilmiştir. İddialarda bahsi geçen diğer 28 köy ise gerek mesafe gerekse de su alma noktasında hiçbir şekilde etkilememektedir. Savaş Köyü ve çevresindeki Dalkırmaz Köyü, Çiftlik Köyü ve Üzümlü Köyü gibi köyler ise sulama suyunu 2.850 kotlardan yaylalardaki karagöller bölgesinden yıllardan beridir almaya devam etmektedir. Hanlı HES ile hiçbir ilgisi yoktur; HES ile ilgisi olabilecek olan yalnızca Arpalı köyüne, regülatörün kurulduğu bölgeden yaklaşık 200 metre yukarıdan alınan sulama suyu kanalı şirket tarafından yeni konulan borularla yenilenmiş ve bu köye giden sulama suyunun da Hanlı Regülatörü ve HES Projesi’nden olumsuz etkilenmesi mümkün değil.

İddia 2: Hanlı, Kireçli ve Karaağaç Köylerinde Tarım Alanları Susuz Kalacak

Hanlı HES Hiçbir Köyün İçerisinden Geçmiyor

Biz gazete olarak bölgeyi ziyaret ettiğimizde gördük ki, söz konusu HES Projesi’nin etkilenebileceği toplam köy adeti 3 olur iken bu köylerinden hiçbirinde de direk olarak ne bir tarım arazisine, ne de bir sulama suyu bölgesine yakınlık bulunmakta. Hanlı HES, Hanlı Köyü’nden 1 kilometre aşağıda, Kireçli köyünün ise sadece hudutlarından geçmekte. Ayrıca Hanlı HES’in kullanacağı su, dere yatağının kenarından toprak altına döşenecek yaklaşık 3 kilometre cebri boruyla taşındıktan sonra tribüne aktarılarak elektrik enerjisine çevrildikten sonra yine dere yatağına bırakılacak. Dere yatağına yeniden bırakılan suyun, aktığı bölgedeki civar köylerini susuz bırakma şansı teknik olarak da mümkün değil. İddia edildiği üzere HES’in kurulduğu bölgeden aşağıda bulunan köylerin susuz kalması imkansız olduğu gibi, regülatörün rakım bakımından 1440 rakımda bulunması sebebiyle bu rakımın üzerindeki hiçbir köyü doğrudan veya dolaylı etkilemesi de imkansız görünüyor. Ayrıca projenin son revize edilmiş haliyle Hanlı deresinin kıyısından cebri boruyla gelecek olması nedeniyle, dere yatağında borunun geçeceği kadar bir alanda yapılacak kazı çalışmasının yanı sıra herhangi bir kazı çalışmaları yapılmayacak olması da çevrenin olumsuz etkilenmesinin önüne geçecek. Ayrıca 80’lik cebri boru ile alınacak su miktarı mevcut dere yatağında ki su miktarının yaklaşık yüzde 30’una tekabül etmekte. Bu sebeple alınacak suyun bu bölgeleri susuz bırakma şansı bulunmuyor. Kanun gereği dere yatağına bırakılması gereken can suyu miktarının çok ama çok fazla miktarından dere yatağına su bırakılacak olması bölgede su sıkıntısı çekilmemesi anlamına geliyor. Dere yatağının 1440 rakımından alınan su 1190 rakımına indirilirken, Hanlı ve Kireçli köylerinin alt kısımlarında dere yatağının bulunduğu alandan, kayalık bölgeden geçecek. Bu bölgede de herhangi bir tarım alanı veya içme suyu alım noktası bulunmadığı için bu köylerin içme veya sulama suyu açısından da olumsuz etkilenmesi mümkün değil. 

İddia 3: Yaylalardaki karagöllerden su alınacak ve bölgeden içme ve sulama su kaynakları yok olacak.

Karagöl Bölgesinden Su Alınması Teknik Olarak Da Kanunen De Mümkün Değil 

Hanlı Regülatörü ve HES Projesi’ne ilişkin olarak yapılan en önemli eleştirilerden biride Hanlı Köyü’nden yaklaşık 1400 rakım daha yüksekte ve 13 km. yukarısında bulunan Karagöllerden su alınacağına dair iddialar gerçeği kesinlikle yansıtmıyor. Karagöllerin bulunduğu bölge Hanlı ve Kireçli Köylerinden yaklaşık 1300 ile 1400 metre daha yüksek rakımda bulunuyor. Bahsedilen Karagöller bölgesinin rakımı ise 2850. Regülatörün kurulacağı alan ile Karagöller bölgesinin bulunduğu alan arasında 1400 metre rakımdan daha fazla bir yükseklik ve 13 km. mesafe bulunuyor. Hanlı Regülatörü’nün kurulacağı alanın rakımı ise 1440. Teknik olarak bu bölgedeki karagöllerden Hanlı Regülatörü ve HES için yaklaşık 1300 metre yüksekten su alma imkanı bulunmamaktadır. Kaldı ki, kanunen de içme suyu veya sulama suyu daha önce alınmış olan su kaynaklarından yani kadim hakların mevcut olduğu sulardan HES için DSİ Genel Müdürlüğü ile yapılan Su Kullanım Hakkı Anlaşmasında bahsedilmiş ve bu sulara dokunulmayacağı karar altına alınmış. Buna dair tüm HES Projelerinde Su Kullanma İzni alınması için yapılan sözleşmelerde maddeler bulunmakta ve bu sebeple su alınması kanunen mümkün olmamakta. Aksi takdirde su kullanma hakkının iptaline kadar giden cezai işlemler uygulanabilmekte. Şirketlerin yaptığı sözleşmelerde devlet gerek duyduğu noktada içme suyu için sonradan ihtiyaç doğması halinde, gerekli gördüğü hallerde HES firmalarına tahsis edilen suyu dahi alabileceği konusu DSİ ile şirketin yaptığı Su Kullanım Hakkı Anlaşmada hüküm altına alınmıştır. Konu içme suyu olunca DSİ şirkete tahsis edilen suya da müdahale ederek, suyun bir kısmını veya tamamını da ihtiyaca binaen alma hakkına sahip bulunmakta. Toparlayacak olursak Karagöller bölgesinden çeşitli köylere yıllardan beri zaten su alınmaktadır. Hanlı HES projesi bu bölge ile hiç ilgisi olmayan 13 km aşağıda yapılacak bir projedir. Ardanuç bölgesinde ve Şavşat ilçe hudutlarında bu bölgeden içme ve sulama suyu alınan köylerin su ihtiyaçlarının kaybolması ya da zarar görmesi yönündeki iddiaların tamamen asılsız olduğu gazetemiz tarafından da tespit edilmiştir. 

İddia 4: Orman katliamı yaşanacak. Bölgede çok fazla ağaç kesimi yapılacak. 

120 m2 santral binası yeri için 340 metre karelik hazine arazisinde ağaç kesimi yapılmıştır. Kesilen ağaç miktarı düşük ve hiçbiri orman ağacı değil.

Diğer iddialarda olduğu gibi bu iddiayı da hassasiyetle yerinde inceleyen gazetemiz olarak bu iddianın da gerçeği yansıtmadığı gerçeğini gördük. Bölgede dere yatağı boyunca yaklaşık 3 kilometre uzunluğunda toprağa gömülü cebri boru geçecek ve geçeceği bölgenin büyük bir bölümü kayalık arazi. Ayrıca bu bölgede ağaç bulunmadığı gibi tarım alanı da yer almamakta. Cebri borunun geçeceği 1440 rakımdan 1190 rakımına kadar olan alanda tarım arazisi de bulunmamakta. Tamamı dere yatağı kenarından geçecek olan cebri boru için yapılacak kazı çalışmalarının da gerek köy tüzel kişi arazileri gerekse de vatandaş arazisini kesinlikle olumsuz etkilemesi mümkün görülmemiştir. Hanlı Regülatörü ve HES Projesi’nin santral binasının yapılacağı yerde ağaç kesimi yapılmış. Bu bölgede doğal orman ağacı bulunmadığı gibi küçük ağaç ve otsu bitkiler bulunmakta. Santral binası için devletten alınan hazine arazisi miktarı 703 metre kare iken bu arazinin sadece 340 metre karesi kullanılacak. Kalan miktar yeşil alan olarak bırakılmış, bu bölgede de doğal orman bitkisi bulunmazken, bölgede kesilen ağaç miktarı da minimum civarda tutulmuş. Hanlı regülatörü ve HES projesi alanında 120 m2’lik santral (HES) binasının yapımı için 340 m2 alanda arazi temizliği ve hafriyat çalışması başlatılmış. Bu husus şirket aleyhine dava açan kişiler tarafından orman katliamı olarak takdim edilmiş. Biz gazete olarak yaptığımız incelemede böyle bir durum ile karşılaşmadık. Bölgede Orman Bölge tarafından izinli olarak özellikle orman zararlısı böceklerin zarar verdiği ağaçların temizlenmesi ve diğer ağaçlara vereceği zararın önüne geçilmesi için köylüye yaptırılan dikili kesim ise bir çok ulusal ve yerel gazetelerde ‘Hanlı HES için ağaç katliamı başladı’ şeklinde haber olarak yaptırıldı. Böylesi bir durum yok iken yapılan bu haberlerin karalama maksatlı yaptırıldığı aşikar görünüyor.  

İddia 5: Hanlı-Arpalı Deresi Susuz Kalacak

Hanlı-Arpalı Deresi’nin Susuz Kalması Mümkün Değil

Hanlı Regülatörü ve HES Projesi, Hanlı-Arpalı Deresi üzerinde 1440 rakımı ile 1190 rakımları arasında kurulacak. Proje için toplam alınacak su miktarı sucul yaşam için bırakılması gereken sudan çok daha fazlasını bırakacak miktarda belirlenmiştir. Bu miktar toplam suyun sadece yüzde 30’una tekabül ediyor. Derenin tamamen susuz kalma imkanı bulunmadığı gibi, tüm HES projelerinde yasal olarak buna izin verilmemekte ve anlık olarak DSİ tarafından akım gözlem istasyonlarından gelmekte olan su akış verileri takip edilmektedir. 1190 rakımda santralden çıkacak olan dere suyu yeniden aynı yatağına geriye bırakılacağı için derenin alt kısımlarında su azalma şansı olmadığı gibi mevcut su aynı şekilde akmaya devam edecek. Derenin susuz kalması gibi bir durum bizim gazete olarak tespitimizde de anlaşılmıştır ki gerçeği yansıtmayan bir iddiadır. 

İddia 6: ÇED iptal edilecek diye yeni ÇED hazırlandı. Biri iptal olunca diğeri ortaya konuldu.  

Yeni ÇED için şirket 1.5 yıl önceden çalışma gerçekleştirdi

Bahse konu iddia ile ilgili de şirket yetkilileri ile görüştük. Yaptığımız görüşmede Hanlı regülatörü ve HES projesine ait türbin, jeneratör ve hidrolik vana için 2018 Şubat ayında ÇED Olumlu Kararı ilan edilip askıdan indiği ve aradan 30 günlük yasal dava süresi geçmesine rağmen herhangi bir itiraz olmaması görülünce sipariş edildi ve imalatı tamamlanmış olduğunu; halihazırda bunların fabrikadan sevk edilmeyi beklediğini öğrendik. Şirket aleyhine dava açma süresi geçtikten yaklaşık 1 yıl sonra (Kasım 2018 ve Şubat 2019) ÇED olumlu kararı aleyhine dava açılmış. Şirket bu dava dilekçesinde öne sürülen eleştirileri dikkate alarak yeniden revize fizibilite hazırlatıp DSİ Genel Müdürlüğüne sunmuş ve yapılan inceleme sonucu onaylanan bu yeni proje için yeniden ÇED başvurusunu yaklaşık 1.5 yıl önce yapmış. Gerek çevre gerekse de doğal yaşamı düşünerek projede revize gerçekleştirdi. Davaların açılmasında Mahkemeye verilen dilekçedeki itiraz gerekçelerini inceleyen şirket, daha o zaman DSİ Genel Müdürlüğüne gerekçe raporu vererek yeni bir revize fizibilite hazırladı. Bu yeni revize fizibilite ile itiraz konusu olan proje formülasyonu, gücünü ve yapılanmasını tamamen değiştirdi. Örneğin dava açılan şeklinde iki ayrı HES binası yapılması gerekirken revizyon sonucu bunu tek HES binasına çevirdi; dava açılan şeklinde HES II. kısmı iletim kanalı yatay olarak orman içinden ve Arpalı Köyünün bir mahallesinden geçerek yamaçta yükleme havuzuna ulaşıp yamaçtan cebri boru ile HES binasına inilmesi söz konusu iken, bu tamamen değiştirilip regülatörden itibaren dere yatağına paralel toprak altına döşenecek boru ile doğrudan HES binasına bağlanması şekline dönüştürüldü. 

Bu şekildeki yeni Hanlı regülatörü ve HES projesi için yeniden ÇED başvurusu yapılıp, 2019 ve 2020 yıllarında tüm kurum görüşleri yeniden toplanmış ve hepsi olumlu olan görüşler ile proje tanıtım dosyası ve ÇED raporu Çevre ve Şehircilik Bakanlığı ÇED Genel Müdürlüğü tarafından kabul edilerek, projenin bu yeni hali için ÇED Gerekli Değildir kararı verildi. Bu kararın verilmesi ile eski ÇED olumlu Kararına Mahkemenin verdiği iptal kararının açıklanmasına aynı tarihlere denk gelmesi sadece bir tesadüf zira yaklaşık 1.5 yıllık bir çalışmanın önceden yaptırılmış olması bu tesadüfün en büyük ispatıdır. ÇED belgesinin eskinin iptal edilmesi üzerine yenisi alınması teknik olarak mümkün değil zira bir süreç gerektirmektedir. Bu konudaki söylemler de yalan ve iftira şeklinde “Vali hukuk tanımıyor” diye çarpıtarak bazı yerel ve ulusal gazetelerde haber yaptırıldı. Oysaki ÇED iptalini isteyen de yeniden projeyi revize eden ve 2.projeyi tamamen iptal eden de şirket. Şirket burada vatandaşı ve bölgedeki doğal yaşamı düşünerek çalışma yaparken, yapılan aksi haberler sadece hedef saptırmak gayesi ile yapıldığı görülüyor. 

İddia 7: Köylü HES’e karşı çıkıyor. Köylerde İsyan Var!

Köylü İçme Ve Sulama Suyumuza Dokunmazlarsa Bizce Sorun Yok

Hanlı Regülatörü ve HES Projesine ilişkin olarak ortaya atılan bir başka iddia ise HES’i etkileyen köylerde isyan olduğuna dayalı olan iddia. Bu iddiayı da yerinde araştıran gazetemiz bahse konu olan köylere de gitti. Özellikle Hanlı, Karaağaç ve Kireçli köylerine giderek burada görüşmelerde bulunurken, köylüleri dinledi. Köylülerle gerçekleştirdiğimiz görüşmelerde ise genel anlamda projeye ilişkin yeterli bilgi sahibi olunmadığı, bir takım iddiaların gündemde olmasına karşın projeye soğuk olmadıklarını, projenin içme ve sulama sularına zarar vermemesi durumunda uygulanabilir ve kendileri için zararlı değil aksine yararlı proje olabileceğini ifade ettiler. 

Çağlar Gümüş: Su bizim için önemli. Biz HES de yapılsın, sularımıza da dokunulmasın istiyoruz

Karaağaç Köyü’nden Çağlar Gümüş verdiği röportajda; “Karaağaç köyündenim. Samsun’da ikamet ediyorum ama yazları buradayım. Karaağaç köyü şu anda HES bölgesinde değil ama Hanlı köyünü ilgilendiriyor. Yani o taraflarda sıkıntı olabilir Karagöl boğazından gelen su dere olarak Hanlı köyünden geçip gidiyor. Karaağaç köyü şu anda var olan ama sulama suyu projesini gerçekleştirmek istediğinde bu sene kuraklık da var. Eğer HES sularımıza müdahale ederse köyün yaşamını oldukça etkiler. Köprüden aşağıya akan derenin temiz bir sulama suyu için bir sulama projemiz var. HES de buna müdahale ederse köy yaşamını olumsuz yönde oldukça etkiler. Şimdi ben emekli öğretmenim enerjinin ülke için ne kadar önemli olduğunu biliyorum kalınmanın da enerjiden geçtiğini biliyorum. Bir ülke ne kadar çok kalkınmışsa o kadar elektrik tüketir. Ülkenin kalkınmasını işsizliğin son bulmasını istiyoruz. Ben bu derelerin elektrik olarak değerlendirilmesini isterim ama doğayla uyumlu olması şartıyla çevre halkını da zarara uğratmadan onların yaşamına zarar vermeden burada elektrik üretilmesini ben isterim şahsen” ifadelerini kullandı. 

Dilaver Demirel: HES Bizim Köyümüzden aşağıda. Sularımıza bir müdahalesi olacağını düşünmüyorum. Sularımıza müdahale olmadıktan sonra HES’ten zarar değil yarar görebiliriz.

Hanlı Köyü’nden Dilaver Demirel ise; “ Şavşat’ta esnafım halen devam etmekteyim. Arıcılıkla uğraşıyorum, sularımız buraya akıyor şırıl şırıl. Neşeli neşeli yaşayıp gidiyoruz yani. Şu anda HES’le ilişkisi Karagöl’den gelen bir sudur bu. Karagöl’den ve bizim yaylalardan gelen bu sudur. HES’le ilgili biz köylü olarak bu suların akmasını istiyoruz kurumasını da istemiyoruz. Bizim köyümüz suya muhtaç bir köydür. Sulama suyuna, içme suyuna ihtiyacımız var. Yani bu köyün yararına olan bir şeydir ama şimdiki durumda HES’in kurulacağı yer bizim köyümüzden 4 kilometre aşağıda. Şu anda bizim köyümüze değirmen suları gelecek, içme suyunun gelmesi lazım. Bunlar engellenmeyecek artı çayırlarımıza meralarımıza gelen sularımız var bunlar sulanacak neticede bunların da kurumasını istemiyoruz. HES kurumlar, devlet ve kişiler tarafından yapılan bir şeydir yani biz buna karışamayız. HES kurulması konusunda bizim köyümüzden aşağıya kurulacak HES 4 km aşağıda orada kurulacak. HES’in Hanlı köyü olarak diyorum başka köy beni alakadar etmez. Etkilenecek olan Verane adlı bir mahallesi var, etkilenirse orası etkilenir. Onu da oranın halkına soracaksınız. Şu anda bizim bu bölgeden, çıkış bölgesinden aşağıya gelen HES’in bizim köyü etkileyecek bir durum olduğunu görmüyorum.  Diğer köyler de şu anda içme suyunu götürmüştür, sulama suyu da almışlar ama biz Hanlı köyü olarak bu arazimizin suyu geldikçe bizi etkilemez. Şu anda Karagöl’den çıkan ve bizim bölgeyi terk eden bölge hudutlarımızdan çıkan yerden HES eğer kurulmazsa santral eğer kurulmazsa köyümüze şu anda bir zararı yok. Çıkış yerinden giden bir su var şu anda bizim yaylalardan gelen bir suyumuz var bu su kurudu şu anda az bir miktarda biz o zaman çocuktuk o zaman içme suyu vardı Karagöl’den gelen sularımız vardı kullanırdık o suyu şimdi de öteki köyler suyu götürünce o su da kurudu. Eğer HES gelip de bizim bu bölgeye müdahale ederse bizim buradaki sularımızı da alırsa bizim köyümüz susuz kalır. Böyle bir durumun olacağını düşünmüyorum. Bence bizim köye zararı yok ama birkaç tane köy zarar görebilir. Karaağaç bölgesi zarar görmez o aşağıya kalıyor. Kireçli köyü, Susuz köyü, Elmalı köyü, Arpalı köyü oraya kadar iniyor. Bunun dışında bu bölgede etkilenecek yer yok. HES yapılmasını da isteriz yani burada yolumuz, köyümüz var toplum olarak yararımız olsun isteriz. Köyümüzün bazı ihtiyaçları var. Köyümüze yapılsın isteriz yani darlık çekiyoruz diğer köylerden de bizim köyümüze bir baskı var. Herkes biraz zavallı düştün mü üzerinize geliyorlar. HES için de yetkililer gelmiş almış kararlar verilmiş ona da köyün bir diyeceği yok.  

Eski Muhtar Asker Dede: HES Toplantılarına katılmayanlar bugün konuşuyor anlamış değilim. Bu projenin hiçbir köye bir zararı olmaz.

Hanlı Köyü’nün eski muhtarı Asker Dede ise önemli bilgiler verdi. HES’in projelendirildiği dönemde köy muhtarı olduğuna dikkat çeken Asker Dede, HES Projesinin projelendirildiği dönemlerde projeye karşı çıkmayanların bugün projeye karşı çıkmalarına anlam veremediğini belirtti. Projeyi yapan firmanın köylere zarar vermeme, içme ve sulama sularına karşı bir sıkıntı oluşturmama, çevreye ve ormana bir zarar vermeme adına projede birçok değişiklik yaptığına dikkat çekerek, projenin bugün ki haliyle hiçbir köye zararının olmayacağını ifade etti. Dede açıklamalarında; “ Emekli memurum ve bir önceki dönemde muhtardım. HES tartışmaları benim zamanımda başladı. Benim dönemimde başladı HES projesi. ÇED raporunu okuduk. O zamanlardan beri var yani bu konuşmalar. 6 yıllık bir süreci anlatıyorum. Bu toplantılar ÇED raporuyla ilgili yine toplantı yapıldı. O zaman da 15 kişi falan ancak geldi. İtiraz eden olmadı. Biz de ona göre kararımızı verdik. Görüştük ettik getirisi nedir götürüsü nedir diye. Baktık ki getirisi götürüsünden daha fazla bize bir zararı yok bizim dağlardaki mıntıkadan çıkan bir su var. Bizim sulama ve içme sularına müdahale edilmiyor. Durum böyle yani zararımızdan çok faydası olacağına inanıyorum. 28 köy burada nerede varmış da yararlanamayacakmış asla öyle bir şey yok. Burada bilgilendirilen 3-4 tane köy var. Bu köyleri de, suları da niye yok etsin ki yani yol geçmiyor aynı dereden akacak yine aynı yerde toplanılacak. Santrale verilecek ben bu söylemlere de gülüp geçiyorum yani ruhsat çıktığı zaman burada 50-100 tane ağaç kesilir onlara kimse sesini çıkarmaz ama böyle bir program olunca her kafadan bir ses çıkıyor. Benim zannımca bu işi pohpohlayan da Ardanuçlular. Ben bunları da anlamış değilim bunların dernekleri var. Ardanuç tarafı ne yapacak ki zaten sular bizim götüreceklerini götürmüşler. Yani buraları etkileyeceğini düşünmüyorum o kanaatte değilim. Yolumuza da yardımcı olurlar. Şu anda suyumuza da yani böyle işlere yardımcı olurlar, bu yardımları da bekliyoruz. Yolumuz gördüğünüz gibi kötü berbat asfalt yok yani. Yazın bu HES buraya zarar etmez. ÇED raporunda da yazar köyün sulama suyuna ihtiyacı varsa zarar vermezler yani onlar karşılanacak diye yazıyor. Devlet vatandaşına kesinlikle zarar vermez. Ben yaşanan tartışmaların ne amaçla yapıldığına anlam veremiyorum” şeklinde konuştu. 

HES’e Tepkili Vatandaşın Şartı Sulara Dokunulmaması 

Görüştüğümüz vatandaşlardan Ensar Köse ise HES’e tepkili vatandaşlardan. Köyü’nde HES yapılmasını istemeyen Ensar Köse’nin Hanlı HES’e ilişkin tek bir şartı var. Oda sularına dokunulmaması. Ensar Köse, HES yapılsın istemiyor fakat Hanlı Köyü’ne ve diğer köylere giden sulara dokunulmaması durumunda HES’le ilgili kararlarının olumlu olabileceğini aksi takdirde ise HES’e karşı çıkacaklarını ifade ediyor. Köye bir HES kurulacaksa mutlaka köylüye de maddi kaynak aktarılması gerektiğini belirten Ensar Köse, “ 1956 doğumluyum. Bu köyde doğmuş, bu köyde büyümüş ve yaşamış biriyim. Ben burada tarımla uğraştım ve benim bu konu ile ilgili görüşüm olumlu değil. HES’i yapacak kişilere derim ki Artvin’de bir köye gidip de orada vatandaşın halini bir dinlesinler, sorunlarımızı bizim fikrimizi vs. Şimdi kime veriyorlar o suya destek vereyim de köye kim destek veriyor. Kimde para varsa kim zenginse kimin sözü geçiyorsa o şimdi de gelmiş bu köyün hayatını çalıyorlar. İnsanların hayatını susuzluktan çalıyorlar. HES’le ilgili düşüncelerim de bir kişinin zenginleşmesi için bizde su yok gelsin bize yardım etsinler. Tarlalara sulamaya gerçek vatandaşlık istiyorlarsa öyle destek versinler. Başka sular da var orayı da para havuzu yapacaklar elektrik havuzu değil bunlar hikâye bunlar kandırmaca HES yapıldığı zaman su gerekli sadece insanın da değil hayvanın da suya ihtiyacı var. Dolara dolar eklemesinler. Biz kendi halimizle kendimize yetiyoruz. Kimse bize bulaşmasın. Eğer bu köye yapılacak bir HES varsa bu halka da pay versinler. Sularımıza kesinlikle dokunmasınlar. Köyümüze gelen suya dokunmasınlar. Köyümüze gelen ve diğer gelen sulara dokunmazlar ise o vakit HES’e bir şey demeyiz. Ben karşıyım. Şartım sularımıza kesinlikle dokunmamaları. Dokunmayacak bir proje ise oturur konuşuruz” ifadelerini kullandı. 

Yazı Dizisi Devam Edecek

Share
331 Kez Görüntülendi.
#

SENDE YORUM YAZ

4+9 = ?