logo

17 Haziran 2020

Büyük İşçi Direnişinin 50. Yılında “Adalet Arıyoruz” Vurgusu

15-16 Haziran Büyük İşçi Direnişinin 50. Yılı olması nedeniyle DİSK-Genel İş Sendikası başta olmak üzere birçok siyasi parti temsilcileri ve sivil toplum kuruluşu üyeleri Halit Paşa Meydanı’nda bir araya geldi.

Basın açıklamasına, DİSK-Genel İş Sendikası Artvin Şube Başkanı Selim Bilgin, Artvin Belediye Başkanı Demirhan Elçin, Ardanuç İlçe Belediye Başkanı Yıldırım Demir, Kemalpaşa İlçe Belediye Başkanı ergül Akçiçek,CHP Artvin İl Başkanı Ahmet Biber, Artvin Barosu Başkanı Ali Uğur Çağal, Eğitim Sen Artvin Şube Başkanı Köksal Gümüş, Yeşil Artvin Deneği neşe Karahan, Sol Partinin ve diğer siyasi partilerin temsilcileri sivil toplum kuruluşu üyeleri katıldı.

Disk Genel Artvin Şubesi Basın Sözcüsü Mehmet Çetin Cihan yaptığı basın açıklamasında, 15 -16 Haziran işçi direnişi 50. yılında da işçi sınıfına yol gösterildiğini belirterek şunları söyledi “ 15-16 Haziran 1970’te Türkiye İşçi Sınıfı sermaye ve iktidar karşısında ayağa dikildi. 1970’in 15-16 Haziran’ı Türkiye işçi sınıfının en şanlı mücadele günlerinden biridir. 15-16 Haziran Türkiye işçi sınıfının sendikalaşma hakkını korumak için harekete geçtiği gündür. 15-16 Haziran’ı yaratan işçi sınıfının gerçek mücadele örgütü olarak güvendikleri DİSK’ în sınıf ve kitle sendikacılığı anlayışıdır. 15-16 Haziran üzerinden 50 yıl geçse de sermaye ve sermaye hükümetlerine korku, emek ve demokrasi mücadelesi yürüten işçilere, emekçilere ise kararlılık ve mücadele aşılamaya devam ediyor. İşçi sınıfının sömürülmesine karşı sesini duyurmaya çalışan insanca çalışmak ve yaşamak isteyen işçi sınıfının devlet güdümündeki sermaye sendikacılığına karşı iş yerlerinde başlayan direnişler ve grevler bir çığ dalgası gibi tüm yurda yayılarak genişlemeye başlayınca sermaye ve hükümet buna engel olmak için harekete geçti. Dönemin hükümeti sendikal hakları budama girişinde hedefine DİSK’i aldı.

İşçilerin istedikleri sendikalara serbestçe üye olmalarını ve beğenmedikleri sendikadan ayrılma haklarını güçleştiren toplu sözleşme ve grev haklarını büyük ölçüde kısıtlayan hükümler içermekteydi. Sendikaların ülke çapından faaliyet gösterebilmesi için iş kolunda sigortalı çalışan işçilerin en az üçte birini örgütlemesi barajı getiriliyordu. Konfederasyonların faaliyet gösterebilmesi için ülke çapında sendikalı işçilerin üçte biri üyeye sahip olması barajı konmuştur. Bu oran DİSK’in üye sayısının bu oranın altında kaldığı tespit edilerek konulmuştu. DİSK bu tasarıya karşı yaptığı görüşmelerden ve çalışmalardan sonuç alamayınca bütün işyeri temsilcileri ve yöneticileriyle 14 Haziran 1970’te Lastik İş’in Merter’deki binasında toplanarak eylem kararı aldı. 15-16 Haziran’da pek çok kentte işçiler şartelleri indirerek işyerlerinde fabrikaları boşaltarak gün boyunca sokaklarda hükümeti protesto ederek DİSK’i kovdurmayacaklarını ilan ettiler. Çıkarılmak istenilen antidemokratik yasaya karşı işçiler anayasa çiğnenilemez, DİSK kapatılamaz sloganlarıyla yürüdüler. Direniş İstanbul’da sınırlı kalmadı Ankara İzmir İzmit başta olmak üzere tüm yurda yayıldı. Hükümet ve sermaye iki gün boyunca örgütlenme ve toplu sözleşme haklarını koruyan yüzbinlerce işçisinin görkemli mücadelesine tanık oldu. İktidarın baskı ve zoru direnişe yenemeedi. Üç ay süren sıkı yönetim sonucu işten çıkarılan kişi sayısı 5 bini aşmış olmasına rağmen direnişin gücü kırılamadı. Yeni sendika yasası uygulamaya sokulmadan dalga dalga büyüyen direniş ve grevlerin de etkisiyle TİP ve CHP tarafından iptal istemiyle anayasa mahkemesine götürüldü. Mahkeme 9 Şubat 1972 kararıyla üçte birlik olarak da biline kanununu iptal etti. 15-16 Haziran 1970 büyük işçi direnişi insan emeğini sömüren işçi emeğini ve özgürlüğünü yok eden daha fazla kar için işçi canına kıyan sermaye ve iktidara karşı yükselen sesti. 15-16 Haziran işçilerin inandıkları dava uğruna güçlerini birleştirerek mücadele edildiğinde kazanımlar elde edildiğini gösterdi.
“Emeğin Türkiye’ sinin kurmak için mücadele edeceğiz. “

İktidar ve sermaye COVİD-19 salgınına rağmen işçilerin hayatlarını riske attığını belirten Cihan, “Salgının öldürücü etkisi yalnızca DİSK üyesi işçiler arasında Türkiye’nin üç nokta iki katıdır. Bu orana sendikal güvenceden yoksun ve kayıtdışı çalıştırılan işçi eklendiğinde durumun vehameti daha fazla ortaya çıkmaktadır. İktidarın ve sermayenin sendikal hak ve özgürlükleri hiçe saydığı kazanımlarına göz diktiği uygulamalar devam etmektedir. Bunun en somut örneği ise kıdem tazminatına yönelik saldırıların devam etmesidir. Koronavirüs salgınıyla birlikte neoliberal politikalar ve uygulamalar çökerken hala kıdem tazminatına göz dikiliyor. Bugün iktidar ve sermaye toplumun yaratmış olduğu zenginliği toplumsal ihtiyaçlara değil sermayeye ayırmaya devam etmektedir. İşsizlik artan güvencesizlik ücret ve sosyal hak gaspları hukuksuz işten çıkarmalar sendika hakkına grev ve toplu sözleşmelerin önüne çıkarılan yasak ve engellemeler sürerken işçi sınıfının kazanılmış haklarına yönelik saldırılar da devam ediyor. Demokratik hak ve özgürlüklere yönelik baskıların arttığı halk iradesinin yok sayıldığı hukukun siyasallaştığı ve adaletin yerini bulmadığı bir dönemin içerisindeyiz. Sabrın da bir sınırı saldırıların da bir karşılığı vardır. İşçi sınıfı ve onun örgütü DİSK 15-16 Haziran’ı mücadele ruhuyla tüm bu saldırılara karşı direnecek güce de dün olduğu gibi bugün de sahiptir. Sendikal hak ve özgürlüklerimize karşı yapılacak her saldırı karşısında örgütlü gücümüzle daha da güçlenerek mücadele etmeye devam edeceğiz. Demokratik haklara dönük ağır baskı saldırı ve hukuksuzlukların son bulması için mücadele etmenin işçi sınıfının kaçınılmaz görevi olduğu bilinciyle eşitlik ve demokrasi için sömürüsüz bir yaşam için emeğin Türkiye’ sinin kurmak için mücadele edeceğiz. “

“Biz siyaset yapmıyoruz, adalet arıyoruz”

DİSK- Genel İş Sendikası Artvin Şubesi Başkanı Selim Bilgin siyaset yapmadıklarını vurgulayarak, “Türkiye işçi sınıfı olarak hak mücadelesi içerisindeyiz. Adalet arıyoruz. Türkiye’de 16 milyonu aşkın çalışan var. Yeni bir tasarıyla kıdem tazminatı emeklinin çocuğunu üniversitede okutacağı para, belki de ev alırım dediği para şimdi de gasp edilmek isteniyor. Herkes aklını başına toplasın, sahte sendikalara üye olup aidat ödeyen arkadaşlar, DSİ’dekiler Artvinliler, maliyedekiler, il özel idaresindekiler niye para ödüyorsunuz, kime siz para ödüyorsunuz. Bizim alın terimizi çalıyorlar. En azından mektup yazın. Kıdem tazminatına el dokundurtmayacağız. Bu mücadeleye ortak olun gelin beraber yürüyelim.” şeklinde konuştu.

“İşçi kıdem tazminatıyla ilgili kaygı içerisinde olmamalı”

Belediye başkanı Demirhan Elçin konuşmasında birlik ve beraberliğin önemine dikkat çekerek sözlerini şöyle sürdürdü. “Biz birbirimizle beraberiz. Mücadelesiz hiçbir şey olmaz ancak her mücadelenin sonucunda da bir şey kazanılmaz. Ancak kazanılan her şeyin temelinde mücadele vardır. İşçinin kıdem tazminatına kimse el uzatmasın. Önemli olan sosyal devletin demokrat olan demokrasiyle yönetilen ülkelerin çalışanlarının haklarını bırakın. İşçi emekliliğini hak ettiği gün sosyal sigortalara kurumu onun parasını defaten ödemeli işverenin de primi nasıl tahsil ediliyorsa o şekilde edilmeli. İşçi kıdem tazminatıyla ilgili kaygı içerisinde olmamalı.”
”Tüm demokrasi güçleri olarak bu gidişe dur diyeceğiz”

CHP Artvin İl Başkanı Ahmet Biber, ülkenin zor günler geçirdiğine ve artık iktidarın bu ülkeyi yönetemediğini vurgulayarak, “İktidar, yönetemediği için bir de üzerine bu korona salgınıyla beraber ne yapacağını şaşırdı. Hazineyi tam takır yaptılar. İşçilerin birikmiş olan 131 milyarını da yediler. Onu da harcadılar. Tüketime endekslenmiş bir Türkiye yarattılar. Böyle devam edemez. Bu ülke sürekli borçlanıyor. Borçlanarak büyüyoruz. Halbuki bugüne kadar Türkiye üreterek büyümüştü. Türkiye’nin demokrasi güçleri bu gidişe mutlaka dur diyecek. Bugün bu hale geldiği için artık kimsenin konuşması istenilmiyor. Böyle bir tek adam rejimi oldu ülkede. Emekçilerin kıdem tazminatına göz diktiler. Bu düzenin adı vahşi kapitalizmdir. Bu iktidarın devamı yok. Artık sonuna geldiler. Tüm demokrasi güçleri olarak bu gidişe dur diyeceğiz. Bundan sonra hak mücadelesi veren herkesle beraber olacağız.” dedi.

“Biz emekçilere dayatılan kıdem tazminatı kabul etmiyoruz”

Artvin Barosu Başkanı Ali Uğur Çağal , “Bugün, 16 Haziran 1970’te Türkiye işçi sınıfının direnişinin yıldönümü o denemde de yine işçi haklarına saldırı başlayınca Türkiye’deki işçi sınıfı kendi gücünü gösterdi” diyerek hiçbir zaman vazgeçmeyeceklerini dile getirdi.
Çağal, İşçilerin mücadelesinin sermayeye ve iktidara geri adım attırarak sendikal haklarındaki ve işçi haklarındaki yok edilmeyi önlediğini vurgulayarak konuşmasına şöyle devam etti. “ Ne yazık ki 50 yıl sonra yine halk düşmanı olan bu iktidarın da artık sömüreceği el koyacağı bir şey kalmayınca işçilerin kıdem tazminatlarına göz dikti. Kıdem tazminatını fonda toplayıp onu da diğer kuruluşlar gibi varlık fonuna aktarıp sermayenin hizmetine sunmak istiyor. Bu işçi sınıfına yapılacak en büyük kötülüktür. Daha önce yapılan tüm fonların nereye aktarıldığını hepimiz gördük bunun için işçi sınıfına yapılan en büyük saldırılardan biri olacaktır. Bu saldırıya karşı Türkiye işçi sınıfının 15-16 Haziran tecrübelerini de bu iktidarın unutmaması lazım Hazine saraya yetmiyor iflasa ermiş bir hazine olunca bu fonlarla kendini bir müddet daha idare etmek istediler. Türkiye’de bu zamanda sadece işçi sınıfına saldırı değil. Tüm demokratik kurumlara da saldırı söz konusudur. İşçinin kıdem tazminatına müdahale etmenin anlamı yoktur. Bu ortamdan istifade edip ölümleri salgınları fırsata çevirmenin mücadelesi içerisindedirler. Ben bu faşit gidişi Türk halkının işçi sınıfının engelleyeceğine inanıyorum. Biz emekçilere dayatılan kıdem tazminatı kabul etmiyoruz.”

“Bugünkü örgütsüzlüğü savunanları lanetliyoruz”
Eğitim Sen Artvin Şubesi Başkanı Köksal Gümüş ise “15-16 Haziran’da DİSK ve aydın insanlar bir tarih yazdı. Bugünkü örgütsüzlüğü savunanları lanetliyoruz. Her seçim döneminde 3 bin 6 yüz ek gösterge elimizden alınmaya çalışılmakta boş vaat olarak verilmektedir. Emeğin birliği ezilenlerin birliği kendi hak ve hukukunu sağlayacağını yürekten inanıyoruz.” şeklinde ifadelerine yer verdi.

Basın açıklaması koronavirüsle mücadeleye devam kapsamında sosyal mesafe kuralları ve izolasyona dikkat edilerek gerçekleşti.

Share
639 Kez Görüntülendi.
#

SENDE YORUM YAZ

10+6 = ?