logo

05 Haziran 2020

“Dünya Çevre Günü Acil ve Varoluşsal Bir Kaygıdır”

Yeşil Artvin Derneği “Dünya Çevre Günü” Nedeniyle Basın Açıklaması Gerçekleştirdi.

Yeşil Artvin Dernek Binasında gerçekleştirilen basın açıklamasına Yeşil Artvin Dernek Başkanı Nur Neşe Karahan dernek yöneticiler ve çevreciler katıldı.

Yeşil Artvin Derneği Başkanı Nur Neşe Karahan Birleşmiş Milletler tarafından, 1972 yılında 5 Haziran tarihinin “Dünya Çevre Günü” olmasını oy birliğiyle kabul edilmesinden bu yana çevre sorunlarına kamuoyunun dikkatini çekmek, halkın katılımını geliştirmek ve politik ilgiyi arttırmak üzere dünya genelinde çeşitli etkinlikler yapıldığını belirterek şunları söyledi:

“Hem acil hem de varoluşsal bir kaygıdır”

“Birleşmiş Milletler, 2020 Dünya Çevre Günü teması Biyolojik Çeşitliliktir  “hem acil hem de varoluşsal bir kaygıdır” diye ifade etmiş. Biz de Cerattepe için, Kamilet Deresi için, Yusufeli, Hod, Demirdöven ve diğerleri için yaşam mücadelesi demiyor muyuz zaten. Biz de yıllar yılı varoluşumuz için tepemizdeki madenciliğin tehdit olduğunu söylemiyor muyuz? Arhavi’de HES’ler memleketlimiz, Artvin’de Barajlar memleketlimiz, Altın çıkarmak isteyen memleketlimiz, taş ocağı açmak isteyen memleketlimiz. Bu kadar güzel bir diyardan bu kadar memleketlerine umarsız iş adamlarının çıkması nasıl oluyor anlaşılmaz. Yoksa siyaset ve para bu duruma mı ortam hazırladı? “

“Cerattepe’den irin akıyor”

Pandemiyi bile umursamayanlar 85 yeni alana ve yeni talana giriştiklerini belirten Karahan,“ Kamilet haftalardır çamur akıyor, öncesinde çimento akıyordu; Kamilet Vadisinin yapışık ikizi Durguna Vadisi 4 yıl önce tüm doğallığını kaybetti.  Cerattepe’den resmen irin akıyor ama içinde ne var bilemiyoruz. Bize göstermiyorlar bile. 250 Hektarlık Cerattepe maden sahası 8530 hektara çıktı, daha nerelere gider kimbilir. Şimdilerde Yusufeli Esendal için sondaj çalışmaları başlıyor. Altın, gümüş, kurşun peşinde yeni sömürgeciler. Köylüye soran bile yok. Sadece yol genişletme çalışmaları bile, madenciliğin nelere mal olacağını, köyü belki de ortadan kaldıracağını söylüyor.  

 Yine Demirdöven köyünde yapılmaya çalışılan HES inşaatı, köylüleri daha şimdiden isyan ettirecek noktaya gelmiş. Muhtar isyan ediyor “ne istediniz de almadınız bu Artvin’den bu Yusufeli’nden, artık yeter” diyor. Eskiden Maden sahası olan HOD’un başı yine madencilerle dertte. İzin alınan yaklaşık 8500 hektar maden alanı, köyü bir hap gibi yutacak. Eğer maden belasından kurtulamazsak, artık kekik esanslı Betnos Yaylasında, bal gibi soğuk suyu kana kana içerek yapacağınız pikniği de, buz gibi deresinde keyif yapmayı da unutacağız, hatta belki köyü de. 

Aslında Artvin’de 325 farklı maden ruhsatı verildiğini biliyoruz. Ancak ihale edilince görüyoruz piyangonun kime çıktığını. Unutmayalım her ilçemiz her köyümüz ama maden, ama HES, ama baraj yüzünden tehdit altındadır. Yakın zamanda hiç birimiz bu açık doğa müzesi memleketimiz, turizmin de tarımın da yapılamayacağı, suların kirli aktığı, ormanın param parça olduğu hafriyat deposu haline gelsin istemiyoruz.” şeklinde ifadelerine yer verdi.

“Artvin’imizi korumaya söz vermiştik”

Kalkınma için topluma zarar, yapan küçük zümreye yarar sağladığı, doğanın yok edildiği her kötü uygulamayı, toplum ve gelecek kuşaklar adına reddettiklerini vurgulayan Karahan, “Artvin’imizi korumaya söz vermiştik, halen hiç tereddütsüz sözümüzdeyiz.” şeklinde sözlerini tamamlayarak basın açıklaması sona erdi.

Gerçekleştirilen basın açıklaması koronavirüsle mücadele kapsamında gerekli önemler alınarak özellikle sosyal izolasyona dikkat edildi.

Share
261 Kez Görüntülendi.
#

SENDE YORUM YAZ

10+10 = ?